Japon Yeni Krizi: Piyasalarda Yeni Endişe Dalgası

Japonya’da zayıf yen tartışmaları, piyasalarda yeni endişelere yol açarak satışları hızlandırma riski taşıyor.

Japonya’da Başbakan Sanae Takaichi’nin, yaklaşan erken seçimler öncesinde zayıf yenin ihracat için büyük bir fırsat sunduğunu ifade etmesi, mali disiplin ve döviz kuru istikrarı konularında zaten hassas olan piyasalarda yeni kaygılara yol açtı. Yatırımcılar, bu gevşek maliye politikalarının Japon tahvilleri ve yen üzerinde yeni bir satış dalgası yaratabileceğinden endişe ediyor.

Takaichi, 8 Şubat’ta gerçekleştirilecek erken seçimler öncesinde yaptığı konuşmada, zayıf yenin gıda ve otomotiv gibi sektörlerde, ABD tarifelerine karşı tampon görevi gördüğünü belirterek, bunun ekonomiye önemli katkılar sağladığını savundu. Ancak bu açıklama, Japonya Maliye Bakanlığı’nın aşırı döviz dalgalanmalarına karşı müdahale seçeneğini masada tuttuğu yönündeki açıklamalarla çelişen bir durum olarak değerlendirildi.

Gelen tepkilerin ardından sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Takaichi, güçlü ya da zayıf yen konusunda bir tercih belirtmediğini ifade etti. Hükümetin finansal piyasaları dikkatle izlediğini vurgulayan Takaichi, döviz kuru yönü hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçınacağını belirtti. Amacının zayıf yeni övmek değil, kur dalgalanmalarına dayanıklı bir ekonomik yapı oluşturmak olduğunu ifade eden Takaichi, yerli yatırımların artırılmasının önemine de dikkat çekti.

Yen, ABD doları karşısında son 18 ayın en düşük seviyelerine yaklaşırken, bu durum Japonya’da ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu körüklüyor. Artan enflasyon, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz artırma ihtimalini gündeme getirirken, piyasalarda belirsizlik yaratıyor. Maliye Bakanı Satsuki Katayama, gerektiğinde yen’i desteklemek için adım atılacağını defalarca dile getirdi. Bu açıklamalar, piyasalarda olası bir döviz müdahalesi sinyali olarak algılanıyor.

Eski başbakan ve maliye bakanı Yoshihiko Noda, zayıf yen politikasını sert bir dille eleştirerek, aşırı değer kaybeden yenin daha çok hane halkını olumsuz etkilediğini savundu. Noda, “Kimse ev bütçesine bakarken aşırı zayıflayan bir yen karşısında mutlu olamaz,” diyerek hükümetin sıradan vatandaşın yaşadığı mali baskıları göz ardı ettiğini ifade etti.

Son haftalarda Japon devlet tahvillerinde sert satışlar yaşanırken, uzun vadeli tahvil getirileri rekor seviyelere yükseldi. Yen, daha önce müdahaleye yol açan seviyelere yaklaşmıştı. Piyasalar, Japon ve ABD yetkililerinin bankalarla kur seviyeleri hakkında temas kurduğu yönündeki haberlerin ardından geçici bir rahatlama yaşadı. Ancak yatırımcılar, Japonya’nın kamu borcunun milli gelirin iki katını aşması nedeniyle mali disiplin konusundaki her mesajı dikkatle izliyor.

Eski üst düzey döviz yetkilisi Hiroshi Watanabe, Japonya piyasalarının hâlâ son derece kırılgan olduğunu belirterek, iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) oy kaybı endişesiyle yeni vergi indirimlerine yönelmesi durumunda, tahvil ve yen piyasasında sert bir satış dalgası yaşanabileceği uyarısında bulundu. Watanabe, bu durumun İngiltere’de yaşanan “Truss şoku” benzeri bir güven krizine yol açabileceğini ifade etti.

Uzmanlar, Japonya’nın yapısal dış ticaret açığı, kamu maliyesine yönelik endişeler ve BOJ’un faiz patikasına ilişkin belirsizliklerin yenin kalıcı bir şekilde güçlenmesini zorlaştırdığını belirtiyor. Kısa vadede dolar/yen paritesinde 140’lı seviyeler görülebilse de, güçlü bir değerlenme trendi beklenmiyor. Küresel piyasalarda artan riskten kaçış eğilimi, Japon varlıkları için ek bir baskı unsuru oluşturuyor. Jeopolitik gerilimlerin artması, emtia piyasalarındaki sert dalgalanmalar ve küresel tahvil satışları, Japon tahvil-yen denkleminde olumsuz bir geri besleme döngüsü yaratma riski taşıyor.

Uzmanlar, yenin zayıflamasının kısa vadede ihracatçılara destek sağlasa da, uzun vadede enflasyon, hane halkı alım gücü ve finansal istikrar açısından ciddi maliyetler doğurabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu