Bakır arzı için kritik risk: Yeni madenler gecikiyor
Yapay zekâ yatırımları ve elektrik şebekelerinin büyüyen ihtiyacı bakır talebini artırıyor. Yeni madenlerin gecikmesi, 2028’de arz riskini büyütebilir.
Yapay zekâ yatırımlarıyla büyüyen veri merkezi sektörü ve elektrik altyapısının yenilenme ihtiyacı, bakırı küresel emtia piyasalarının en kritik metallerinden biri haline getiriyor. Talep hızla yükselirken yeni üretim kapasitesinin sınırlı kalması, özellikle 2028’e yaklaşırken fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının artabileceği beklentisini güçlendiriyor.
Bakır madenciliği şirketlerini izleyen Global X Copper Miners ETF’nin son bir yılda yüzde 37 değer kazanması, yatırımcıların olası arz sıkışıklığını fiyatlamaya başladığına işaret ediyor.
Alphabet, Amazon, Microsoft ve Meta Platforms’un bu yılki toplam sermaye harcamasının 735 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu yatırımların önemli bir bölümünün veri merkezlerine yönelmesi, yüksek elektrik ve ısı iletkenliği sayesinde bu tesislerde güç dağıtımı ve soğutma sistemlerinde kullanılan bakıra yönelik ihtiyacı da artırıyor.
McKinsey, veri merkezi yatırımlarının 2030’a kadar 7 trilyon dolara çıkabileceğini öngörüyor. Bakır Geliştirme Birliği verilerine göre geleneksel bir veri merkezi 5 bin ila 15 bin ton bakır tüketirken, büyük ve yeni nesil tesislerde ihtiyaç 50 bin tona kadar yükselebiliyor.
S&P Global, yapay zekâ ve veri merkezlerinden kaynaklanan bakır talebinin üç katına çıkabileceğini tahmin ediyor. Küresel bakır talebinin de 2040’a kadar yüzde 50 artabileceği belirtiliyor. Talep artışında veri merkezlerinin yanı sıra elektrik şebekelerinin yenilenmesi ve yeni iletim hatlarının kurulması da etkili oluyor. Uluslararası Bakır Birliği’ne göre dünya bakır üretiminin yaklaşık yüzde 44’ü elektrik üretimi, dağıtımı ve iletiminde kullanılıyor.
Arzın aynı hızda artırılması ise kolay görünmüyor. Şili ve Peru gibi büyük üretici ülkelerde cevher kalitesinin gerilemesi maliyetleri yükseltirken, yakın yıllarda devreye girmesi beklenen büyük maden projelerinin sayısı sınırlı kalıyor. S&P Global Market Intelligence verileri, yeni bir bakır madeninin keşiften ticari üretime geçmesinin 16 ila 18 yıl sürebildiğini gösteriyor.
Mevcut madenlerin genişletilmesi ve hurda bakır geri dönüşümünün artması, 2027’de piyasaya geçici bir rahatlama sağlayabilir. Ancak uzun vadede yeni proje eksikliği, bakır arzı açısından temel risk olmayı sürdürüyor. Yapay zekâ merkezleri, enerji dönüşümü ve elektrik şebekelerindeki yatırımlar aynı dönemde tüketimi artırdığı için arzın yeterince büyümemesi halinde bakır fiyatlarında 2028’e doğru daha belirgin bir yükseliş baskısı oluşabilir.




