Özel Kredi Fonlarındaki Para Çekim Sınırlamaları Piyasalarda Endişe Yarattı

Özel kredi fonlarında para çekim sınırlamaları, piyasalarda endişe yaratırken yazılım sektöründeki riskler de gün yüzüne çıkıyor.

SOSYAL MEDYADA BİZE-BÜLTEN Büyük finans kuruluşlarının özel kredi fonlarında para çekimlerini kısıtlaması, piyasalarda endişeleri artırırken, yazılım sektöründeki dönüşümün yarattığı riskler de daha belirgin hale geldi.

S&P 500’de finans sektörü hisseleri, yılın başından bu yana yüzde 11 oranında bir düşüş yaşadı. Bu durum, 2020’den bu yana en kötü ilk çeyrek performansı olarak kaydediliyor. Düşüşün ardında, özel kredi piyasasına dair artan kaygılar yer alıyor.

BlackRock, Morgan Stanley ve Blackstone gibi büyük finansal kuruluşlar, yatırımcı taleplerinin artmasıyla bazı özel kredilerde para çekim işlemlerine sınırlama getirdi. Bu gelişme, piyasalardaki tedirginliği daha da artırdı. Endişelerin büyük bir kısmı, bu fonların yoğun olarak kredi sağladığı yazılım sektöründeki dönüşümle ilgili.

Uzmanlar, yaklaşık 1,8 trilyon dolarlık özel kredi piyasasındaki risklerin büyük olduğunu, ancak sistem geneline yayılacak türden olmadığını belirtiyor. Faiz artışlarının ardından şirketlerin genel mali yapısını korumalarının, bu görüşü destekleyen bir gösterge olduğu ifade ediliyor.

“Korkular abartılı”

JPMorgan analistleri, özel kredi kaynaklı bir krize dair korkuların abartılı olduğunu vurguluyor. Verilen kredilerin, toplam şirket borçlarının yalnızca yaklaşık yüzde 9’unu oluşturduğu belirtiliyor. Ayrıca, bu alandaki yatırımcıların büyük çoğunluğunun kurumsal olması, ani para çıkışlarını sınırlayan bir faktör olarak değerlendiriliyor.

JPMorgan’dan Aaron Mulvihill, durumu “kırmızı değil, sarı alarm” şeklinde tanımlıyor. Mulvihill, bu durumun piyasadan tamamen uzak durmayı gerektirmediğini, ancak daha dikkatli hareket edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Para çekiminde sınırlama

Son yıllarda hızlı bir şekilde büyüyen özel kredi piyasası, son haftalarda piyasalardaki gerilimin artmasıyla daha yakından incelenmeye başlandı. Blue Owl’un varlık satışı kararı ve bazı fonlarda yatırımcıların para çekme haklarının sınırlandırılması dikkat çekiyor.

Morgan Stanley verilerine göre, bu kredilerin yaklaşık yüzde 19’u yazılım şirketlerine verilmiş durumda. Banka, geri ödenemeyen kredilerin özellikle yazılım ve yapay zeka bağlantılı alanlarda artmasını bekliyor. Bu alandaki sorunlu kredi oranının yüzde 8’e yaklaşabileceği öngörülüyor. Yazılım sektörüne verilen kredilerin önemli bir kısmının vadesi önümüzdeki yıllarda dolacak.

Düşük faiz dönemindeki krediler

Piyasalarda büyük bir kriz yaşanmayacağı yönünde genel bir beklenti olsa da, düşük faiz döneminde verilen kredilerin vadesi geldikçe risklerin artabileceği ifade ediliyor.

Bu gelişmelerin etkisiyle bazı şirket hisselerinde sert düşüşler gözlemlendi. Blue Owl hisseleri bu yıl yaklaşık yüzde 40, Ares Management hisseleri ise yüzde 34 değer kaybetti. BlackRock hisselerindeki düşüş ise yüzde 10 civarında gerçekleşti.

Bazı şirketler de fonlardan para çıkışını sınırlayan önlemler aldı. BlackRock, önemli bir kredi fonunda para çekme oranını yüzde 5 ile sınırladı.

Goldman Sachs analistleri, kısa vadede bu fonlardan çıkışların devam edebileceğini belirtiyor. Banka, sektörün ilk çeyrekte net çıkış yaşayacağını ve bu eğilimin önümüzdeki dönemde de sürebileceğini tahmin ediyor. Önümüzdeki iki yıl içinde bireysel yatırımcıların bulunduğu fonlardan toplam çıkışın yüzde 20-30’a ulaşabileceği öngörülüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu