Kuzey Dakota rüzgar enerjisi için yeni dönem tartışması
Kuzey Dakota rüzgar enerjisi yatırımları çiftçilere ve ilçelere gelir sağlarken, türbinlerin etkisi ve kömürle rekabet tartışmaları büyüyor.
Kuzey Dakota’nın geniş ve rüzgarlı arazileri, yaklaşık yirmi yıldır ticari ölçekte rüzgar enerjisi yatırımlarına ev sahipliği yapıyor. Ancak sektörün eyalete sağladığı ekonomik katkılara rağmen, yeni projelere yönelik toplumsal ve siyasi destek belirgin biçimde zayıflıyor.
Bu durum, eyaletin güneydoğusundaki yaklaşık 850 nüfuslu Wishek kentinde açıkça görülüyor. Kentin yakınlarında bulunan Badger Rüzgar Çiftliği, Danimarkalı enerji şirketi Ørsted tarafından ocak ayında işletmeye alındı. Projede 92 türbin ve toplam 250 megavat kurulu güç bulunuyor. Santral, Kuzey Dakota’nın en yeni rüzgar yatırımı olmasının yanı sıra Wishek tarihindeki en büyük ekonomik kalkınma projesi olarak öne çıkıyor.
Çiftçi George Wolff’un 3 bin 500 dönümlük arazisinde bu projeye ait iki türbin yer alıyor. Wolff ve diğer arazi sahipleri, türbinlerin kurulması karşılığında şirketten kira geliri elde ediyor. McIntosh County ise santralden her yıl yaklaşık 1,3 milyon dolar vergi geliri bekliyor. Bu kaynakların yol ve köprüler, okullar, hastaneler, yaşlı bakım merkezleri ile itfaiye ve ambulans hizmetlerinde kullanılması planlanıyor.
Ancak ekonomik kazanımlar, Wishek’te herkesin projeden memnun olduğu anlamına gelmiyor. Kentin eski belediye başkanı ve meclis üyesi Larry Wald’a göre, türbinler kasabanın kırsal görünümünü değiştirdi. Wald, kente girip çıkarken artık ilk ve son görülen unsurların kuleler olduğunu belirterek, bölgedeki açık arazi hissinin kaybolduğunu savunuyor.
Ekonomik gelir ile yaşam alanı arasındaki gerilim
Özellikle türbinlere ev sahipliği yapmayan mülk sahipleri, planlama sürecinde yeterince korunmadıklarını düşünüyor. Bölge sakini Lila Raile’nin Wishek’in batısındaki tepe üzerine inşa ettirdiği ev, kısa süre öncesine kadar tarım arazilerine bakan bir manzaraya sahipti. Bugün ise evin çevresinde çok sayıda türbin bulunuyor. Raile, rüzgar projesinin bölgenin tarımsal karakterini temelden değiştirdiğini ve yetkililerin çok uluslu enerji şirketi karşısında toplumu yalnız bıraktığını söylüyor.
Wald ise tepkilerin önemli bir bölümünün bölgede yaşamayan ve Ørsted ile arazi kiralama sözleşmesi imzalayan mülk sahiplerine yöneldiğini ifade ediyor. Bu kişilerin kira gelirinden yararlanırken türbinleri her gün görmek zorunda kalmadığını belirtiyor.
Ørsted resmi bir saha ziyareti veya röportaj talebini kabul etmedi. Bununla birlikte, arazisinde iki türbin bulunan Wolff da projenin görsel etkilerinin daha sıkı planlama ve imar kurallarıyla azaltılabileceğini düşünüyor. Wolff’a göre, özellikle kasabaya yakın konutların türbinlerden daha uzakta tutulması gerekirdi.
Wishek Belediyesi’nin türbinlerin yer seçimi üzerinde doğrudan yetkisi bulunmuyordu. Buna karşın kent, Ørsted’den toplam 150 bin dolar tutarında doğrudan destek aldı. Bu para yeni bir itfaiye binası ve yüzme havuzu yapılması ile toplum merkezindeki onarımlarda kullanıldı. Eski Belediye Başkanı Brenda Dohn, şirketin kentle iyi ilişkiler kurmak ve topluma geri dönüş sağlamak istediğini belirtti.
Badger Rüzgar Çiftliği’nin faaliyete geçmesinden birkaç ay sonra McIntosh County, yeni rüzgar projelerine bir yıl süreyle ara verme kararı aldı. Kararın gerekçeleri arasında, ilçenin güneyinde önerilen başka bir Ørsted projesinin santrale katılmayan mülk sahipleri üzerindeki olası etkileri yer aldı. Badger, ilçedeki ikinci rüzgar santrali; ilk proje olan Merricourt ise 2020’de işletmeye alınmıştı.
Eyaletin rüzgar yatırımlarındaki yavaşlama
Kuzey Dakota, ilk büyük ölçekli rüzgar santraline 2003’te kavuştu. LaMoure County’de kurulan North Dakota Wind I ve II projelerinin ardından eyalet, kömür, petrol, doğal gaz ve rüzgar gibi kaynakların birlikte kullanıldığı “her şey dahil” enerji politikasını sürdürdü. Geniş araziler ve temiz elektriğe ihtiyaç duyan Minnesota’ya yakınlık, yatırımcıların ilgisini artırdı.
2005-2020 yılları arasında eyalette 38 rüzgar santrali devreye girdi. Ancak sonraki dönemde, Badger dahil olmak üzere yalnızca dört proje tamamlandı. Kamu Hizmetleri Komisyonu’nun gündeminde Williams County’de önerilen 67 türbinli Homestead Rüzgar Çiftliği bulunuyor. Komisyon ayrıca Bismarck’ın kuzeyinde Minnesota Power tarafından önerilen ve yaklaşık 800 milyon dolara mal olması beklenen Longspur projesine 12 Ağustos’ta onay verdi. Bu, Badger’dan sonraki ilk onay olarak kayda geçti.
Komisyon Başkanı Randy Christmann, rüzgar enerjisinin genişlemesinin eyaletteki eski kömür santrallerinin kapanmasına katkı sağlayacağını savunuyor. Bir kamuya açık oturumda Christmann, rüzgar enerjisinin kömür kapasitesindeki gerilemeyle bağlantısına dikkat çekti. Türbin sahibi çiftçi Richard Schirado ise rüzgar ve kömürün birlikte çalışması gerektiğini söyledi.
Kuzey Dakota’da üretilen rüzgar elektriğinin önemli bölümü komşu eyaletlere gönderiliyor. Eyalet içinde tüketilen elektriğin yüzde 76’sı, madencilik bölgesinde bulunan beş kömür santralinden sağlanıyor. Bu santraller, diğer kömür türlerine kıyasla daha fazla hava kirliliğine ve önemli miktarda cıva salımına yol açabilen linyit yakıtı kullanıyor.
Rüzgar yatırımlarının kömür sektörünü zayıflattığı yönündeki görüş, eyalet siyasetinde de karşılık buluyor. Cumhuriyetçi Temsilci Anna Novak, özellikle kömür bölgesinde artan rüzgar kapasitesinin kömür madenciliği ve elektrik üretimini azaltabileceğini savunuyor. Eyaletin ABD Temsilciler Meclisi’ndeki tek üyesi Julie Fedorchak da rüzgar ve güneş enerjisine yönelik federal vergi teşviklerinin kaldırılmasını destekledi. Fedorchak’a göre Kuzey Dakota’daki rüzgar yatırımları, öncelikle Minnesota gibi eyaletlerin temiz enerji hedeflerine hizmet ediyor.
Çiftçiler için ek gelir kaynağı
Wolff ise Kuzey Dakota’nın farklı enerji kaynaklarını bir arada değerlendiren politikasını desteklemeyi sürdürüyor. Ona göre elektrik üretimi de tarım ve hayvancılık gibi gerçek bir ekonomik faaliyet. Bir türbinin araziye kurulmasının, çiftçilere artan yakıt, gübre ve yem maliyetlerini karşılama konusunda yardımcı olduğunu belirtiyor.
Wolff, Badger projesinden ilk üç aylık ödemesini ziyaretin ardından aldı. Her türbin için yaklaşık 5 bin dolarlık ödeme, aile bütçesine katkı sağlayacak. Sanayi yetkililerine göre Kuzey Dakota’daki arazi sahipleri, 2020’den bu yana rüzgar enerjisi kiralarından yılda toplam 25 ila 30 milyon dolar gelir elde ediyor.
Bu tablo, Kuzey Dakota rüzgar enerjisi yatırımlarının ekonomik faydaları ile kırsal yaşam üzerindeki etkileri arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor. Eyalet yeni projelerin sınırlarını tartışırken, Wolff gibi arazi sahipleri elde ettikleri geliri gelecek kuşaklara aktarılacak çiftliğin sürdürülebilirliği için önemli bir fırsat olarak görüyor.




