Rusya’da Eşsiz Bir Mineral Keşfi: Kola Ashcroftine
Rus bilim insanları, Kola Yarımadası’nda milimetresi 145 dolara kadar değerlenen yeni bir mineral keşfetti: Kola ashcroftine.
Rusya’nın Kola Yarımadası’ndaki Kirovsky madeninde, daha önce bilinmeyen bir mineral türü keşfedildi. “Kola ashcroftine” adı verilen bu mineral, içerdiği çeşitli elementler ve karmaşık kristal yapısıyla bilim dünyasının ilgisini çekmeyi başardı.
Mineralin yüzeyde oluşturduğu özel kaplamanın piyasa değeri, milimetre başına 145 dolara kadar çıkıyor. Bu rakam, mevcut altın fiyatlarının üzerinde bir değer taşıyor.
Rusya Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı’nın basın servisine dayanan Mir24 haberine göre, bu keşif Khibiny masifinde gerçekleştirildi. Çalışmaya, Rusya Bilimler Akademisi Kola Bilim Merkezi, St. Petersburg Devlet Üniversitesi ve A.E. Fersman Mineraloji Müzesi’nden araştırmacılar katıldı.
Bilim insanları, yeni minerali çok sayıda elementi aynı kristal yapıda barındırdığı için “yer kabuğunun kimyasal arşivi” olarak tanımlıyorlar.
Kola ashcroftine, değerli nadir toprak elementlerinden itriyumun yanı sıra silisyum, potasyum, sodyum gibi elementleri de içermektedir. Yeni örneğin, kimyasal formülündeki kalsiyum, manganez ve flor bileşenleri, onu klasik ashcroftine türlerinden ayıran unsurlar olarak öne çıkıyor. Mineralin karmaşık kristal yapısı, modern bilim tarafından bilinen en karmaşık mineral yapıları arasında yer alıyor.
Mineralin ekonomik değeri, özellikle kaya üzerindeki özel kaplamasıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu kaplamanın ortalama piyasa değerinin milimetre başına 145 dolara kadar ulaşabileceğini belirtiyor. Bu durum, mineralin altından daha değerli olabileceği yorumlarına yol açtı.
Daha önce bilinen klasik ashcroftine yatakları Grönland, Kanada ve İtalya’da bulunmaktaydı. Rusya’da keşfedilen bu yeni örneğin, ashcroftine türlerinin kimyasal yapısı ve çeşitliliği üzerine yapılacak bilimsel çalışmalara katkı sağlaması bekleniyor.
Khibiny masifi, mineral çeşitliliği açısından dünyanın önde gelen bölgeleri arasında yer alıyor ve dünyanın en büyük apatit ve nefelin rezervlerine ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar, bu bölgedeki özel jeokimyasal koşulların karmaşık kristal yapıların oluşmasına uygun bir ortam sağladığını belirtiyor. Bu nedenle, bölgede daha önce bilinmeyen mineral türlerinin keşfedilmeye devam etmesi mümkün görünüyor.



