2025’te Dış Ticaret Açığı 92 Milyar Dolar: Endişe Etmeli Miyiz?
2025 yılında Türkiye’nin dış ticaret açığı 92 milyar dolara yükseldi. İthalat ve iç talep üzerindeki etkileri incelendi.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’nin dış ticaret açığı 2025 yılında 92 milyar dolara çıkarak bir önceki yıla göre %12’lik bir artış gösterdi. Yılın son ayında ihracatın güçlü bir şekilde artmasına rağmen, ithalattaki hızlanma dış denge üzerindeki baskının sürdüğünü ortaya koyuyor. Özellikle altın ve tüketim malları ithalatındaki artış, iç talebin hala canlı olduğunu gösterirken, cari denge açısından risklerin kısa vadede devam edebileceğine işaret ediyor.
Aralık ayındaki dış ticaret verileri, ihracatın yıllık bazda %12,7 artarak 26,4 milyar dolar, ithalatın ise %10,7 artışla 35,7 milyar dolara ulaştığını ortaya koydu. Bu durum, aylık dış ticaret açığının 8 milyar dolardan 9,3 milyar dolara yükselmesine yol açtı. Enerji ve altın hariç çekirdek verilere bakıldığında, aralık ayında ihracat %14,6 artışla 24,9 milyar dolara, ithalat ise %17,9 artışla 27,6 milyar dolara ulaştı. Bu çerçevede, enerji ve altın hariç dış ticaret dengesi aralık ayında 2,7 milyar dolar açık verdi.
2025 yılı genelinde dış ticaret açığı, 2024’e kıyasla %12 artarak 92 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu artış, ihracattaki toparlanmaya rağmen ithalat talebinin yüksek seyrini sürdürdüğünü gösteriyor. İç talep kaynaklı ithalat kalemlerinin yıl boyunca dirençli kalması, dış ticaret dengesindeki iyileşmenin sınırlı kalmasına neden oldu.
Altın ithalatı aralık ayında bir miktar gerileyerek 2,5 milyar dolardan 2 milyar dolara düştü. Ancak, 2025 yılı genelinde altın ithalatı 23,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2024’te kaydedilen 17,1 milyar dolara kıyasla yaklaşık %35’lik bir artışa işaret ediyor. İşlenmemiş altın ithalatına yönelik kota uygulamasına rağmen, güçlü iç talep ve yüksek fiyatlar, altın ithalat faturasının yüksek kalmasına neden oldu.
Tüketim malları ithalatı aralık ayında 5 milyar dolardan 5,8 milyar dolara yükseldi. Yıl genelinde ise tüketim malı ithalatı, bir önceki yıla göre %8,7 artarak 59,2 milyar dolara ulaştı. Bu seviye, tarihsel ortalamalara kıyasla oldukça yüksek. Aralık ayı detayları, iç talebin hala güçlü olduğunu teyit ediyor. Dayanıklı tüketim malı ithalatı aylık bazda %14 artarak 640 milyon dolara, binek otomobil ithalatı ise %16’lık artışla 2,5 milyar dolara ulaştı. Tüketim mallarının tüm alt kalemlerinde aylık artış görülürken, en güçlü artış %40 ile sanayiyle ilgili olmayan taşıma araç ve gereçlerinde yaşandı.
Aralık ayında cari işlemler dengesinin 5,15 milyar dolar açık vermesi bekleniyor. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 6,6 milyar dolara yükselmesi, seyahat gelirlerindeki mevsimsel düşüşle birlikte hizmetler dengesi fazlasının 3,1 milyar dolara gerilemesi öngörülüyor. Bu çerçevede, 2025 yılı cari açığının 20 milyar dolar (GSYİH’nın %1,3’ü) olan önceki tahminlerin üzerinde, yaklaşık 24 milyar dolar (GSYİH’nın %1,5’i) seviyesinde gerçekleşebileceği değerlendiriliyor. 2026 yıl sonu için cari açık tahmini ise 25 milyar dolardan 30 milyar dolara yükseltilerek, GSYİH’nın yaklaşık %1,7’si seviyesine revize edildi.
Dış ticaret verileri, sanayi üretimine ilişkin beklentiler açısından da önemli sinyaller veriyor. Aralık ayında altın ve enerji hariç ara malı ithalatı aylık bazda %14, yıllık bazda ise %14,8 arttı. Sanayi üretimi için bir diğer öncü gösterge olan İSO Türkiye İmalat PMI ise aralık ayında 48’den 48,9’a yükselerek son bir yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu göstergeler, sanayi üretiminin yılın son ayında toparlanma eğilimini sürdürdüğüne işaret ediyor.
2025 yılında dış ticaret açığındaki artış dikkat çekici olsa da, açığın finansmanı ve cari açığın GSYİH’ye oranının görece sınırlı kalması, kısa vadede “kontrol dışı” bir tabloya işaret etmiyor. Türkiye, turizm gelirleriyle birlikte yılı dolar bazında %3 civarında yükselişle 60 milyar dolarda kapattı. Artan TCMB döviz rezervleri, cari açık finansmanında sorun çıkmayacağının önemli bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde iç talebin seyri, kredi koşulları ve küresel emtia fiyatları dış denge açısından belirleyici olmaya devam edecek.




