Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması
Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi, veri temelli eşitlik konulu bir buluşma düzenledi. Etkinlikte toplumsal cinsiyet eşitliği ele alındı.
Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi ile Sabancı Vakfı’nın iş birliğiyle düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarında Veri Temelli Yaklaşımlar: Bakım Odaklı Gelecek Buluşması”, 30 Mart’ta Sabancı Üniversitesi Altunizade Dijital Kampüs’ünde gerçekleştirildi. Bu etkinlik, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında veri temelli çalışmaların önemine odaklanarak, mevcut durum analizleri, çözüm önerileri ve gelecekteki iş birliği alanlarını ele aldı.
Etkinliğin açılışında konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilinen gerçeklere vurgu yaparak, “Bir kadın güçlenirse toplum güçlenir” ve “Eşitlik bir insan hakları meselesidir” ifadelerini kullandı. Gelişmelerin mevcut durumu yeterince iyileştirmediğini belirten Sabancı, kadınların iş gücüne katılım oranlarının hala istenilen seviyelerde olmadığını ve fırsat eşitsizliklerinin devam ettiğini dile getirdi. Bu nedenle, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında gerçek bir ilerleme sağlamak için sistematik bir dönüşüm gerektiğini ifade etti.
Güler Sabancı, Sabancı Vakfı’nın 50 yıllık geçmişinin ardından yeni bir yol haritası belirlediğini ve bu yeni dönemde veri odaklı, bilimsel ve iş birliğine dayalı bir yaklaşımı benimseyeceklerini belirtti. Filantropinin dönüşümüne de dikkat çeken Sabancı, bu süreçte sadece destek vermenin ötesinde, yaratılan etkinin en doğru şekilde yönlendirilmesinin önemini vurguladı. Filantropinin, farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretme rolünü üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Sabancı Vakfı’nın 2019 yılında OECD tarafından toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterildiğini hatırlatan Güler Sabancı, 2026 raporunun da etkilerinin sürdüğünü gösterdiğini ifade etti. Ancak asıl önemli olanın sahadaki dönüşüm olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler ile yürütülen ortak programların ve Sabancı Üniversitesi tarafından geliştirilen Mor Sertifika Programı’nın ihtiyaçtan doğarak etkisini sürdürdüğünü söyledi.
Güler Sabancı, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmanın önemine dikkat çekerek, akademinin saha ile bağlantılı çalışmasının gerekliliğini vurguladı. Akademinin yenilik üretme kapasitesine sahip olduğunu, ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti. Sivil toplumun sahada etki yaratan bir aktör olduğunu ve birlikte düşünmenin, tasarlamanın ve üretmenin artık bir gereklilik haline geldiğini ifade etti.
Etkinlik, Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine yürütülen veri temelli, hak temelli ve sosyal politikaya yön veren araştırmaları bir araya getirerek görünür kılmayı amaçladı. Üniversitelerin araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve fon sağlayıcılar arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği sağlandı. Gün boyunca süren programda, bakım emeği, kadın istihdamı, geleceğin iş gücü, yapay zeka ve veri gibi konular toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele alındı.




