Trump’tan Küresel Tarifelerde Yeni Dönem Hazırlığı

Trump yönetimi, küresel tarifelerde yeni bir düzenleme için hazırlıklara başladı. Yüksek Mahkeme kararı sonrası belirsizlik sürüyor.

ABD’de Donald Trump yönetimi, Yüksek Mahkeme’nin Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na (IEEPA) dayanan tarifelere ilişkin verdiği kararın ardından, 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 122. Bölümü çerçevesinde uygulanan geçici küresel tarifelerin süresinin dolmasına kısa bir süre kala yeni bir düzenleme yapmak için hazırlıklara başladı.

Yüksek Mahkeme, 20 Şubat’ta verdiği kararla, mevcut tarifelerin yasaya aykırı olduğuna hükmetmişti. Bu kararın ardından Trump, 122. Bölüm kapsamındaki yetkisini kullanarak geçici bir çözüm olarak yüzde 10 oranında küresel tarife uygulamaya koymuştu. Bu tarife, 24 Şubat’tan itibaren neredeyse tüm ülkelerden yapılan ithalat için geçerli hale gelmişti.

1974 Ticaret Yasası’nın 122. Bölümü, başkana ödemeler dengesi sorunlarıyla mücadele amacıyla geçici gümrük vergileri uygulama yetkisi tanırken, bu yetkinin Kongre tarafından uzatılmadığı takdirde 150 günle sınırlı olması nedeniyle Trump yönetimi, tarife rejiminde yeni bir hukuki dayanak arayışına girmiş durumda.

Yeni Adımlar Bekleniyor

Trump yönetiminin, mevcut geçici tarifenin sona ermesinin ardından daha kalıcı bir sistem oluşturmak amacıyla 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü gibi farklı hukuki araçlara başvurması bekleniyor. Bu süreçte mevcut tarife seviyelerinin büyük ölçüde korunacağı öngörülüyor.

301. Bölüm, ABD Ticaret Temsilciliği’ne (USTR), ticaret anlaşmalarını ihlal eden veya ABD ticaretine zarar veren yabancı ticaret uygulamalarını soruşturma yetkisi veriyor. Söz konusu soruşturmalar sonucunda haksız ticaret uygulamalarının tespit edilmesi durumunda, yürütme organı çeşitli ticaret önlemleri alabiliyor.

ABD yönetimi, şu anda 301. Bölüm kapsamında bir dizi soruşturma yürütüyor. USTR, mart ayında ilk olarak Çin, Avrupa Birliği (AB), Meksika ve Hindistan’ın da aralarında bulunduğu 16 ekonominin imalat sektöründeki aşırı kapasite ve üretim politikalarına yönelik soruşturma başlatmıştı. Ayrıca, zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamada yetersiz kalan 60 ticaret ortağı hakkında da soruşturmalar devam ediyor.

Çin, AB, Kanada, Meksika, Brezilya, Hindistan, Japonya, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Kore, İsviçre, Norveç, Tayvan, Birleşik Krallık ve Türkiye, soruşturma yürütülen ticaret ortakları arasında yer alıyor. USTR, zorla çalıştırma konusundaki soruşturmanın bulgularını ve önerilerini haziran ayında açıklamıştı. Bu bulgulara göre, ABD’nin 60 ticaret ortağından ithal edilen ürünlere yüzde 10 ile yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi uygulanması önerilmişti.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, 21 Temmuz’da katıldığı bir televizyon programında, zorla çalıştırma gerekçesiyle yürütülen soruşturmaya dikkat çekerek, “Yakında bazı adımlar atılmasını bekliyoruz” dedi. Greer, bu soruşturmanın ABD ticaretinin yaklaşık yüzde 99’unu kapsadığını vurguladı.

Tarife Oranlarında Büyük Değişim Beklenmiyor

Trump yönetiminin 301. Bölüm çerçevesinde yeni tarifeler uygulamaya koyması durumunda, ABD’nin ortalama tarife seviyesinde kısa vadede büyük bir değişiklik beklenmiyor. Yale Üniversitesine bağlı Bütçe Laboratuvarı’nın verilerine göre, 21 Temmuz itibarıyla ortalama tarife oranı yüzde 12,1 seviyesinde. 122. Bölüm uyarınca uygulanan tarifelerin sona erme süresi de dahil olmak üzere, mevcut yasalar çerçevesinde bu oranın yıl sonunda yüzde 9,8’e gerilemesi öngörülüyor. Ancak, yönetimin daha önce açıkladığı fakat henüz hayata geçirmediği 301. Bölüm kapsamındaki tarife uygulaması gerçekleşirse, yıl sonundaki ortalama tarife oranının yüzde 12,8 seviyesine ulaşması bekleniyor.

Belirsizlik Dönemi Başlıyor

Geçici küresel tarifelerin süresinin dolmasıyla birlikte ticaret gündeminde yaklaşık 5 aylık bir sakinlik sona ererken, yeni bir belirsizlik dönemine giriliyor. Uzmanlar, hukuki dayanak değişse bile Trump yönetiminin korumacı ticaret politikalarının devam edeceği görüşünde birleşiyor. Trump, çeşitli ülkelere yönelik tarife tehditlerini sürdürmeye devam ediyor.

Son olarak 17 Temmuz’da Kanada’yı orman yangınları ve bu yangınların ABD’deki hava kirliliğine neden olmasından dolayı eleştirerek, “Bu kirliliğin maliyetinin” ülkenin ödediği gümrük vergilerine eklenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, 20 Temmuz’da Kanada’nın ABD’de üretilen otomobiller, alkollü içecekler ve süt ürünlerine ayrımcı uygulamalarda bulunduğunu öne sürerek, 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338. Bölümü uyarınca Kanada menşeli belirli ürünlere yüzde 50 oranında ek gümrük vergisi uygulanmasını öngören üç ayrı başkanlık bildirisi imzaladı.

Kanada’dan ithal edilen bazı ürünlere yönelik yeni tarifenin 19 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi bekleniyor. Trump’ın bu adımı, ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın (USMCA) gözden geçirilme sürecinde pazarlık gücünü artırmayı amaçlıyor. Ayrıca, Trump yönetimi, 15 Temmuz’da da “Amerikan ticaretine zarar veren haksız uygulamaları” gerekçe göstererek 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü çerçevesinde Brezilya’nın belirli mallarına yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulama kararı aldı.

Tarifelerin Hanehalkına Maliyeti Yüksek

Trump’ın tarife politikalarının ABD ekonomisi üzerindeki etkileri de dikkatle izleniyor. Bütçe Laboratuvarı’nın verilerine göre, mevcut düzenlemelere dayalı tarife politikasının nihai tüketici fiyatları üzerindeki etkisi yaklaşık yüzde 0,4 düzeyinde. Ancak 301. Bölüm kapsamında gümrük vergilerinin uygulanması halinde bu oranın iki katından daha fazla olacağı belirtiliyor.

Mevcut durumda tarifelerin hanehalkına maliyetinin yıllık yaklaşık 550 dolar olduğu, 301. Bölüm çerçevesinde tarifelerin uygulanması halinde ise bu maliyetin 1.100 dolara kadar yükselebileceği tahmin ediliyor. Gelecek 10 yıl içinde mevcut yasa kapsamındaki gümrük vergilerinin yaklaşık 1,3 trilyon dolar gelir sağlaması beklenirken, 301. Bölüm kapsamında tarifelerin uygulanması durumunda bu tutarın yaklaşık 2 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu