ABD kamu emeklilik fonlarında fosil yakıt tahvilleri

Sierra Club analizine göre 40 ABD kamu emeklilik fonunda 19 milyar doları aşan fosil yakıt tahvili bulunuyor; veriler eksik ve risk büyük.

Sierra Club’ın yayımladığı yeni analiz, ABD’deki kamu emeklilik fonlarının portföylerinde fosil yakıt şirketlerine ait borçlanma araçlarının önemli ölçüde yer almaya devam ettiğini ortaya koydu. 40 kamu emeklilik fonunun incelendiği çalışmaya göre, açıklanan fosil yakıt tahvili varlıklarının toplamı 19 milyar doları aşıyor. Ancak mevcut verilerin eksik olması nedeniyle gerçek tutarın daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

İnceleme, bir emeklilik fonunun iklim politikası, emisyon hedefi veya iklim kaynaklı finansal riskleri yönetmeye yönelik çerçevesi bulunmasının, fosil yakıt faaliyetlerini genişleten şirketlerin borçlarına yatırım yapmadığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Bu durum, milyonlarca çalışanın emeklilik birikimini sistemik iklim risklerine açık bırakabiliyor.

Analizde yer alan tahvil varlıkları yalnızca 40 fondan 15’i için tespit edilebildi. Fonlar arasındaki açıklanan risk düzeyi de önemli farklılıklar gösterdi. Bu farklılıkların yalnızca portföy büyüklüğünden kaynaklanmadığı, yatırım uygulamaları ve kamuya sunulan verilerin kapsamıyla da bağlantılı olabileceği kaydedildi. Bu nedenle belirlenen tutar, toplam varlıkların kesin göstergesi değil, mevcut bilgilere dayanan asgari bir seviye olarak değerlendiriliyor.

Çalışma, Urgewald’ın kömür, metalürjik kömür, petrol ve doğal gaz sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlere ilişkin listeleri temel alan “Investing in Climate Chaos 2026” verilerinden yararlanıyor. Fon bazındaki sonuçlar ve ayrıntılı veri seti, Sierra Club tarafından yayımlanan çevrim içi gösterge panelinde sunuluyor.

Sierra Club’dan Jessye Waxman, fosil yakıt genişlemesine bağlı borçların emeklilik portföylerinde çoğu zaman gözden kaçan ancak önemli bir unsur olduğunu belirtti. Waxman’a göre iklim risklerinin yönetimi yalnızca yatırımların emisyonlarına bakılarak yapılamaz; yatırım kararlarının yüksek emisyonlu faaliyetleri büyütüp büyütmediğinin ve söz konusu riskleri azaltıp artırmadığının da değerlendirilmesi gerekir. Uzun vadeli yükümlülükleri bulunan kamu emeklilik fonlarının sistemik iklim risklerine karşı özellikle dikkatli olması gerektiği ifade edildi.

Urgewald’dan Pia Wiesner ise kamu emeklilik fonlarının fosil yakıt şirketlerinin genişlemeye yönelik borçlarına maruz kalmasının milyarlarca dolara ulaştığını söyledi. Verilerin zorunlu olarak eksik olduğuna işaret eden Wiesner, bu tablonun fosil yakıt finansmanının emeklilik portföylerine ne ölçüde yerleştiğini gösterdiğini ve daha kapsamlı şeffaflığa ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. Düzenli açıklamanın, emeklilik fonu üyeleri, politika yapıcılar ve yatırımcıların iklim politikalarının farklı varlık sınıflarında uygulanıp uygulanmadığını değerlendirebilmesi için gerekli olduğu belirtildi.

Emeklilik fonları için öneriler

Sierra Club, iklim risklerini azaltmak amacıyla emeklilik fonlarının fosil yakıt üretimini veya altyapısını genişleten şirketlerin yeni tahvil ihraçlarına yatırım yapmamasını öneriyor. Bu yaklaşımın hem birincil hem de ikincil piyasalarda uygulanması, sabit getirili yatırım kurallarına ve portföy yöneticilerinin görev tanımlarına açık biçimde eklenmesi gerektiği belirtiliyor.

Mevcut yatırımlar için ise vade, likidite ve portföy kısıtları dikkate alınarak kademeli azaltma planları hazırlanması isteniyor. Bunun yanı sıra dışarıdan hizmet alınan yöneticilerin uygulamalarının denetlenmesi ve endeks fonları, ortak yatırım fonları ile diğer toplu yatırım araçları üzerinden oluşan dolaylı risklerin de hesaba katılması çağrısı yapılıyor.

Öneriler arasında fosil yakıt tahvili varlıklarının ve dolaylı yatırımların kamuoyuna açıklanması, uygulanan kısıtlamalar hakkında düzenli rapor yayımlanması ve bu risklerin emeklilik fonlarının genel iklim riski yönetimi çerçevesine dahil edilmesi de bulunuyor.

Tahvil yatırımlarının iklim etkisi

Sabit getirili menkul kıymetler, yatırımcıların yüksek emisyonlu şirketlere sermaye akışını etkileyebildiği başlıca kanallardan biri olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar yeni tahvil ihraçlarını satın aldığında, ihraççı şirkete doğrudan yeni finansman sağlıyor. Şirketin stratejisi yeni fosil yakıt sahaları veya altyapısı geliştirmeyi içeriyorsa, bu kaynaklar söz konusu genişlemeyi doğrudan ya da dolaylı biçimde destekleyebiliyor.

İhraççıdan doğrudan tahvil alınan birincil piyasa işlemleri, yeni finansman sağlanması bakımından en doğrudan yöntem olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte ikincil piyasadaki talep de önem taşıyor; çünkü bu talep tahvillerin likiditesini ve genel piyasa işleyişini destekleyerek şirketlerin yeniden finansmana ve gelecekte sermayeye erişimini kolaylaştırabiliyor. Uzun vadeli yatırımcılar açısından yeni sermayenin fosil yakıt faaliyetlerini genişleten şirketlere yönelmesini sınırlamak, sistemik iklim riskinin yönetiminde önemli bir adım olarak gösteriliyor.

Pasif yatırım stratejilerinin yaygınlaşmasıyla endeks temelli araçlar da sermayenin yönlendirilmesinde etkili bir kanal haline geldi. Cambridge Üniversitesi ile bağlantılı araştırma kapsamında yeni geliştirilen BCam endeksleri, fosil yakıt genişlemesine ilişkin ölçütlerin yatırım yapılabilir şirket tahvili göstergelerine nasıl dahil edilebileceğine örnek oluşturuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu