Petrol Fiyatlarındaki Düşüş Faiz Beklentilerini Şekillendiriyor

Petrol fiyatlarındaki düşüş, faiz kararları üzerindeki beklentileri etkiliyor. Uzmanlar, piyasalardaki belirsizliği değerlendiriyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve İran, İsviçre’de geçici bir barış anlaşması imzalayarak, küresel petrol fiyatlarında önemli bir düşüşe yol açtı. Enerji piyasasında yaşanan bu geri çekilme, uluslararası petrol fiyatlarını son üç ayın en düşük seviyesine indirdi. Yatırımcılar ve küresel fonlar, çarşamba günü gerçekleştirilecek Federal Rezerv para politikası toplantısı öncesinde farklı görüşlere sahip. Petrol fiyatlarındaki bu gerileme, enflasyonist baskıları azaltma potansiyeli taşıyor. Wall Street’teki finansal kuruluşlar, önümüzdeki aylarda faiz oranlarıyla ilgili olarak zıt görüşler sergiliyor.

Tahvil ve faiz türevleri piyasalarında işlem gören varlıklar, fonların farklı yönlerde pozisyon aldığını gösteriyor. Yatırımcılar, çarşamba günü yapılacak olan sabit bırakma beklentisinden çok, yeni Federal Rezerv Başkanı Warsh’ın düzenleyeceği ilk basın toplantısına odaklanmış durumda. Geçtiğimiz ay Powell’ın yerine göreve gelen Warsh, piyasa aktörlerine henüz net bir politika çerçevesi sunabilmiş değil. Bank of America’nın faiz stratejisi başkanı Mark Cabana, yatırımcıların Warsh etrafında bir uzlaşma sağlayamadığını belirtiyor ve fiyatlamaların piyasadaki çok sesli yapıyı yansıttığını ifade ediyor.

Petrol Fiyatlarındaki Düşüş Enflasyonu Etkiliyor

Petrol fiyatlarındaki keskin düşüş, Wall Street uzmanlarının faiz tahminlerini etkiliyor. Tahvil yatırımcıları, faiz artışı yönünde pozisyon alırken, Citigroup’un baş ekonomisti Andrew Hollenhorst, düşen petrol fiyatları ve zayıflayan iş gücü piyasası nedeniyle kurumun bu yıl üç faiz indirimi beklentisini koruduğunu vurguluyor. Hollenhorst, enerji maliyetlerindeki gerilemenin yeni Başkan Warsh için daha güvercin bir duruş sergileme imkanı sunduğunu savunuyor ve enflasyonist baskıların yön değiştirerek deflasyonist bir yapıya büründüğünü ifade ediyor.

Citigroup uzmanları, merkez bankası yetkililerinin politika metninden gevşeme eğilimi ifadelerini çıkaracağını öngörüyor. Kurum, mevcut tahminlerin bu yıl için bir indirim öngörmediğini düşünüyor. Citigroup’un baz senaryosu, düşen petrol fiyatları ve zayıf istihdam verileri ışığında Eylül ayında indirim döngüsünün başlayabileceğini işaret ediyor. Hollenhorst, istihdam piyasasının direncini koruması halinde indirim takviminin 2027 yılına kadar uzayabileceğini öngörüyor. Opsiyon piyasasındaki yatırımcılar ise tek bir yönde ağırlık oluşturmaktan kaçınıyor.

Şahin Beklentiler Petrol Fiyatlarındaki Düşüşü Zorluyor

Finansal piyasalar, petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen kurumsal düzeyde ortak bir zemin bulmakta zorlanıyor. Kurumsal yatırımcılar, petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen Amerikan ekonomisinin ve istihdam pazarının gücünü koruduğunu belirtiyor. Geçtiğimiz hafta, faiz beklentilerine yönelik opsiyon işlem hacmi, normal seviyelerin yüzde 50 üzerinde gerçekleşti.

Yatırımcılar, işlemlerini belirli bir yöne yönlendirmekten kaçınıyor. Constitution Capital faiz işlemleri yöneticisi Jeff Schuh, piyasanın indirim beklentilerinden vazgeçmediğini ancak sürecin uzayabileceğini ifade ediyor. Büyük finansal kurumlar, faiz patikasına yönelik tahminlerinde derin bir ayrışma yaşıyor.

Kurumların faiz beklentileri, Amerikan ekonomisinin kritik bir dönüm noktasından geçtiğini gösteriyor. PGIM yönetimi, yıl içinde peş peşe üç kez faiz artışı olacağını öngörüyor. BNP Paribas uzmanları ise sıkılaşma adımlarının Aralık ayında başlayacağını ve toplamda üç artışa ulaşacağını tahmin ediyor. Merkez bankası politika yapıcıları, makroekonomik dengeyi sağlamak için düşen petrol fiyatları ile dirençli istihdam verilerini aynı potada eritmeye çalışıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu