Konut piyasası 2026’yı 1,5 milyon satışla kapatabilir
Konut piyasası 2026’da hareketlendi. Satılık konut stoku yüzde 15 azalırken ilk el satışların payı yüzde 35’e, yıl sonu satış beklentisi 1,5 milyona çıktı.
Türkiye konut piyasasında 2026 yılı boyunca satışların yanı sıra stoklarda da belirgin bir değişim yaşandı. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı’nın verdiği bilgilere göre, yıl başında 600 binin üzerinde bulunan satılık konut stoku yaklaşık 500 bin seviyesine geriledi. Bu düşüş, stokların yaklaşık yüzde 15 oranında azaldığını gösterdi.
Satılık konut arzındaki gerilemeyle birlikte yeni konutlara yönelik talepte de hareketlilik gözlendi. Yılın ilk aylarında toplam satışlar içinde yaklaşık yüzde 30 paya sahip olan ilk el konutların oranı, son aylarda yüzde 35’e yükseldi.
Yıl sonu satış beklentisi 1,5 milyon
Aylık konut işlemlerinin ortalama 117 bin seviyesinde gerçekleştiğini belirten Cansel Turgut Yazıcı, mevcut eğilimin korunması halinde 2026’nın yaklaşık 1,5 milyon konut satışıyla tamamlanabileceğini ifade etti. Yazıcı, piyasadaki hareketliliğin yalnızca satış adetleriyle değil, stoklardaki değişimle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kiralık konut tarafında da benzer bir tablo ortaya çıktı. Kiralık konut stokunun yaklaşık 35 bin adet azalması, kiralama talebinin canlılığını sürdürdüğüne işaret etti.
İlk el konut satışları güç kazandı
İlk el konutların toplam satışlar içindeki payının yüzde 30’dan yüzde 35’e çıkması, yeni konut talebindeki güçlenmenin göstergelerinden biri oldu. Yazıcı, bu gelişmenin sektörün yalnızca mevcut yapıların el değiştirdiği bir piyasadan, yeni konut üretimi ve kentsel dönüşüm odaklı bir yapıya doğru ilerleyebileceğini gösterdiğini söyledi.
Konut fiyatlarında nominal artışların sürdüğünü belirten Yazıcı, enflasyondan arındırılmış veriler değerlendirildiğinde daha dengeli bir görünüm oluştuğunu kaydetti. Konut fiyatlarındaki yıllık artışın yaklaşık yüzde 24-25 bandında bulunduğunu aktaran Yazıcı, ticari gayrimenkulde bu oranın yüzde 30-32 seviyesinde seyrettiğini belirtti.
Kentsel dönüşüm ve sosyal konut gündemi
Gayrimenkul sektörünün önümüzdeki dönemdeki başlıca hareket alanlarından birinin kentsel dönüşüm olacağını ifade eden Yazıcı, “Yarısı Bizden” kampanyasının uzatılmasının dönüşüm faaliyetleri açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Kentsel dönüşümün yalnızca eski yapıların yenilenmesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yazıcı, sürecin şehirlerin gelecekteki ihtiyaçlarına hazırlanması bakımından da kritik olduğunu vurguladı.
Dönüşüm projelerinde değerleme şirketlerinin rolünün de önem kazandığını belirten Yazıcı, mevcut yapı ile dönüşüm sonrasında oluşacak projenin değerlerinin karşılaştırılmasının hak sahiplerinin korunması açısından gerekli olduğunu ifade etti. Doğru değerleme çalışmalarının, taraflar arasındaki dengenin sağlanmasına ve mülk sahiplerinin haklarının belirlenmesine katkı sunduğunu söyledi.
Yazıcı, kiralık sosyal konut modelinin de konut piyasasının geleceğinde daha fazla öne çıkabileceğini belirtti. Konuta erişimin yalnızca satın alma yoluyla değil, uzun vadeli kiralama seçenekleriyle de desteklenebileceğini ifade eden Yazıcı, bu modelin dar ve orta gelirli kesimlerin barınma ihtiyacına alternatif oluşturabileceğini kaydetti. Modelin İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi nüfus ve istihdam yoğunluğu yüksek kentlerden başlayarak yaygınlaştırılabileceğini söyledi.
Büyük şehirlerde desantralizasyon önerisi
Büyük kentlerde nüfus yoğunluğunun artması, yeni konut üretimi için arsa ihtiyacını da büyütüyor. İstanbul’daki konut ve arsa sorununa uzun vadeli çözüm bulunabilmesi için yalnızca kent sınırları içinde yeni alanlar oluşturulmasının yeterli olmayacağını belirten Yazıcı, sanayi, tarım, istihdam ve ekonomik faaliyetlerin farklı şehirlere yayılmasını önerdi.
Yazıcı, nüfusun daha dengeli dağılmasına katkı sağlayacak “desantralizasyon” yaklaşımının konut ve arsa politikalarının temel başlıklarından biri olması gerektiğini ifade etti.
2027’de alternatif konut modelleri öne çıkacak
2027 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Yazıcı, kentsel dönüşümün yanı sıra tasarruf finansmanı, kiralık sosyal konutlar ve alternatif konut edinme modellerinin sektör gündeminde daha fazla yer tutacağını belirtti.
Konut projeleri hakkında bilgilendirme ve erişim kanallarının önem kazanacağını söyleyen Yazıcı, tüketicilerin satın alma kararında yalnızca fiyatı değil; lokasyon, ulaşım olanakları, yapı özellikleri ve değerleme verilerini birlikte değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.




