Çatal: Krizler Ticaretin Yönünü Değiştiriyor
Asena Çatal, krizlerin ticareti durdurmak yerine yönünü değiştirdiğini vurguladı.
ATF Forwarding Genel Müdürü Asena Çatal, dünya ticaretinin doğası gereği esnek olduğunu belirterek, mevcut küresel gelişmelerin sektöre olan etkilerini analiz etti. Çatal, Orta Doğu’daki artan gerilimlerin, ticaretin geleceği hakkında soru işaretleri oluşturduğunu ifade ederek, “Yaşananlar bir durma değil, yön değiştirme sürecidir” dedi.
Çatal, özellikle Kızıldeniz hattında artan risklerin, birçok denizcilik şirketinin Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu rotasına yönelmesine sebep olduğunu belirtti. Bu durumun teslimat sürelerini neredeyse iki katına çıkardığını vurguladı. Ayrıca, bölgedeki risklerin sadece Süveyş ile sınırlı olmadığını, Bab el-Mandeb hattındaki artan tehditlerin de küresel ticaret açısından büyük bir daralma riski taşıdığını ifade etti. Çatal, “Bu hattın devre dışı kalması alternatiflerin ciddi şekilde azalmasına yol açar ki bu da navlun fiyatlarının yükselmesine ve küresel lojistik dengesinin bozulmasına neden olur” dedi.
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin de krizin en kritik unsurlarından biri olduğunu belirten Çatal, buradaki aksaklıkların enerji piyasalarını doğrudan etkilediğini söyledi. Ancak bu etkinin yalnızca enerji ile sınırlı kalmadığını vurguladı. Çatal, Körfez bölgesinin küresel gübre tedarikinde de önemli bir merkez olduğunu belirterek, “Yaşanan gelişmeler sadece enerji fiyatlarını değil, tarımsal üretimi ve dolayısıyla gıda fiyatlarını da etkilemeye başladı” şeklinde konuştu.
Yaşanan sürecin klasik bir lojistik krizden daha karmaşık olduğunu dile getiren Çatal, “Artık enerji, lojistik ve tarım aynı anda baskı altında. Bu, çok katmanlı bir tedarik güvenliği krizidir” değerlendirmesinde bulundu. Küresel lojistik sisteminin bu tür krizlerde hızla yeniden organize olduğunu belirten Çatal, firmaların rota değişikliği, yeni aktarma merkezleri ve alternatif taşıma yöntemleri ile süreci yönetmeye çalıştığını ifade etti. “Sistem kendini yeniden kurar ama bu, haftalar içinde değil, aylar içinde gerçekleşir” dedi.
Deniz taşımacılığındaki aksaklıkların karayolu taşımacılığını yeniden gündeme getirdiğini söyleyen Çatal, Türkiye üzerinden Körfez’e uzanan hatların artık daha somut bir alternatif haline geldiğini belirtti. Özellikle Türkiye-Irak hattında belirli yük gruplarında artan hareketliliği vurgulayan Çatal, bu koridorun gelecekte daha da önem kazanacağını ifade etti.
Havacılık sektöründe de benzer bir hareketlilik yaşandığını belirten Çatal, İstanbul’un giderek daha güçlü bir alternatif merkez haline geldiğini söyledi. “Hava kargo kriz dönemlerinde bir güvenlik supabı görevi görür. İstanbul Havalimanı bu noktada önemli bir avantaj sağlıyor” dedi. Türkiye açısından sürecin hem risk hem de fırsatlar barındırdığını belirten Çatal, artan enerji maliyetlerinin üretim ve enflasyon üzerinde baskı yarattığını, ancak Türkiye’nin lojistikte daha merkezi bir rol üstlenme potansiyelinin güçlendiğini ifade etti.
Çatal, Türkiye’nin en büyük avantajının krizlere hızlı uyum sağlama kabiliyeti olduğunu vurgulayarak, “Türk iş dünyası bu tür dönemlerde çözüm üretme konusunda oldukça deneyimli. Bu adaptasyon gücü sayesinde Türkiye, değişen ticaret yollarında her zaman kendine yer buluyor” dedi. Akdeniz’in tarih boyunca ticaretin merkezinde yer aldığını hatırlatan Çatal, günümüzdeki gelişmelerin de bu uzun döngünün bir parçası olduğunu aktararak, “Ticaret yolları değişir, dengeler değişir ama ticaret devam eder” ifadelerini kullandı.




