Eskişehir Kalıp Sanayi, Yüksek Hassasiyetle Çözümler Sunuyor
Eskişehir Kalıp Sanayi, yüksek hassasiyetli kalıp üretimi ile sektördeki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Eskişehir Kalıp Sanayi, yüksek hassasiyetli kalıp üretimi alanında sunduğu mühendislik çözümleri ve yaptığı dijitalleşme yatırımlarıyla sektördeki konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Şirket, beyaz eşya ve otomotiv gibi çeşitli sektörler için kalıp ve parça üretimi gerçekleştirerek, üretim kalitesini artırmaya yönelik teknolojik altyapısını sürekli olarak güncelliyor.
Eskişehir Kalıp Sanayi Genel Müdürü Muhammet Ulu, üretim hatlarında dijitalleşme uygulamalarına odaklandıklarını belirterek, müşteri taleplerine hızlı yanıt verebilen esnek üretim yapılarının rekabet avantajı sağladığını ifade etti. Ulu, üretim süreçlerinde hata oranlarını azaltmaya yönelik sistematik iyileştirmeler yaptıklarını vurguladı. “Üretim altyapımızı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin beklentilerini de göz önünde bulundurarak şekillendiriyoruz. Kalıp üretiminde hassasiyet ve sürdürülebilir kalite bizim için temel öncelik. Bu kapsamda makine parkurumuzu yeniliyor, dijital takip sistemleriyle süreçlerimizi anlık olarak izleyebiliyoruz. Müşterilerimizin taleplerine hızlı bir şekilde çözüm sunmak, rekabet gücümüzü artıran en önemli unsurlardan biri. Üretimden teslimata kadar tüm aşamalarda verimliliği artıran uygulamalarla sektörde farklılaşmayı hedefliyoruz.” dedi.
Kalıp tasarımından nihai ürün aşamasına kadar entegre bir üretim yapısı kurduklarını anlatan Ulu, özel projelere yönelik çözümlerin büyüme stratejilerinde önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Yüksek hassasiyet gerektiren kalıp üretiminde mühendislik birikiminin kritik bir rol oynadığını ifade eden Ulu, katma değerli üretimin sektörün geleceği açısından hayati olduğunu kaydetti. Alüminyum döküm süreçlerinde kullanılan özel kalıp sistemlerinin üretiminde de uzmanlaştıklarını aktaran Ulu, bu alandaki bilgi birikiminin bölge sanayisinin gelişimine katkı sağladığını söyledi. Üretimde kalite standardını koruyabilmek için Ar-Ge çalışmalarına sürekli yatırım yaptıklarını belirten Ulu, değişen sektör ihtiyaçlarına uyum sağlayacak çözümler geliştirmeye devam ettiklerini ifade etti.
Muhammet Ulu, sanayicilerin karşılaştığı finansal sorunlara da değinerek, özellikle konkordato süreçlerinde yaşanan belirsizliklerin üretici firmalar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getirdi. Uzayan yargı süreçleri nedeniyle alacakların tahsilinin geciktiğini, uygulanan düşük faiz oranlarının enflasyon karşısında önemli kayıplara yol açtığını belirtti. “Konkordato süreçlerinin beklenenden daha uzun sürmesi işletmeler için ciddi bir finansman yükü yaratıyor. Alacaklarımızı tahsil edebilmek için uzun yıllar beklemek zorunda kalıyoruz. Süreç sonunda uygulanan faiz oranları piyasa koşullarının oldukça altında kalıyor. Enflasyonun yüksek seyrettiği bir ortamda bu durum firmaların reel anlamda zarar etmesine yol açıyor. Sanayicinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için bu süreçlerin daha hızlı ve dengeli bir şekilde yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
Beyaz eşya sektöründeki gelişmeleri de değerlendiren Ulu, küresel talepteki dalgalanmaların ve maliyet artışlarının üreticiler üzerinde baskı oluşturduğunu, buna karşın teknolojik dönüşümün sektörde yeni fırsatlar yarattığını ifade etti. Ulu, “Beyaz eşya sektörü son dönemde hem iç pazardaki talep daralması hem de küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Özellikle enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış, üretim planlamasını zorlaştırırken, ihracat pazarlarında rekabet koşulları da giderek ağırlaşıyor. Buna rağmen sektörün uzun vadede büyüme potansiyelini koruduğunu düşünüyorum. Akıllı ürünler, enerji verimliliği yüksek teknolojiler ve sürdürülebilir üretim anlayışı, önümüzdeki dönemde sektörü şekillendirecek temel unsurlar olacak. Bu dönüşüme uyum sağlayan firmaların rekabet avantajı elde edeceğine inanıyorum.” dedi.




