Hürmüz Boğazı Gerilimi Siparişleri Türkiye’ye Yönlendiriyor
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, maliyetleri artırırken Avrupa’dan siparişlerin Türkiye’ye kaymasına yol açıyor.
MTSO Tekstil Konfeksiyon ve Ayakkabı Sanayi Komitesi Meclis Üyesi Salihcan Sağlam, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin tekstil sektöründe önemli değişikliklere yol açtığını ifade etti. Gerilim, navlun ve hammadde maliyetlerini artırırken, Avrupa’daki alıcıların siparişlerini Türkiye’ye yönlendirdiğini belirtti. Sağlam, bu durumun hazır giyim ve konfeksiyon sektörü için yeni fırsatlar yaratabileceğini vurguladı.
Sağlam, mevcut jeopolitik gelişmelerin sektörde maliyet baskısını artırdığını, ancak alıcıların artık sadece fiyatlara değil, ürünlerin teslim koşullarına ve güvenliğine de dikkat ettiğini dile getirdi. Avrupa pazarındaki markalar, güvenli tedarik ve zamanında teslimatın önemini daha fazla kavramış durumda. Uzak Doğu’dan gelen ürünlerdeki navlun artışı ve hammadde belirsizlikleri, alıcıların Türkiye’yi daha güvenilir bir seçenek olarak değerlendirmesine neden oldu.
Türkiye’nin bazı ürün gruplarında ilk bakışta yüksek maliyetli görünebileceğini belirten Sağlam, ancak toplam maliyet hesabında gecikme riskinin, navlun dalgalanmalarının ve hammaddeye erişim sürelerinin de dikkate alındığını ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye’nin Avrupa alıcıları için daha rasyonel bir tedarik merkezi haline geldiğini söyledi.
Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe hız, esneklik ve kısa teslim sürelerinin önemi artarken, Avrupa pazarının güvenilir ve zamanında teslimat yapabilen üreticilere yöneldiğini belirten Sağlam, Türk sektörünün bu durumu fırsata çevirebileceğini kaydetti. Ancak bunun için doğru stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mersin’in bu süreçte stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Sağlam, kentin liman, serbest bölge ve dış ticaret tecrübesi ile tekstil sektörüne güçlü bir zemin sunduğunu ifade etti. Mersin, hızlı yükleme ve organizasyon kapasitesiyle Avrupa’ya yönelik siparişlerde daha görünür hale gelebilir. Ayrıca, Mersin’in 2025 yılına kadar hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında 304 milyon dolara ulaşması, kentin güçlü üretim ve ihracat potansiyelini gösteriyor.
Sağlam, tekstilin Mersin’de sadece bir sanayi kolu olarak değil, geniş bir ekonomik etki alanı yaratan bir sektör olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Her sipariş artışının şehir ekonomisine olumlu yansıyacağını belirten Sağlam, Mersin’in sadece üretim değil, sipariş yönetimi konusunda da güçlü bir merkez haline gelmesi gerektiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin kısa vadede maliyet baskısı oluşturduğunu, ancak orta vadede sipariş tercihlerinde önemli değişiklikler yaratabileceğini belirten Sağlam, Türkiye’nin bu durumu doğru bir şekilde değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Sektörün zor günlerden geçerken yeni fırsatlar elde edebileceğini, ancak bu fırsatların kalıcı hale gelmesi için döviz kurunun da destekleyici bir zeminde ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Son olarak, Sağlam, Türkiye’deki sipariş akışının kalıcı olmasını umduklarını, ancak savaşın sona ermesiyle birlikte bazı kayıplar yaşanabileceğini belirtti. Bu nedenle mevcut siparişlerin korunması ve geleceğe yönelik tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çizdi.




