UTİKAD Lojistik Sektörü Raporu 2025 sektörü değerlendirdi
UTİKAD Lojistik Sektörü Raporu 2025, Türkiye’nin dış ticaretini, taşıma türlerini, lojistik yatırımlarını ve sektörün dönüşüm gündemini ortaya koydu.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), lojistik sektöründeki gelişmeleri güncel veriler ışığında inceleyen UTİKAD Lojistik Sektörü Raporu 2025 çalışmasını yayımladı. Rapor, Türkiye lojistik sektörünün mevcut görünümünü ortaya koyarken sektör temsilcileri, kamu kurumları, üniversiteler ve basın kuruluşları için başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Çalışmada Türkiye’nin dış ticaretinde farklı taşıma türlerinin payı, bu alanlardaki gelişmeler ve sektörün gelecek dönemde karşılaşabileceği başlıca fırsatlarla sorunlar değerlendirildi. Rapora göre 2025, lojistik sektörü açısından ticaret politikalarındaki belirsizliklerin, jeopolitik gelişmelerin ve tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanmanın belirleyici olduğu bir yıl oldu.
IMF verilerine göre küresel ekonomi 2025’te yüzde 3,4 büyüdü. Dünya Ticaret Örgütü verileri ise dünya mal ve ticari hizmet ticaretinin toplam değerinin yüzde 8 artarak 34,89 trilyon dolara yükseldiğini gösterdi. Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve Kızıldeniz’deki güvenlik sorunları, taşıma rotaları ile transit sürelerini etkilemeyi sürdürdü. Süveyş Kanalı, Kızıldeniz, Hürmüz Boğazı ve Karadeniz gibi stratejik geçiş noktalarındaki gelişmeler, alternatif güzergâhlar ile çok modlu taşımacılığın önemini artırdı.
Orta Koridor, Bakü-Tiflis-Kars hattı ve Kalkınma Yolu projeleri de Türkiye’nin transit taşımacılık kapasitesi bakımından öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,7 büyürken ihracat yüzde 4,4 artışla 273,4 milyar dolara, ithalat ise yüzde 6,2 yükselişle 365,4 milyar dolara ulaştı. Böylece ülkenin toplam dış ticaret hacmi 638,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Seyahat hariç uluslararası hizmet ihracatı yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara, taşımacılık hizmetleri ihracatı da yüzde 3,5 yükselerek 42,6 milyar dolara çıktı.
Ulaştırma ve haberleşme sektörü, 2025 Yılı Yatırım Programı kapsamında yaklaşık 440 milyar liralık kamu yatırım ödeneğiyle en yüksek pay ayrılan alan oldu.
Türkiye’nin dış ticaret değerinde denizyolu, yüzde 58,92’lik payla ilk sıradaki yerini korudu. Karayolunun payı yüzde 26,4, havayolunun payı yüzde 13,79, demiryolunun payı ise yüzde 0,89 oldu. Ağırlık bakımından da denizyolu yüzde 87,61 ile açık ara öne çıkarken karayolu yüzde 11,41, demiryolu yüzde 0,55 ve havayolu yüzde 0,43 pay aldı.
Türkiye limanlarında elleçlenen konteyner miktarı yüzde 3,5 artarak yaklaşık 14 milyon TEU’ya yükseldi. Limanlardaki toplam yük elleçleme miktarı da yüzde 4 artışla 553,3 milyon tona ulaştı.
Karayolu taşımacılığı, esnek operasyon yapısı, teslimat hızı ve diğer taşıma türleriyle uyumu sayesinde dış ticaretteki ikinci sıradaki konumunu sürdürdü. 2025’te karayoluyla yapılan ihracatın değeri 87,2 milyar dolar, ithalatın değeri ise 69,5 milyar dolar oldu. Her iki rakam da 2015-2025 döneminin en yüksek seviyesine çıktı. Aynı dönemde karayoluyla 31,6 milyon ton ihracat ve 17,5 milyon ton ithalat yükü taşındı.
Demiryolunun dış ticaretteki payı sınırlı kalmaya devam etse de sürdürülebilir taşımacılık ve uluslararası transit koridorlar bakımından stratejik önemi arttı. 2025 sonu itibarıyla Türkiye’nin demiryolu ağı 13 bin 919 kilometreye ulaşırken demiryoluna bağlı limanların sayısı 16’ya yükseldi. İşletmeye açılan lojistik merkezlerden taşınan yük miktarı 5,3 milyon ton olarak kayıtlara geçti. Orta Koridor ve Bakü-Tiflis-Kars hattı üzerinden Çin ile Türkiye arasındaki düzenli yük taşımacılığının geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yıl boyunca gündemde kaldı.
Havayolu taşımacılığında ise yüksek değerli ve zaman hassasiyeti bulunan ürünlerin etkisiyle kargo trafiği artış gösterdi. Türkiye havalimanlarındaki toplam kargo trafiği 2 milyon 213 bin tonu aşarken dış hat kargo trafiği 2 milyon 101 bin tona ulaştı. Bu değer, 2015-2025 döneminin en yüksek seviyesi oldu. İstanbul havalimanlarındaki toplam kargo trafiği ise 2 milyon 144 bin ton olarak gerçekleşti.
Raporda lojistik sektörünün dönüşümünde dijitalleşme, yapay zekâ, siber güvenlik, emisyon ölçümü, alternatif yakıtlar ve yeşil taşımacılık yatırımlarının öne çıktığı belirtildi. NCTS Faz 5 uygulamasına geçişin tamamlanması, Kombine Taşımacılık Yönetmeliği’ndeki değişiklikler, Yeşil Lojistik Belgesi uygulaması ve U-ETDS gibi düzenlemelerin sektörün veri temelli, güvenli ve sürdürülebilir hizmet kapasitesini desteklediği kaydedildi.
Buna karşılık sınır kapılarındaki beklemeler, vize sorunları, nitelikli iş gücü ihtiyacı, yükselen uyum maliyetleri ve emisyon düzenlemeleri sektörün öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı.
UTİKAD Lojistik Sektörü Raporu 2025 kapsamında sunulan veriler, Türkiye’nin gelişmiş ulaştırma bağlantıları, büyüyen dış ticaret hacmi ve stratejik koridorları sayesinde önemli bir lojistik kapasiteye sahip olduğunu ortaya koydu. Bu kapasitenin rekabet gücüne daha fazla katkı sunabilmesi için taşıma türleri arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesi, demiryolu-liman bağlantılarının geliştirilmesi, sınır geçişlerindeki süre ve kapasite sorunlarının azaltılması, dijital veri paylaşımının yaygınlaştırılması, siber güvenlik yatırımlarının artırılması, nitelikli insan kaynağının desteklenmesi ve emisyon azaltım çalışmalarının hızlandırılması gerekiyor.




