ExxonMobil ve Chevron’un Kârı Üç Katına Çıktı
ExxonMobil ve Chevron, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar nedeniyle kârlarını üç kat artırdı.
İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik sorunları, akaryakıt fiyatlarını yükselterek ABD’nin önde gelen enerji şirketleri ExxonMobil ve Chevron’un kârlarında dikkat çekici bir artışa neden oldu. Bu durum, hem sürücüler hem de sanayi için maliyet baskısını artırırken, iki şirketin mali tablolarında da önemli bir sıçrama yaşandı.
ExxonMobil ve Chevron, 2026 yılının ikinci çeyreğinde toplamda yaklaşık 26,6 milyar dolar net kâr elde etti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre üç katlık bir artış gösterdi ve bu büyümenin temel sebepleri arasında yüksek petrol fiyatları ve güçlü rafineri marjları yer aldı.
ExxonMobil, bu çeyrekte 14 milyar 525 milyon dolar net kâr açıkladı. Şirketin hisse başına kârı 3,48 dolar olarak belirlenirken, düzeltilmiş kârı 14 milyar 680 milyon dolara ulaştı. ExxonMobil’in faaliyetlerinden elde ettiği nakit akışı 23,6 milyar dolar, serbest nakit akışı ise 17,2 milyar dolar oldu. Şirket, aynı dönemde hissedarlarına toplam 9,4 milyar dolar temettü ve hisse geri alımı gerçekleştirdi.
Chevron’un net kârı ise 12 milyar 72 milyon dolar olarak kaydedildi. Geçen yılın aynı döneminde 2 milyar 490 milyon dolar kâr açıklayan Chevron, bu çeyrekte kârını yaklaşık beş kat artırmış oldu. Şirketin hisse başına kârı 6,11 dolar, düzeltilmiş kârı ise yaklaşık 12 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Chevron’un faaliyet nakit akışı 22,6 milyar dolar, serbest nakit akışı ise 18,1 milyar dolara ulaştı.
Yüksek ham petrol fiyatları, bu şirketlerin üretim gelirlerini artırmakla kalmayıp, rafineri faaliyetlerinden de önemli bir katkı sağladı. ExxonMobil, enerji ürünleri biriminden 5,5 milyar dolara yakın kâr elde etti ve ABD Körfez Kıyısı’ndaki yüksek kapasite kullanımı sayesinde tarihin en güçlü ikinci çeyrek motorin üretimini gerçekleştirdi. Chevron’un rafineri ve satış faaliyetlerinden elde ettiği kâr ise geçen yılın aynı dönemindeki 737 milyon dolardan 4 milyar 868 milyon dolara yükseldi. Şirketin ABD rafinerilerindeki ham petrol işleme hacmi günlük 1 milyon 70 bin varille rekor seviyeye ulaşırken, kapasite kullanım oranı yüzde 97’yi aştı.
Petrol ürünleri piyasasındaki sıkışıklığın arkasında Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat sorunları, küresel stoklardaki azalma, Çin’in sınırlı ürün ihracatı ve Rus rafinerilerindeki kesintiler yer alıyor. ExxonMobil ve Chevron yöneticileri, motorin başta olmak üzere rafine ürün fiyatlarının yılın ikinci yarısında da yüksek kalabileceğini belirtiyor. Şirketler, petrol üretiminin artırılmasının akaryakıt piyasasındaki sıkılığı tek başına çözmeye yetmeyeceğini ifade ediyor. Ham petrolün rafinerilere ulaşması, işlenmesi ve ürünlerin tüketim merkezlerine taşınmasındaki aksaklıklar, fiyat baskısının devam etmesine yol açıyor.
Hürmüz Boğazı’ndan yapılan sevkiyatların tam kapasiteye dönmesi, piyasalardaki dengeyi sağlamak açısından kritik bir öneme sahip. Ayrıca, rafinerilerde planlanan bakım çalışmaları da yeni riskler oluşturuyor. Chevron, bakım duruşlarının üçüncü çeyrekte rafineri ve satış biriminin kârını 175 milyon ile 225 milyon dolar arasında azaltabileceğini öngörüyor. Bu durum, şirket kârlarını sınırlayabilecek olsa da, küresel akaryakıt arzındaki sıkışıklığın kısa sürede ortadan kalkmayacağını gösteriyor.
ExxonMobil ve Chevron’un yüksek kârları, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarını doğrudan etkilemiyor. Ancak, bu şirketlerin bilançosunu büyüten küresel rafineri marjları ve ürün arzındaki sıkılık, Türkiye’deki pompa fiyatlarını etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları, Brent petrol fiyatlarının yanı sıra Akdeniz piyasasındaki ürün fiyatları, dolar kuru ve vergilerle belirleniyor. Dolayısıyla, ham petrol fiyatları sınırlı bir değişim gösterse bile, motorin ve benzin arzındaki küresel daralma, Akdeniz ürün fiyatları üzerinden pompa fiyatlarına yeni maliyet baskıları getirebilir.
Artan akaryakıt fiyatları yalnızca araç sahiplerini değil, karayolu taşımacılığı, tarım, madencilik, lojistik ve üretim gibi sektörlerde de yakıt maliyetlerinin artmasına neden olarak tüketici fiyatlarına kadar uzanan geniş bir etki yaratmaktadır. Yılın kalan döneminde Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği, Çin’in akaryakıt ihracatı, Rus rafinerilerindeki kesintiler, planlı bakım duruşları ve Akdeniz ürün fiyatları dikkatle izlenecektir.




