İsrail: ABD ve İran Anlaşması Olsa Bile Askeri Seçenekler Masada
İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, ABD ve İran arasındaki olası anlaşmanın etkisiz olacağını belirtti ve askeri seçeneklerin hala gündemde olduğunu ifade etti.
İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, Washington ile Tahran arasında gerçekleşebilecek bir anlaşmanın hiçbir değer taşımayacağını ifade etti. Cohen, böyle bir anlaşma sağlansa bile İran ile askeri bir çatışmanın kaçınılmaz olabileceğini dile getirdi.
DW Türkçe’nin İsrail haber portalı ynet’ten edindiğimiz bilgilere göre, Cohen, mevcut Tahran yönetimiyle yapılacak bir anlaşmanın geçerliliği olmadığını belirterek, “Tek çözüm İran’da bir rejim değişikliği” dedi. Ayrıca, Tahran’da bir rejim değişikliğinin, İran’ı çevreleyen tüm Müslüman ülkelerin çıkarlarına hizmet edeceğini vurguladı.
İsrail Enerji Bakanı, ABD ile İran arasında süren müzakerelere rağmen, net bir tutum sergilediklerini ve “Bir anlaşma yapılması durumunda bile, İsrail’e yönelik bir tehdit algılarsak harekete geçeriz” şeklinde konuştu.
ABD hükümeti ve İranlı yetkililer, 6 Şubat Cuma günü Umman’ın başkenti Muskat’ta, son zamanlarda artan gerilimi azaltmak amacıyla görüşmelere başladı. Görüşmelerin ardından yapılan açıklamalarda, olumlu bir atmosferin hakim olduğu belirtildi. Ancak müzakerelerin devamı için kesin bir tarih henüz belirlenmedi.
Netanyahu Washington’a Gidiyor
İsrail Güvenlik Kabinesi, Eli Cohen’in de katılımıyla öğleden sonra istişarelerde bulunmak üzere yeniden bir araya gelmeyi planlıyor. Bu arada, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun, İran ile devam eden müzakereleri ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere çarşamba günü Washington’a gitmesi bekleniyor. Netanyahu, geçen yıl Trump’ı beş kez ziyaret etmişti.
İsrail, Kapsamlı Bir Anlaşma İçin Baskı Yapıyor
İsrail, ABD ile İran arasında yapılacak herhangi bir anlaşmanın balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve İran’ın bölgedeki müttefiklerine verdiği desteğin sona erdirilmesini içermesini talep ediyor. İsrail, İran’ın nükleer ve füze programını kendi varoluşu için en büyük tehdit olarak görüyor.
Tahran ise, müzakerelerde sadece nükleer program konusunu masaya yatıracaklarını belirtiyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurma taleplerine kesin bir dille karşı olduklarını ifade etti.
Tahran’da düzenlenen bir forumda konuşan Arakçı, ülkesinin “barışçıl nükleer programı ve uranyum zenginleştirme faaliyetleri” için ağır bedeller ödediğini vurguladı. Savaş durumunda bile uranyum zenginleştirmeden vazgeçmeyeceklerini belirten Arakçı, “Kimse bize nasıl davranmamız gerektiğini dikte etme hakkına sahip değil” dedi.
Arakçı, ABD’nin bölgeye askeri gemiler göndermesinin kendilerini korkutmadığını ifade ederek, “Biz diplomasi halkıyız, ama aynı zamanda savaş halkıyız” dedi. Ancak, bunun İran’ın savaş arzuladığı anlamına gelmediğini de ekledi.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Paraguaylı mevkidaşı Ruben Ramírez Lezcano ile yaptığı görüşmenin ardından, İran’daki rejimin kendi halkını katlettiğini ve Ortadoğu’yu istikrarsızlaştırdığını iddia etti. Saar, “Dünyanın en aşırılıkçı rejiminin, dünyanın en tehlikeli silahı olan nükleer silahı elde etme girişimi, bölge ve dünya barışı için açık bir tehlike teşkil etmektedir” dedi. Ayrıca, İran’ın uzun menzilli füzelerinin sadece İsrail’i değil, Avrupa ülkelerini de tehdit ettiğini savundu.




