BIST100’de Aselsan ve Kiler Holding’in Yükselişi Dikkat Çekiyor
BIST100 endeksinde Aselsan ve Kiler Holding’in etkisi artarken, piyasa dinamikleri uzmanlar tarafından değerlendiriliyor.
ŞEBNEM TURHAN
Borsa İstanbul’un önemli endeksleri arasında yer alan BİST100, BİST30, BİST50 ve teknoloji endekslerinde Aselsan, %10,33’lük ağırlığıyla ön plana çıkıyor. 2025 yılı itibarıyla hızlı bir yükseliş gösteren bazı şirketler, geçmiş yıllarda ilk on arasında yer bulamazken, bu yıl dikkat çekici bir performans sergiliyor. Özellikle Kiler Holding, Aselsan ile rekabet ederken, geçen yıl halka arz edilen Destek Finans Faktoring de endeksin yönünü etkileyen önemli bir aktör haline geldi. Deniz Yatırım’ın analizine göre, pandemi sonrası dönemde fiyatı hızla artan şirketlerin endekslerdeki ağırlığı da artış gösterdi. Uzmanlar, piyasa değeri ve işlem hacmine dayanan kriterlerin, hisse fiyatlarının şişirilerek endeks etkisi yaratılmasına yol açtığını ifade ediyor.
BİST100 endeksinde Aselsan’ın %10,33’lük ağırlığı, 2025 yılı sonunda %8,2 seviyesine gerileyerek yine zirvede yer alacağı öngörülüyor. BİMAŞ, %6,7 ağırlığı ile ikinciliğini korurken, Akbank üçüncülüğünü Tüpraş’a kaptırmış durumda. Türk Hava Yolları ise dördüncü sıradan beşinci sıraya gerileyerek, Kiler Holding’in altıncı sıraya yükselmesine zemin hazırladı. Kiler Holding, geçen yıl %829,72 oranında bir artışla dikkat çekerken, Destek Finans Faktoring ise endeksin en yüksek getirisine sahip ikinci şirket konumunda. Aselsan ve Kiler Holding’in yılın başından itibaren gösterdiği hızlı performans, BİST100 endeksindeki rekorların arkasındaki temel etkenlerden biri oldu. Ancak, Aselsan’ın son dönemdeki düşüşü, BİST100 endeksinin yükselişini durdurdu.
Deniz Yatırım’ın 2026 Strateji Raporu’nda, yıllar içindeki endeks ağırlıklarının nasıl değiştiği de incelendi. 2012 yılında BİST100 endeksindeki ilk 50 hissenin ağırlığı %95,2 iken, 2025 yılı sonunda bu oran %86,4’e gerilemiş durumda. Son günlerde bu ağırlık %87,5 seviyesine ulaştı. Yıllar içinde ilk on şirketin payı azalırken, pandemi sonrası ilk yirminin ortalaması %60’larda iken, 2025 yılı kapanışında %64 olan ağırlık, günümüzde %65,88’e yükseldi. Özellikle bankacılık sektöründeki ağırlığın sert düşüşü dikkat çekiyor; 2012 yılında ilk on bankanın BİST100 içindeki ağırlığı %36,4 iken, 2025 sonunda %12,5 seviyesine geriledi.
Şirketlerin BİST100 endeksine girmesi ve ağırlıklarının artması, performanslarıyla doğrudan ilişkilidir. Bir hissenin endeksteki ağırlığı, fiili dolaşımda bulunan kısmının piyasa değeri ile belirleniyor ve piyasa değeri, şirketin fiyatı yükseldikçe artıyor. Bu durum, ağırlıkların da artmasına neden oluyor. BİST100 endeksine alınacak şirketler, ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında belirleniyor ve temel etkenler arasında işlem hacmi ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değeri yer alıyor. Endeks içindeki ağırlıklar ise üç ayda bir yeniden değerlendiriliyor.
Bir şirketin BİST100’e katılması için en önemli etken hızlı yükselişidir. Uzmanlar, bazı şirketlerin analist raporu veya geçerli bir neden olmaksızın iyi bir performans gösterebildiğini ve bu durumun istenilen endekse girmelerini sağladığını belirtiyor. BİST100’e girmek, bir şirketin MSCI endeksine girerek yabancı yatırımcıların ilgisini çekmesinin de bir yolu olduğu için büyük önem taşıyor. Ancak uzmanlar, bazı kişilerin belirli şirketlerin fiyatını şişirerek istenilen endekse girmelerini sağladığını ve bu durumun endeksin yönünü belirlemede etkili hale geldiğini vurguluyor. 2026 yılı için hedef şirketlerin şimdiden belirlendiği de ifade ediliyor.
Uzmanlar, şirketlerin endeksteki ağırlığını belirleyen kuralların gözden geçirilmesi gerektiğini, itiraz edilmesi gerekenin Aselsan veya BİM değil, analist raporu veya haber akışı olmayan şirketlerin yüksek ağırlığa sahip olmaları olduğunu belirtiyor. Bankacılık, havacılık ve holdingler gibi sektörlerdeki olumsuz durumlar göz önüne alındığında, Aselsan’ın artan performansının yanına Kiler Holding’in eklenmesi, diğer şirketlerin temsil yeteneğini zayıflatıyor. Endeksin bir ortalama olduğunu hatırlatan uzmanlar, regülatörlerin gerekli düzenlemeleri zamanında yapması gerektiğini ifade ediyor.
Uzmanlar, geçmişte yüksek ağırlığa sahip olan Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin endekste azalan ağırlıkları ile yeni giren şirketlerin artan ağırlıkları arasında bir dengesizlik olduğunu belirtiyor. Bu durum, hisse fonlarını da olumsuz etkiliyor. BİST100 endeksine alınma kriterleri arasında bilanço kriterinin bulunmadığını, bunun artık eklenmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, yatırımcı algısını bozmamak adına düzenlemelerin zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyor. Son dönemde şirket fiyatlarının şişirilerek BİST100 endeksine sokulması ve ardından MSCI yolunun açılması, bir yöntem haline geldiği için bu duruma bir çözüm bulunması gerektiği belirtildi.




