Elektrikli araç kullanmak dizelden yarı yarıya ucuz
T&E analizine göre Avrupa’da elektrikli araçlarla kilometre başına ulaşım maliyeti, dizel araçların yarısından daha düşük seviyede bulunuyor.
Avrupa’da dizel araç sahipleri, İran’daki savaşın başlamasından bu yana depo başına yaklaşık 32 avro daha fazla ödeme yapıyor. Avrupa liderleri enerji krizine karşı alınacak önlemleri görüşmek üzere Brüksel’de bir araya gelirken, T&E tarafından incelenen yeni veriler elektrikli araçların ekonomik avantajını ortaya koydu.
Verilere göre elektrikli araç kullanıcılarının kilometre başına şarj maliyeti, dizel araç sahiplerinin yakıt giderinin ortalama yarısından daha az. T&E, Avrupa’nın elektrikli araçlara geçişi hızlandırması ve tüm yakıt vergilerinde genel indirime gitmekten kaçınması gerektiğini belirtti. Kuruluş, bunun yerine düşük gelirli hanelere doğrudan destek verilmesini, ayrıca enerji şirketlerinin beklenmedik kârlarının vergilendirilerek toplu taşıma ve hurdaya ayırma programlarının finanse edilmesini öneriyor.
T&E kıdemli direktörü Antony Froggatt, dizel krizinde kritik bir aşamaya gelindiğini söyledi. Yakıt fiyatlarının vatandaşlar ve işletmeler için zaten çok yüksek olduğunu belirten Froggatt, ABD’nin dizel ihracatını engellemesi halinde ciddi bir arz sıkıntısı yaşanabileceği uyarısında bulundu. Elektrikli ulaşımın, petrol kaynaklı krizlerin son bulmasını sağlayabilecek tek yol olduğunu ifade eden Froggatt, kısa vadede ise petrol kârlarının vergilendirilerek düşük gelirli hanelere ve hurdaya ayırma programlarına kaynak aktarılması gerektiğini kaydetti.
Güncel verilere göre 50 litrelik bir dizel deposunun maliyeti yıl başına kıyasla 32 avro arttı. Bu artışın yaklaşık 16 avroluk bölümünün rafineri marjlarındaki yükselişten kaynaklandığı belirtiliyor. Rafineri marjları büyürken petrol şirketlerinin kârları da arttı. T&E’nin önceki analizi, Avrupa’daki petrol şirketlerinin toplam petrol kârını son çeyrekte iki katına çıkardığını ortaya koymuştu.
Avrupa’daki dizel tüketiminin önemli bir bölümü kamyon ve kamyonetlerden kaynaklanıyor. T&E’nin pazartesi günü yayımladığı çalışmaya göre Avrupa Birliği’nde satılan kamyonların neredeyse yarısı için elektrikli modellerin işletme maliyeti dizel araçlardan daha düşük. Bu bulgular, Avrupalı kamyon üreticilerinin yöneticilerinin emisyon hedeflerinin ertelenmesi ve elektrikli kamyon satışlarının yarı yarıya azalması yönündeki çağrılarıyla aynı döneme denk geldi.
AB enerji yetkilisi Dan Jørgensen, olası yüksek doğal gaz fiyatlarına karşı enerji tasarrufu önlemlerinin yürürlüğe alınmasını değerlendirmeleri için üye ülkelere mektup gönderdi. T&E ise Avrupa Komisyonu’nun yalnızca doğal gaza odaklanmaması gerektiğini, krizin en ağır etkisinin petrol ve dizel fiyatlarında görüldüğünü belirtti.
Haber, T&E tarafından yayımlanan basın açıklamasına dayanmaktadır.
1 Hesaplama yalnızca yakıt ikmali ve şarj maliyetlerini kapsıyor. Dizel araçlar için 100 kilometrede 6,9 litre, bataryalı elektrikli araçlar için ise 20,2 kilovatsaatlik ortalama tüketim esas alındı. Elektrik fiyatı kilovatsaat başına 0,343 avro olarak hesaplandı. T&E’nin elektrikli araç şarj maliyeti tahmini, elektrik ve doğal gaz fiyatları arasındaki ilişki ile bu değişimlerin hanelere gecikmeli yansımasını dikkate aldığı için üst sınıra yakın olabilir.
2 Hesaplama 50 litrelik depo üzerinden yapıldı. Kullanılan pompa fiyatı, 21 Eylül 2026 tarihli Avrupa Komisyonu Haftalık Petrol Bülteni’nde yer alan vergiler dahil AB-27 ağırlıklı ortalama dizel fiyatı ile Şubat 2026 ortalamasının karşılaştırılmasına dayanıyor. Avrupa Merkez Bankası tahminlerine göre rafineri marjı, şubatta litre başına yaklaşık 0,10 avrodan 14 Eylül 2026 civarında 0,41 avroya yükseldi. Marj verisi pompa fiyatından bir hafta daha eski olsa da dizel farkı iki tarih arasında genel olarak istikrarlı kaldı.




