İran Devrim Muhafızları ABD halkına mektup yazdı
İran Devrim Muhafızları, ABD halkına hitaben hazırladığı 25 sayfalık mektupta Washington’ın politikalarını, askeri harcamalarını ve İsrail desteğini eleştirdi.
İran Devrim Muhafızları, ABD kamuoyuna doğrudan seslenmek amacıyla 25 sayfalık bir mektup hazırladı. Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, metinde İran’a yönelik saldırıların gerekçeleriyle birlikte Washington yönetiminin politikaları ve askeri harcamalarının değerlendirildiğini söyledi.
Tahran’da düzenlediği basın toplantısında konuşan Muhibbi, ABD’nin medya kanalları aracılığıyla propaganda yaptığını savundu. Hazırlanan mektubun, İran’ın olaylara ilişkin yaklaşımını Amerikan halkına aktarmayı hedeflediğini belirtti.
Mektubun odağında ABD politikaları var
Muhibbi’ye göre Washington yönetimi, Amerikan vatandaşlarının çıkarları yerine İsrail’i önceleyen bir politika izliyor. Sözcü, ABD’nin silah sanayisine yüksek miktarda kaynak ayırmasına rağmen dünya genelinde tepkilerle karşılaştığını öne sürdü. Amerikan halkının ülkesinin dış politikası ve askeri harcamaları konusunda daha fazla soru sorması gerektiğini ifade etti.
ABD’nin coğrafi konumu ve çevresindeki ülkelerin askeri kapasitesi dikkate alındığında doğrudan bir askeri tehditle karşı karşıya olmadığını savunan Muhibbi, buna rağmen ülkenin savunma bütçesinin 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığını belirtti. Sözcü, daha düşük savunma bütçelerine sahip İran ve Afganistan gibi ülkelere yönelik askeri müdahalelerin sonuçlarını da eleştirdi.
Irak ve Afganistan örnekleri
ABD’nin Afganistan’daki askeri varlığını değerlendiren Muhibbi, Washington’ın operasyonlarının sonuçlarını sorguladı. Irak savaşına da değinen sözcü, müdahale öncesinde ülkede nükleer silah bulunduğunun ileri sürüldüğünü, ancak daha sonra bu iddianın doğrulanmadığını savundu.
Muhibbi, Irak’taki savaşın ağır insani sonuçlara ve büyük ekonomik kayıplara yol açtığını öne sürdü.
Gazze ve İsrail’e verilen destek
Basın toplantısında Gazze’deki gelişmelere de değinen Muhibbi, çok sayıda çocuğun ABD tarafından İsrail’e sağlanan silahlarla öldürüldüğünü iddia etti. Buna karşılık İran Devrim Muhafızları’nın terör örgütü olarak tanımlanmasını eleştiren sözcü, Washington’ın İsrail’e verdiği desteğin bölgedeki gelişmeler üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Muhibbi, İran’da kullanılan “ABD’ye ölüm” sloganının Amerikan halkının ortadan kaldırılmasını istemek anlamına gelmediğini söyledi. Söz konusu ifadenin ABD’nin politikalarına ve saldırılarına yönelik tepkiyi yansıttığını savunan sözcü, Amerikan savunma bütçesinin küçük bir bölümünün insanlığın yararına ayrılması durumunda ülkenin dünya kamuoyundaki imajının değişebileceğini belirtti.
Nükleer program suçlamalarına itiraz
İranlı sözcü, ülkesinin nükleer programının ABD tarafından askeri müdahalelere gerekçe olarak kullanıldığını öne sürdü. İran’ın yıllardır kısa süre içinde nükleer silaha sahip olacağı yönündeki iddialarla karşı karşıya bırakıldığını söyleyen Muhibbi, bu açıklamaların sürekli tekrarlanmasını eleştirdi. Ayrıca ABD’nin, nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik uluslararası düzenlemeler ve İran’ın nükleer programı konusundaki tutumunu sorguladı.
Seçimleri etkileme amacı taşımadığı belirtildi
Mektubun ABD’deki seçimleri etkilemek için hazırlanıp hazırlanmadığı sorusunu da yanıtlayan Muhibbi, böyle bir hedeflerinin olmadığını ifade etti. Sözcü, asıl amaçlarının Amerikan halkının yaşanan gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Muhibbi, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri üslerinin de eskisi gibi kullanılamayacağını savundu. Bölge ülkelerinin Washington’ın güvenlik sağlayamayacağı sonucuna vardığını öne süren sözcü, ülkelerin kendi aralarında güvenlik anlaşmaları yaptığını belirtti ve bu sürecin ilk adımının Mekke Ortak Savunma Anlaşması olduğunu söyledi.
ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasına da tepki gösteren Muhibbi, uygulamayı savaş ve insanlık suçu olarak nitelendirdi. İran’ın ablukanın etkilerini azaltacağını savunan sözcü, ülkenin çok sayıda komşusu bulunduğunu ve Washington’ın İran’ın bölge ülkeleriyle ilişkilerini engelleyemeyeceğini ileri sürdü.




