Bitcoin Arzının Yüzde Elli Zarar Durumuna Geçti
Bitcoin arzının yarısı zarar durumuna geçti. Piyasa verileri, kârda olan miktarın düşüş döneminin en düşük seviyelerine yaklaştığını gösteriyor.
Bitcoin arzında kârda olan miktarın, önceki kripto para piyasası düşüş döneminin en düşük seviyelerine yaklaştığı bildiriliyor. Zincir üstü verilere göre, hem kârda hem de zararda tutulan Bitcoin miktarları, 2022 yılındaki kripto para düşüş piyasasıyla benzer seviyelere gerilemiş durumda.
Piyasa analiz platformu CryptoQuant’ın verilerine göre, şu anda yaklaşık 11,2 milyon Bitcoin kârda, 8,2 milyon Bitcoin ise zararda bulunuyor. Önceki düşüş döneminde kârda olan arz, en düşük 9 milyon Bitcoin seviyesine inerken, zarardaki miktar 10,6 milyon Bitcoin’e ulaşmıştı. Bağımsız veri sağlayıcısı Glassnode da zarardaki Bitcoin miktarının 2022’nin sonundan bu yana görülmemiş bir düzeyde olduğunu doğruluyor.
CryptoQuant analisti Darkfost, mevcut durumun son kripto para düşüş dönemindeki koşullarla karşılaştırıldığında belirgin bir değer kaybı aşamasına yaklaştığını ifade etti. Diğer yandan, Bitrue araştırma direktörü Andri Fauzan Adziima, verilerin anlık bir değer kaybından ziyade artan piyasa stresini işaret ettiğini belirtti. Geçmişteki dip noktalarında zarar eden arzın yüzde 50’nin üzerine çıktığını, kârda olan arzın ise yüzde 45 veya daha düşük seviyelere gerilediğini kaydeden Adziima, bu dönemlerde net gerçekleşmemiş kâr/zarar (NUPL) ve piyasa değeri-gerçekleşen değer oranı (MVRV) gibi göstergelerin de tarihi aşırı seviyelere ulaştığını vurguladı. Araştırmacıya göre, mevcut veriler 55 bin dolar civarında olası bir yapısal taban işareti veriyor; ancak tam bir dip oluşumundan önce ek düşüş veya yatay seyir yaşanabileceği öngörülüyor.
Bitcoin, yayın anında döngü zirvesinden yaklaşık yüzde 52 oranında gerilemiş durumda. Bu düşüş, önceki ayı piyasalarında kaydedilen yüzde 77 ile yüzde 84 arasındaki düşüşlerin oldukça gerisinde kalıyor. Bitcoin üzerine çalışmalar yürüten araştırmacı Timothy Peterson, Bitcoin’in doların güçlenmesi ve Çin yuanının değer kaybetmesi nedeniyle zorlandığını belirtti. Peterson’a göre, yüksek dolar getirileri sermayenin nakit ve tahvillere yönelmesine neden olurken, Çin’in gevşek para politikası da küresel likidite koşullarını olumsuz etkiliyor.
Bu dinamiğin değişmesi için ABD faiz oranlarının düşmesi ve dolar getirilerinin cazibesini yitirmesi gerekiyor. Peterson, bu senaryonun en erken 2026’nın ikinci yarısında, daha büyük olasılıkla 2027’de gerçekleşebileceğini öngördü. Dolar Endeksi (DXY) son iki ayda yaklaşık yüzde 5 değer kazandı.




