Hyundai, Çinli elektrikli araçlar için ABD’yi uyardı
Hyundai CEO’su Jose Munoz, yüksek tarifeler kaldırılırsa Çinli elektrikli araçlar nedeniyle ABD otomotiv pazarında ciddi rekabet yaşanabileceğini söyledi.
Hyundai Motor Üst Yöneticisi Jose Munoz, Çinli elektrikli araç üreticilerinin ABD pazarında hızla büyüyebileceği uyarısında bulundu. Munoz, yüksek gümrük vergileri ve diğer ticari kısıtlamaların kaldırılması halinde Çinli markaların, Avrupa’da elde ettikleri kazanımlara benzer bir şekilde ABD otomotiv sektöründe de etkili olabileceğini söyledi.
ABD’li otomotiv şirketleri ve bazı siyasetçiler, Çinli üreticilerin ülke pazarına girmesine uzun süredir karşı çıkıyor. Sektör temsilcileri, Çinli markaların daha düşük fiyatlarla rekabet etmesinin yerleşik üreticiler üzerinde baskı oluşturabileceğini savunuyor.
Reuters’ın aktardığına göre Munoz, Çinli araçların İtalya, İspanya ve Fransa gibi bazı pazarlarda rakip modellere kıyasla yüzde 30 ila 40 daha ucuz olduğunu belirtti. Bu farkın, Avrupa Birliği’nin Çin’de üretilen elektrikli araçlara uyguladığı ek tarifelere ve diğer ticari önlemlere rağmen ortaya çıktığı ifade edildi.
Munoz, Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasındaki uygulama farkını da örnek gösterdi. Çinli elektrikli araçlara yüksek tarifeler veya önemli giriş engelleri uygulamayan Birleşik Krallık’ta bu markaların satışlarda güçlü bir konuma ulaştığını söyleyen Hyundai CEO’su, ülkenin otomotiv pazarının Çin’e benzemeye başladığını dile getirdi.
2026’nın ilk yarısında Çin’de üretilen araçlar Avrupa Birliği’ndeki otomobil satışlarının yüzde 9’unu oluştururken, bu oran Birleşik Krallık’ta yüzde 15’e ulaştı. Bu veriler, ticari engellerin daha sınırlı olduğu pazarlarda Çinli elektrikli araçların daha yüksek satış oranlarına ulaşabildiğini gösteriyor.
Çinli üreticilerin teknoloji, yenilikçilik ve ürün geliştirme alanlarında kaydettiği ilerlemeyi de öven Munoz, bu markaların rekabet gücünün dikkat çekici seviyeye ulaştığını söyledi. Hyundai yöneticisinin açıklamaları, ABD’de Çinli otomotiv şirketlerine yönelik yüksek tarifelerin ve pazar kısıtlamalarının sürdürülmesi yönündeki tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.




