AVM kira ödemelerinde öteleme talepleri artıyor
AVM kira ödemelerinde öteleme talepleri artarken, enflasyonun altında kalan ciro artışı ve yükselen maliyetler perakendecilerin nakit akışını zorluyor.
Yüksek enflasyonun yanı sıra iş gücü ve enerji maliyetlerindeki artış, perakende sektöründe nakit akışını daha kritik hale getirdi. Tüketicilerin harcamalarında daha seçici davranması da şirketler üzerindeki baskıyı artırırken, bazı markaların AVM kira ödemelerinde 1-2 aylık vade veya öteleme talep ettiği bildirildi.
Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı ve ECE Türkiye Genel Müdürü Nuri Şapkacı, sektörde bu yönde talepler duyulmaya başlandığını söyledi. Şapkacı, 2022-2024 dönemindeki yüksek ciro performansının markaların bilançolarını ve nakit akışlarını güçlendirdiğini, bu nedenle olası gecikmelerin mevcut koşullarda yönetilebilir olduğunu belirtti. Kira ve ödeme süreçlerindeki daha belirgin göstergelerin 2027’nin ilk yarısında ortaya çıkabileceğini ifade eden Şapkacı, yılın ikinci yarısında dezenflasyon, finansman koşullarındaki rahatlama ve tüketimdeki canlanmayla tablonun iyileşmesini beklediğini kaydetti.
Ciro artışı enflasyonun gerisinde kaldı
ECE Türkiye portföy verilerine göre, 2026’nın ilk sekiz ayında AVM ciroları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 yükseldi. Aynı dönemde ortalama enflasyonun yüzde 31,68 olarak gerçekleşmesi, nominal ciro artışının enflasyonun altında kalmasına yol açtı. Ziyaretçi sayısı ise geçen yılın aynı dönemine yakın seyretti.
Veriler, tüketicilerin AVM ziyaretlerinden tamamen vazgeçmediğini, ancak bütçelerini farklı harcama grupları arasında yeniden dağıttığını gösterdi. Moda cirosu yüzde 26, ayakkabı cirosu yüzde 17 artarken, eğlence kategorisi yüzde 42 ile en yüksek büyümeyi kaydetti. Sağlık ve bakımda yüzde 35, yeme-içmede yüzde 33, gıdada ise yüzde 30 artış görüldü.
Harcama tercihlerinde deneyim öne çıktı
ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, toplam cironun tüketimdeki değişimi tek başına açıklamadığını belirtti. Canlıel’e göre tüketiciler harcamalarını tamamen kesmek yerine bütçelerini kategoriler arasında yeniden düzenledi. Moda ve ayakkabı ile yeme-içme ve eğlence grupları arasındaki ayrışmanın belirginleştiğini söyleyen Canlıel, sosyalleşme ve deneyim odaklı harcamaların öne çıktığını ifade etti.
Sinemalarda güçlü yapımların etkisiyle dönemsel olarak yüzde 350’ye varan artışlar yaşandığını aktaran Canlıel, bu hareketliliğin yeme-içme harcamalarını da desteklediğini söyledi.
Mağaza verimliliği gündemde
Nuri Şapkacı, perakendecilerin önümüzdeki dönemde mağaza portföylerini ve operasyonlarını yeniden değerlendireceğini belirtti. Artan iş gücü, enerji ve tedarik maliyetlerinin daha verimli çalışma modellerini zorunlu kıldığını söyleyen Şapkacı, 2027’nin ilk yarısının 2026’ya kıyasla daha zorlu geçebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Düşük performans gösteren mağazalarda kapanma ya da metrekare küçültme seçeneklerinin gündeme gelebileceğini belirten Şapkacı, bütçe kısıtlamalarından en fazla tekstil ve moda kategorilerinin etkilenebileceğini söyledi. Yeme-içme, kozmetik ve sağlık kategorilerinin ise görece güçlü kalması bekleniyor. Markaların büyüme hedeflerini koruduğunu aktaran Şapkacı, bundan sonraki dönemde kontrolsüz metrekare artışı yerine verimliliğin öncelik kazanacağını ifade etti.
AVM dolulukları yüzde 100’e yaklaştı
Mevcut markalar maliyet ve kira baskısıyla karşı karşıya kalırken, yeni mağaza açmak isteyen şirketler başarılı AVM’lerde yer bulmakta zorlanıyor. Şapkacı, bu merkezlerde doluluk oranlarının yüzde 95-100 aralığına ulaştığını belirtti. Sınırlı sayıdaki yeni büyük ölçekli AVM yatırımı, Türkiye’ye girmek isteyen global markalarla büyümek isteyen yerli perakendeciler açısından arz sorununu artırıyor.
Ticari gayrimenkulde finansmana erişimin zorlaşmasının yeni yatırımların önündeki başlıca engellerden biri olduğunu kaydeden Şapkacı, yüksek enflasyon ve finansman maliyetlerinin AVM projelerini de yavaşlattığını söyledi. Son dönemde açılan projelerin çoğunun önceki yıllardan devam eden yatırımlar veya daha küçük ölçekli çalışmalar olduğunu aktaran Şapkacı, büyük projelerin yeniden hız kazanması için finansmana erişimin kolaylaşması ve enflasyonda kalıcı düşüş sağlanması gerektiğini belirtti.
Şapkacı, ticari gayrimenkul yatırımlarında daha belirgin hareketlilik için 2027’nin ikinci yarısının kritik olacağını öngördü. Yılın ilk yarısında nakit akışı, maliyet yönetimi ve mağaza verimliliği bakımından zorlu koşullar beklenirken, dezenflasyonun sürmesi, finansman şartlarının gevşemesi ve tüketici harcamalarının canlanması halinde sektör görünümünün toparlanabileceği ifade edildi.




