Emtia Piyasalarında Riskler ve Merkez Bankalarının Etkisi
Emtia piyasalarında merkez bankalarının kararları ve jeopolitik gelişmeler etkili oldu. Petrol fiyatları ve değerli metallerdeki dalgalanmalar dikkat çekti.
Emtia piyasalarında geçen hafta, merkez bankalarının faiz kararları, ABD-İran ilişkilerindeki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’na dair arz kaygıları yatırımcıların dikkatini çekti. Bu süreçte Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldığını açıkladı.
Hafta boyunca, jeopolitik olaylar ve enerji arzındaki belirsizlikler, merkez bankalarının para politikası mesajlarıyla birleşerek fiyatlamaları etkiledi. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakereleri askıya aldığını duyurmasına rağmen, Tahran yönetiminin uzlaşmacı bir teklif sunduğu yönündeki haberler piyasalarda dalgalanmalara yol açtı.
Büyük merkez bankalarının faiz kararları ve başkanlarının açıklamaları, emtia piyasalarında risk algısını belirleyen önemli unsurlar arasında yer aldı. ABD’nin İran limanlarına yönelik uzun süreli abluka hazırlığı ve Hürmüz Boğazı’ndan enerji geçişlerine dair endişeler, Brent petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.
Yüksek petrol fiyatları, enflasyonist baskıların artabileceği endişelerini güçlendirirken, enerji maliyetleri diğer emtia gruplarında da dalgalanmalara neden oldu. Trump, İran ile görüşmelerin devam ettiğini ancak Tahran’ın son teklifinden memnun olmadığını belirtti. Bu açıklama, İran’ın ABD ile müzakerelerde aracılık yapan Pakistan yönetimine yeni bir teklif sunduğu haberlerinin ardından geldi.
Trump yönetiminin ABD Kongresi’ne gönderdiği mektupta, bölgedeki ABD Silahlı Kuvvetleri’nin varlığına rağmen İran ile savaşın sona erdiğini bildirmesi, jeopolitik risk algısında kısmi bir rahatlama sağladı. Ancak Hürmüz Boğazı’ndan enerji geçişlerine yönelik belirsizliklerin devam etmesi, enerji fiyatlarında yukarı yönlü risklerin sürmesine neden oldu.
Enflasyon risklerinin gündemde kalmaya devam ettiği haftada, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika faizlerini sabit tuttu. Merkez bankası başkanlarının açıklamalarında temkinli bir ton öne çıkarken, Fed Başkanı Jerome Powell’ın güvercin tondan uzak mesajları, para politikasında ilave sıkılaşma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Fed’in faiz kararının 8’e karşı 4 oyla alınması, komite içindeki görüş ayrılıklarını belirginleştirdi. Makroekonomik verilere göre, ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin altında büyüdü; bu durum küresel talep görünümüne dair soru işaretlerini artırdı. Ancak büyümenin ivme kazanma eğilimini koruması, resesyon endişelerinin sınırlı kalmasını sağladı.
Tahvil piyasalarında artan satış baskısıyla birlikte, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda yaklaşık 10 baz puan artarak yüzde 4,3970 seviyesine yükseldi. Dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 0,4 düşüşle 98,2 seviyesinden kapandı. Gelecek hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisi, yatırımcıların odak noktası haline geldi.
Değerli metaller, tamamlanan haftada paladyum hariç negatif bir seyir izledi. Jeopolitik risklerin güvenli liman talebini artırmasına rağmen, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırması ve tahvil faizlerindeki artış, fiyatlamalar üzerinde baskı oluşturdu. Haftanın sonlarına doğru İran’ın müzakereler için yeni bir teklif sunduğuna dair haberler, petrol fiyatlarında kısmi bir gevşemeye ve değerli metallerde kayıpların sınırlanmasına yol açtı; ancak haftalık negatif görünüm değişmedi.
Analistler, değerli metallerde jeopolitik risklerin fiyatları desteklemeye devam ettiğini, ancak Fed’in faiz patikasına dair belirsizlikler ve tahvil faizlerindeki yükselişin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar, paladyumda yüzde 1,9 artarken, altında yüzde 2, platinde yüzde 1,4 ve gümüşte yüzde 0,4 geriledi.
