Brent Petrol, Hürmüz Trafiğiyle 72 Dolar Seviyesine Düştü

Brent petrol, Hürmüz Boğazı’ndaki artan trafik ve ABD-İran görüşmeleriyle 72 dolara geriledi. İran ve Rusya’nın arzı piyasayı etkiliyor.

Brent petrol fiyatları, çarşamba günü varil başına 72 dolara düşerek, 27 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. UKOIL, %1,47 oranında bir azalma gösterirken, yatırımcılar ABD-İran barış görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye akışındaki iyileşmeyi fiyatlandırmaya başladı.

Petrol piyasasında etkili olan ana faktör, jeopolitik risk priminin azalması ve deniz yoluyla taşınan arzın artması olarak belirlendi. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker akışları, hafta sonu yaşanan karşılıklı saldırıların ardından sınırlı bir iyileşme gösterdi. Ancak, bu trafik hâlâ savaş öncesi seviyelerin altında kalmaya devam ediyor.

ABD müzakerecileri Jared Kushner ve Steve Witkoff, Katar’da yürütülen görüşmelerde İran ile dolaylı temasları ilerletmeye devam ediyor. Üst düzey bir ABD yönetim yetkilisi, bu teknik görüşmelerin tansiyonu azaltmayı amaçladığını ifade etti.

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi üreticilerini küresel piyasalara bağlayan kritik bir geçiş noktasıdır. Bu nedenle, bölgede tansiyonun düşeceğine dair her sinyal, Brent petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir baskı yaratmaktadır. Tüccarlar, barış görüşmelerinin arz kesintisi riskini azaltıp azaltmayacağını dikkatle izliyor.

Katar’daki temasların yapıcı bir şekilde ilerlediğine dair yorumlar, petrol piyasasında kısa vadeli risk iştahını değiştirdi. Brent petrol, daha önce bölgedeki çatışma ve nakliye kesintisi ihtimaliyle fiyatlanan primin bir kısmını geri verdi.

Tanker akışlarında görülen sınırlı iyileşme, arz tarafındaki endişeleri azalttı. Ancak, akışların savaş öncesi seviyelere dönmemesi, piyasalarda temkinli fiyatlamanın devam ettiğini gösteriyor.

Hafta sonu yaşanan karşılıklı saldırılar, enerji nakliye hatlarında kısa süreli bir baskı yaratmıştı. Ardından, gemi hareketlerinde kademeli bir toparlanma gözlemlendi. Brent petrol için bu durum, fiyatların jeopolitik gelişmelere duyarlı kalacağını gösteriyor.

Tahran, Hürmüz Boğazı üzerinde denizcilik idari kontrolü talebini sürdürmeye devam ediyor. İran’ın bu tutumu, görüşmelerde ilerleme sağlansa bile geçiş hattına dair belirsizlikleri koruyor. Piyasa, diplomatik temaslar ile sahadaki kontrol talepleri arasındaki farkı fiyatlamaya devam ediyor.

İran ihracatı, ABD deniz ablukasının kaldırılmasının ardından 40 milyon varili aştı. Bu durum, Brent petrol üzerinde arz yönlü bir baskı oluşturdu. İran petrolünün yeniden daha yüksek hacimlerle piyasaya dönmesi, kısa vadeli dengeyi alıcılar lehine çevirdi.

Aynı dönemde Rusya’nın sevkiyatları da rekor seviyelere ulaştı. Deniz yoluyla taşınan stoklarda belirgin birikim oluştu. Artan deniz üstü envanter, petrol piyasasında arz fazlası algısını güçlendirdi.

Brent petrol fiyatları, İran ve Rusya kaynaklı ek hacimlerle birlikte diplomatik riskin azalmasını aynı anda fiyatlandırdı. Bu durum, varil fiyatının 72 dolar seviyesine çekilmesinde etkili oldu. Arzın hızlı bir şekilde toparlanması, Hürmüz Boğazı kaynaklı risk primini sınırladı.

Petrol piyasasında düşüş eğilimi belirginleşse de jeopolitik risk tamamen ortadan kalkmış değil. Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denizcilik idari kontrolü talebinde ısrar etmesi, görüşmelerin sonraki aşamalarında yeni gerilim alanları yaratabilir.

Brent petrol için kısa vadeli yön, tanker akışlarının savaş öncesi seviyelere yaklaşıp yaklaşmamasına bağlı kalacak. ABD-İran temasları ilerler ve sevkiyatlar normalleşirse fiyatlar üzerindeki baskı devam edebilir. Aksi takdirde, Hürmüz Boğazı kaynaklı risk primi yeniden yükselebilir.

Son fiyatlamalar, piyasanın arz kesintisi korkusundan arz birikimi temasına geçtiğini gösteriyor. Brent petrol, 27 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesine inerken, yatırımcılar hem diplomasi trafiğini hem de deniz yoluyla taşınan stokları dikkatle izliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu