Türkiye’den 2035’e kadar 28 milyar dolarlık elektrik iletim yatırımı
Türkiye, 2035’e kadar rüzgar ve güneş hedefini desteklemek için 28 milyar dolarlık elektrik iletim yatırımı ve yeni enerji koridorları planlıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın 16 Eylül 2026’da Anadolu Ajansına yaptığı açıklama, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerinde iletim altyapısına verdiği önemi ortaya koydu. Rüzgar ve güneşte 2035 yılına kadar 120 GW kurulu güce ulaşılması hedeflenirken, bu kapasiteyi taşıyacak şebeke için 28 milyar dolarlık elektrik iletim yatırımı planlanıyor.
Plan kapsamında yaklaşık 9 bin 580 kilometre uzunluğunda ve 28 GW kapasiteye sahip yüksek gerilim doğru akım enerji koridorlarının kurulması öngörülüyor. Bu koridorlara ek olarak 15 bin kilometrelik yeni alternatif akım iletim hattının da sisteme kazandırılması planlanıyor.
Açıklanan kilometre ve gigavat değerleri farklı unsurları ifade ediyor. Kilometre, kurulacak hatların toplam uzunluğunu gösterirken gigavat, iletim koridorlarının taşıma kapasitesini belirtiyor. Bu nedenle söz konusu 28 GW, yeni elektrik üretim kapasitesi olarak değerlendirilmemeli.
2035 yenilenebilir enerji yol haritasında üretim tesisleri için yaklaşık 80 milyar dolar, iletim altyapısı için ise 28 milyar dolar kaynak öngörülüyor. Bu iki tutar, enerji dönüşümünün üretim ve elektriğin taşınması olmak üzere birbirini tamamlayan iki ayrı alanına yönelik planlamayı ifade ediyor.
Bununla birlikte açıklanan rakamlar, tüm finansmanın sağlandığı ya da projelerin tamamının ihale edildiği anlamına gelmiyor. Planların uygulamaya ne ölçüde dönüşeceği; proje bazındaki finansman süreçleri, ihale tarihleri ve tesislerin devreye alınma takvimleriyle netlik kazanacak.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın Türkiye değerlendirmesinde de şebeke bağlantısındaki beklemeler ve iletim sıkışıklıkları, güneş ve rüzgar yatırımlarının önündeki belirsizlikler arasında gösteriliyor. Bir santralin kurulabileceği uygun bir alanın bulunması, üretilecek elektriğin talebin yoğun olduğu bölgelere aktarılabileceği anlamına tek başına gelmiyor.
Ajans, mevcut şebekenin daha verimli kullanılmasını, bağlantı işlemlerindeki gereksiz gecikmelerin azaltılmasını ve esnek bağlantı anlaşmalarının değerlendirilmesini öneriyor. Bu yaklaşım, yeni üretim kapasitesinin sisteme dahil edilmesini şebekenin teknik imkanlarıyla birlikte ele almayı amaçlıyor.
IEA’nın değerlendirmesinde ayrıca rüzgar ve güneş santrallerinin dengeleme ile yan hizmet piyasalarına katılımı da öne çıkıyor. Yenilenebilir kaynakların elektrik talebinin önemli bölümünü karşıladığı saatlerde sistem güvenilirliğinin korunabilmesi için yalnızca yeni hatlara değil, şebekenin işletilmesine ilişkin kuralların geliştirilmesine de ihtiyaç duyuluyor.
Türkiye’nin açıkladığı çerçeve, yenilenebilir enerji yatırımcılarının ulusal kapasite hedeflerinin yanı sıra projelerinin bağlanacağı bölgelerdeki şebeke planlarını da izlemesini gerektiriyor. Yeni bir iletim hattının tamamlanma tarihi, santralin bağlantı imkanını ve işletmeye geçiş takvimini doğrudan etkileyebilir.
Önümüzdeki dönemde açıklanacak güzergahlar, bağlantı noktaları ve yapım programları, 28 milyar dolarlık elektrik iletim yatırımının sahadaki karşılığını değerlendirmeye yardımcı olacak. Finansman sözleşmeleriyle gerçekleşen harcamaların ayrı izlenmesi ise planlanan büyüklük ile fiili uygulama arasındaki farkın görülmesini sağlayacak.