Baz metallerde ise karışık bir seyir izlendi. Çin’den gelen imalat sanayi verilerinin talep görünümüne sınırlı destek vermesine rağmen, küresel büyüme belirsizlikleri, yüksek enerji maliyetleri ve faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentileri fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. Çin’de nisan ayı imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI) 50,3 ile genişleme bölgesinde kalması, baz metaller için talep görünümünü destekledi; ancak hizmet sektörü PMI 49,4’e gerileyerek daralma bölgesine indi.
Bakır fiyatlarında enerji dönüşümü ve altyapı yatırımlarına dair uzun vadeli talep beklentileri devam ederken, kısa vadede yüksek faiz ortamı ve küresel sanayi üretimine yönelik endişeler satış baskısını artırdı. Analistler, temiz enerji ve yapay zeka için elektrik şebekesi yatırımlarının bakır ve alüminyum talebini destekleyebileceğini, ancak kısa vadeli fiyatlamalarda küresel büyüme beklentileri, enerji maliyetleri ve faiz görünümünün belirleyici olmayı sürdüreceğini belirtti.
Baz metallerde bu hafta tezgah üstü piyasada, nikelin fiyatı yüzde 1,2 artarken, kurşun yatay seyretti. Aynı dönemde alüminyum yüzde 1,8, bakır yüzde 1,9 ve çinko yüzde 3,8 değer kaybetti.
Brent petrol, tamamlanan haftada pozitif bir seyir izledi. Hürmüz Boğazı’na dair arz endişeleri, ABD-İran müzakerelerindeki belirsizlik ve ABD stok verileri fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. ABD-İran müzakerelerinde sonuç alınamaması, Orta Doğu arzında uzun süreli kesinti endişelerini artırdı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, ülkedeki ticari ham petrol stokları 24 Nisan ile biten haftada 6,2 milyon varil azalarak 459,5 milyon varile geriledi.
Petrol fiyatlamalarında OPEC ve OPEC+ cephesinden gelen haber akışı da yatırımcılar tarafından dikkatle izlendi. Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu. Analistler, ayrılığın ardından grubun piyasa üzerindeki yönlendirme gücüne dair soru işaretlerinin arttığını belirterek, OPEC+’ın buna rağmen üretim hedeflerinde sınırlı bir artışa gitmeye hazırlandığını bildirdi.
İngiltere merkezli Barclays, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin uzamasını gerekçe göstererek 2026 yılı Brent petrol fiyat tahminini varil başına 85 dolardan 100 dolara yükseltti. Banka, kesintilerin daha uzun sürmesi halinde fiyatların 110 dolara kadar çıkabileceğini öngördü.
Doğal gazda ise enerji güvenliğine ilişkin endişeler, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışlarına yönelik riskler ve Avrupa’da enerji maliyetlerinin yeniden yükselmesi fiyatları destekledi. Haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 10,2, Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 7,4 arttı.
Tarım emtialarında ise bu hafta kahve hariç pozitif bir seyir izlendi. Enerji fiyatlarındaki artış, biyoyakıt üretiminin artacağına yönelik beklentiler üzerinden mısır, soya fasulyesi ve şeker fiyatlarını desteklerken, gübre ve lojistik maliyetlerine dair endişeler tahıl piyasalarında yukarı yönlü fiyatlamaları güçlendirdi. Chicago Ticaret Borsası’nda işlem gören mısır, buğday ve soya fasulyesi, haftanın ilk bölümünde ABD-İran müzakerelerinin duraklaması ve ham petrol fiyatlarındaki yükselişten destek buldu. Ham petrol fiyatlarındaki artış, biyoyakıt talebine dair beklentilerle mısır ve soya fasulyesi fiyatlarını destekledi.
Hafta içinde buğday fiyatları, Haziran 2024’ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Ancak ham petrol fiyatlarında görülen kısmi geri çekilme ve ABD’nin orta kesimlerinde hava koşullarının iyileşeceğine dair tahminler, haftanın son bölümünde tahıl fiyatlarında kar satışlarına yol açtı. Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar mısırda yüzde 3,5, buğdayda yüzde 3,2, soya fasulyesinde yüzde 2 ve pirinçte yüzde 0,7 yükseldi.
Şeker fiyatları, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi ve Brezilya’da şeker kamışının etanol üretimine yönlendirilebileceğine dair beklentilerle yükseliş gösterdi. ABD’de Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 6,2 ve şekerde yüzde 6,1 artarken, kahvede yüzde 1,7 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 4,9 yükselişle tamamladı.




