Wall Street ekime satışla başladı: Faizlerde 24 yıl zirvesi
Wall Street, ABD 10 yıllık tahvil faizinin 2002’den bu yana en yüksek seviyeye çıkması ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle ekime düşüşle başladı.
Wall Street, ekim ayının ilk işlem gününde satışlarla karşılaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizinin 2002’den bu yana en yüksek seviyesine yükselmesi ve petrol fiyatlarındaki artış, hisse senetleri üzerinde baskı oluşturdu. Güçlü bilanço açıklamasına rağmen Micron Technology hisselerindeki düşüş de teknoloji sektöründeki olumlu havayı sınırladı.
S&P 500 yaklaşık yüzde 0,2, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite yüzde 0,1 geriledi. Dow Jones Sanayi Endeksi ise yaklaşık 215 puan değer kaybetti. Bu düşüş, S&P 500’ün hazirandan bu yana en zayıf aylık performansını göstermesinin ardından geldi.
Tahvil faizleri 24 yılın zirvesinde
Piyasalardaki satış baskısının önemli bölümü tahvil piyasasından kaynaklandı. ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi gün içinde yüzde 5,342’ye çıkarak Nisan 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Faiz, son olarak 3 Nisan 2002’de yüzde 5,379’a yükselmişti.
30 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,663’e ulaşarak yaklaşık 24 yılın zirvesinde seyretti. Faizlerdeki yükseliş, hisse senetlerinin tahvillere kıyasla cazibesini azaltırken şirketler ve tüketiciler için borçlanma maliyetlerini artırıyor.
Fundstrat ekonomi stratejisti Hardika Singh, hisse senetleri rekor seviyelere yakın seyrederken devlet tahvili getirilerinin de uzun yılların zirvesine çıkmasının mevcut rallinin sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretleri yarattığını belirtti. Singh, yüksek faizlerin uzun süredir piyasaları destekleyen “hisse senedinin alternatifi yok” yaklaşımını zayıflatabileceğine dikkat çekti.
Petrol fiyatları enflasyon endişesini artırıyor
Petrol fiyatlarındaki yükseliş de Wall Street üzerindeki baskıyı güçlendirdi. ABD tipi WTI ham petrol yüzde 1,3 artışla varil başına 91 doların üzerine çıkarken Brent petrol 100 dolar civarında işlem gördü.
Yatırımcılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşında izleyeceği politikayı ve yeni askeri operasyonlar için ara seçimlerin sonrasını bekleyip beklemeyeceğini takip ediyor. Petrolün yükselmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonun yeniden hız kazanabileceği endişesini artırıyor. Bu gelişme, Fed’in para politikasını gevşetme olasılığını azaltırken faizlerin daha uzun süre yüksek tutulması veya yeni artışların gündeme gelmesi riskini artırıyor.
Micron hisseleri güçlü bilançoya rağmen geriledi
Teknoloji sektöründe günün öne çıkan gelişmesi Micron Technology’nin bilançosu oldu. Şirket, son çeyrekte gelirini yaklaşık dört katına çıkararak güçlü sonuçlar açıkladı. Buna karşın Micron hisseleri yaklaşık yüzde 3 değer kaybetti.
Hisselerin yıl başından bu yana yüzde 200’den fazla yükselmiş olması, güçlü beklentilerin önemli bölümünün fiyatlara önceden yansıdığı değerlendirmelerini beraberinde getirdi. Şirketin kâr marjı yüzde 87’ye ulaşırken çalışan ücretlerinde artış planlandığını açıklaması, gelecekteki marjların Wall Street beklentilerinin bir miktar altında kalabileceği yorumlarına neden oldu. Micron CEO’su Sanjay Mehrotra ise rekor performansın ardından çalışanları ödüllendirmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.
Endekslerdeki hareket, piyasanın geneliyle büyük teknoloji şirketleri arasındaki ayrışmayı da ortaya koydu. Teknoloji hisseleri eylülde endeksleri desteklerken S&P 500’deki hisselerin çoğu değer kaybetmişti. Ekim ayının ilk işlem gününde de büyük teknoloji şirketleri kayıpları sınırlarken teknoloji dışındaki birçok hisse yatay veya negatif seyretti.
İmalat büyümeyi sürdürürken ivme kaybetti
ABD’de açıklanan ISM imalat PMI, eylülde 0,1 puan düşerek 54,5’e geriledi. Endeksin 50’nin üzerinde bulunması, imalat sektöründe büyümenin sürdüğüne işaret ediyor. Böylece ABD imalat sanayisi üst üste dokuzuncu ayda genişleme bölgesinde kaldı ve 2022’den bu yana en uzun kesintisiz büyüme dönemini yaşadı.
Ancak verinin beklentilerin altında kalması, ekonomik aktivitenin ivme kaybetmeye başlayabileceği endişelerini artırdı. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari de enflasyonu kontrol altına almak için faizlerin hangi seviyeye çıkarılması gerektiğini henüz bilmediğini söyledi.
Kashkari, Fed’in önceliğinin son beş yıldaki arz şoklarının ardından enflasyonu yeniden hedefe indirmek olduğunu belirterek, “Enflasyonu hedefimize geri getirmek için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi. Açıklamalar, PCE enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasının ardından ekimde faiz artırımı beklentileri gerilese de para politikasındaki sıkılaşmanın sona ermediğine işaret etti.
Wall Street’in ekim ayındaki görünümünü teknoloji şirketlerinin güçlü kâr beklentileri ile yükselen petrol ve tahvil faizleri arasındaki denge belirleyecek. Yüzde 5,3’ü aşan 10 yıllık tahvil faizi, tahvilleri hisse senetlerine karşı daha güçlü bir seçenek haline getirirken petrol fiyatlarındaki artış da enflasyon baskısını canlı tutuyor. Piyasaların önündeki temel soru, hisse senetlerinin 24 yılın zirvesindeki tahvil faizleri karşısında ne kadar direnebileceği olacak.




