Tüketiciler Güvensiz Markaları Hızla Terk Ediyor

Yeni araştırmaya göre, tüketicilerin %69’u güvensiz markaları anında terk ediyor. Markaların şeffaflığına olan ihtiyaç artıyor.

McCann tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, tüketicilerin %69’unun güvenini yitirdikleri markalardan anında uzaklaştığını göstermektedir. “Küresel Markalar Hakkında Gerçekler” başlıklı bu çalışma, dünya genelinde 20 binden fazla katılımcıyla yapılmış olup, markalara duyulan güvenin ciddi bir krizde olduğunu ve tüketici sadakatinin giderek azaldığını ortaya koymaktadır.

McCann’in köklü “Gerçek, Doğru Anlatılır” felsefesine dayanan bu araştırma, tüketicilerin markalardan beklentilerini ve yapay zeka çağındaki endişelerini net rakamlarla özetlemektedir. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların %72’si doğru ve dürüst olmanın her zamankinden daha önemli olduğunu düşünürken, %55’i markaların 20 yıl öncesine göre daha şeffaf ve dürüst olduğunu savunmaktadır.

Yapay zeka teknolojilerinin hızla yayılması, tüketicilerdeki güvensizliği artırmaktadır. Araştırmaya katılanların %76’sı, karşılarındaki kişinin gerçek bir insan mı yoksa yapay zeka ürünü bir avatar mı olduğunu ayırt edememekten korktuklarını belirtmektedir. Bu yeni sosyo-ekonomik düzende markalar için hem riskler hem de fırsatlar söz konusudur. Tüketicilerin %69’u güvenlerini kaybettikleri markaları hemen terk ettiklerini ifade ederken, %80’i güvendikleri markaları aktif olarak seçeceklerini ve bu markaları finansal olarak destekleyeceklerini belirtmektedir.

McCann Küresel CEO’su Tyler Turnbull, ADWEEK’e verdiği demeçte, dijital karmaşanın tüketiciler üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Dünya genelinde tüketiciler doğruyu bulma arayışında. Ancak, yapay zeka üretimleri ve büyük kurumlara duyulan güvenin azalması nedeniyle doğru bilgiye ulaşmak her zamankinden daha zor hale geldi. Markalar için bu zorlu iletişim ortamından çıkmanın tek yolu şeffaflıktır,” demektedir.

Pazarlamacıların tüketicilerle yeniden bağ kurabilmesi için ilk adım, yapay zeka kullanımı konusunda dürüst olmaktan geçmektedir. Araştırmaya katılanların %53’ü, bir markanın güven kazanmasının en etkili yolunun, reklamlarında yapay zeka kullanıp kullanmadığını açıkça belirtmesi olduğunu ifade etmektedir. Özellikle sanal influencer’lar ve avatarlar söz konusu olduğunda, resmi düzenlemelerin sadece ticari ilişkilerin açıklanmasını zorunlu kıldığı durumlarda bile, tüketici psikolojisi, kendisiyle konuşan yapının dijital bir karakter olduğunu markanın dürüstçe belirtmesini talep etmektedir.

Ayrıca, güven inşa etmenin bir diğer önemli unsuru, küresel kültürü doğru bir şekilde analiz etmekten geçmektedir. İnternetteki bilgi bombardımanı insanları şüpheci hale getirirken, dünyanın dört bir yanındaki yeni fikirlere ve akımlara da açık hale getirmiştir. Pazarlama alanında uzun süredir geçerli olan “Trendler önce Amerika kıyılarında doğar, sonra dünyaya yayılır” anlayışı artık geçerliliğini yitirmiştir. Fikir alışverişi küresel ölçekte çeşitlenmiş ve eşitlenmiştir. Tyler Turnbull, günümüzün başarılı küresel markalarının kültürün nerede üretildiğine ve nereye doğru hareket ettiğine daha geniş bir perspektiften bakarak diğer pazarlara bunu ihraç ettiğini vurgulamaktadır: “Bugün her markanın ve tüketicinin en çok arzuladığı şey, otantikliktir.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu