Savaşın Rantçıları: Enerji Krizi ve Ekonomik Etkileri
Savaşın yarattığı enerji krizi, dev enerji şirketlerine büyük kazanç sağlarken, Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri de derinleşiyor.
Mithat YURDAKUL / ANKARA – ABD ile İsrail ve İran arasındaki çatışmalar sürerken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, bu gerilimin Türkiye ekonomisi üzerindeki çok yönlü etkilerini ortaya koydu. Rapora göre, Hürmüz Boğazı’ndaki olası aksaklıklar, günlük yaklaşık 15 milyon varil petrol akışını tehlikeye atabilir. Eğer Brent petrol fiyatları 100 dolar seviyelerinde kalırsa, Türkiye’nin dış ticaret açığının 134 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Savaşın devam etmesi durumunda, Türkiye’nin Körfez ülkelerine yaptığı ihracatta yıllık kaybın 5 milyar dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki olası kesintilerin etkisiyle alternatif enerji ve lojistik hatlarının kapasitesinin sınırlı kalacağı belirtiliyor. Raporda, Hürmüz Boğazı’nı bypass etmeye yönelik bazı altyapıların mevcut olduğu ancak bunların olası kesintileri telafi etme kapasitesinin yetersiz olduğu vurgulanıyor.
Savaşın mevcut seyri devam ederse, Türkiye’nin Körfez ülkelerine yönelik ihracatında belirgin bir düşüş gözlemleniyor. Mart ayından itibaren bu düşüşün daha da belirgin hale geldiği ifade ediliyor. Brent petrol fiyatlarının 100 dolar civarında seyretmesi durumunda, Türkiye’nin toplam ihracatının 22 milyar dolar artışla 295.5 milyar dolara, ithalatının ise 431 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu senaryoya göre, Türkiye’nin dış ticaret açığının 134 milyar dolara ulaşabileceği kaydediliyor. Ayrıca, bölgedeki çatışmaların birkaç hafta süren yoğun bir seyir izlemesi durumunda, Merkez Bankası’nın TL’nin değerini koruyacak döviz likiditesinin azalabileceği endişesi mevcut.
Küresel Maliyetler ve Enerji Şirketleri
Çevreci kuruluş 350.org’un yaptığı bir analize göre, İran savaşının ilk ayında artan petrol ve doğalgaz fiyatları, dünya genelindeki tüketicilere ve işletmelere 111 milyar dolara mal oldu. Chevron, Shell ve Exxon Mobil gibi büyük enerji şirketlerinin bu krizden milyarlarca dolar kâr elde etmesi bekleniyor. Bu şirketler, hükümetleri bu kazançları vergilendirmeye çağırdı. Asya’da Filipinler ve Hindistan aşırı kâr vergisi uygulamaları üzerinde çalışırken, Endonezya enerji bağımsızlığı için 100 gigawattlık güneş enerjisi hedefi belirledi. Analizde, fiyat istikrarı ve enerji güvenliği için yenilenebilir enerji yatırımlarının en etkili çözüm olduğu vurgulanıyor.
ABD Savunma Bakanı’nın Yatırım Girişimi
Financial Times’ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in yatırım danışmanı, İran savaşı öncesinde savunma sanayisine milyonlarca dolarlık yatırım yapma girişiminde bulundu. Morgan Stanley bünyesindeki danışmanın, şubat ayında BlackRock ile iletişime geçerek savunma odaklı bir fona yatırım yapmak istediği ifade ediliyor. Bu fon, Lockheed Martin ve Northrop Grumman gibi büyük savunma şirketlerinin hisselerini içeriyor. Ancak, söz konusu yatırım girişiminin, fonun o tarihte banka müşterilerine açık olmaması nedeniyle sonuçlanmadığı bildirildi. LSEG verilerine göre, bu savunma fonu savaşın başlangıcından bu yana %12.4 değer kaybetti. Pentagon sözcüsü Sean Parnell ise bu iddiaları kesin bir dille yalanlayarak, Hegseth’in ne de temsilcilerinin BlackRock ile böyle bir görüşme yapmadığını vurguladı.



