Hürmüz Boğazı’ndaki Gelişmelere Dair ABD’den Taslak Karar
ABD, Hürmüz Boğazı’ndaki İran uygulamalarına karşı BM Güvenlik Konseyi’ne karar taslağı sundu.
Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hürmüz Boğazı’ndaki İran uygulamalarının uluslararası ticaret ve istikrar açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, bu konuya dair BM Güvenlik Konseyi’ne bir karar taslağı sunduklarını açıkladı. Waltz, ABD’nin Bahreyn ve diğer Körfez ülkeleriyle birlikte bu taslağı hazırladığını vurguladı.
Taslak kararın seyrüsefer özgürlüğü ilkesine dayandığını ifade eden Waltz, bu ilkenin dünya genelindeki ticaretin ve istikrarın temelini oluşturduğunu belirtti. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda gerçekleştirdiği mayın döşeme ve geçiş ücreti alma faaliyetlerinin uluslararası hukukun ihlali olduğunu savunan Waltz, bu tür eylemlerin küresel ticareti olumsuz etkilediğini söyledi.
Waltz, İran’ın BM kararlarına karşı gelerek ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlediğini, mayın döşediğini ve geçişlerde ücret talep ettiğini öne sürdü. Taslakta, İran’dan bu tür faaliyetleri durdurması, mayın döşemeyi bırakması ve insani yardımların geçişine izin vermesi talep ediliyor. Ayrıca, geçiş ücretinin alınmasını ‘rüşvet ödemesi’ olarak nitelendirdi.
Waltz, İran’ın geçiş ücreti uygulamasının sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı etkilediğini belirterek, bunun uluslararası toplum için bir cezalandırma girişimi olduğunu ifade etti. Taslak kararın, İran’ın ihlallerinin Güvenlik Konseyi’nde ele alınmasını öngördüğünü belirten Waltz, ABD’nin seyrüsefer özgürlüğü ve uluslararası hukukun yanında durma kararlılığını vurguladı ve diğer konsey üyelerini BM’nin temel ilkelerini korumaya davet etti.
Açıklamanın ardından, İran ile süregelen müzakerelere dair bir soruya yanıt veren Waltz, bir anlaşma sağlansa bile İran tarafından döşenmiş mayınların dünya için hala bir sorun teşkil etmeye devam edeceğini dile getirdi. Taslak kararda, bu mayınların yerinin tespit edilmesi ve döşenmesinin durdurulması gerektiğini belirten Waltz, uluslararası toplumun mevcut durumu aşmanın yanı sıra gelecekteki olası çatışmalara karşı da bir emsal oluşturması gerektiğini vurguladı.




