Sürdürülebilirlik ve Dijital Dönüşüm Artık Birlikte Yönetilmeli
Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm, artık ayrı konular değil. İki alanın entegrasyonu, şirketlerin başarısı için kritik öneme sahip.
FZK Danışmanlık’ın kurucusu ve yönetim danışmanı F. Zehra Korucuoğlu, şirketlerin sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümü birbirinden bağımsız ele almasının büyük bir hata olduğunu ifade etti. Korucuoğlu, “Şirketler sürdürülebilirlik raporları hazırlıyor ve dijital dönüşüm yazılımları satın alıyor, ancak sonuçta bu iki alan dosyalarda kalıyor. Önemli olan, bu dönüşümleri eş zamanlı ve birbirini destekleyecek şekilde yönetmektir,” dedi.
29 yılı aşkın bir süredir çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerle çalışan Korucuoğlu, iş dünyasında rekabet anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini vurguladı. Geçmişte şirketlerin temel hedefinin yalnızca büyümek olduğunu belirten Korucuoğlu, günümüzde asıl sorunun “nasıl büyüdükleri” olduğunu dile getirdi. Artık finansal performansın tek başına yeterli olmadığını, şirketlerin kaynaklarını nasıl kullandığı, riskleri nasıl yönettiği ve çalışanlarını nasıl geliştirdiğinin de kritik hale geldiğini ifade etti. Bu dönüşümün merkezinde ise sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm yer alıyor.
Korucuoğlu, sürdürülebilirliğin birçok şirkette hâlâ raporlama faaliyeti olarak görüldüğünü ve bunun ciddi bir yanılgı olduğunu söyledi. “Sürdürülebilirlik raporumuz var, ESG skorumuz yeterli” diyen şirketlerle sıkça karşılaştıklarını belirten Korucuoğlu, raporların yalnızca mevcut durumun bir fotoğrafı olduğunu, asıl meselenin bu fotoğrafı oluşturan operasyonların sürdürülebilir şekilde tasarlanması olduğunu vurguladı. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte sürdürülebilirliğin artık bir kurumsal sosyal sorumluluk değil, doğrudan stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Bu bağlamda, üretim süreçlerinin karbon ayak izine göre yeniden tasarlanması, tedarikçi seçimlerinin sürdürülebilirlik kriterlerine göre yapılması ve ürün tasarımının döngüsel ekonomi yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini belirten Korucuoğlu, bu dönüşümün dijital altyapı olmadan mümkün olamayacağını vurguladı.
Dijital dönüşümün birçok kurumda hâlâ teknolojik altyapı yatırımı olarak algılandığını ifade eden Korucuoğlu, bu yaklaşımın yetersiz olduğunu belirtti. “ERP sistemini değiştirmek veya e-faturaya geçmek dijital dönüşüm değildir. Dijital dönüşüm, veriyi kullanarak karar alma biçimini değiştirmektir. Dijitalleşme, sürdürülebilirliğin beynidir. Veriyi ölçemediğiniz bir operasyonda, neyi iyileştireceğinizi bilemezsiniz,” dedi. Korucuoğlu, birçok şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini ölçebilecek dijital altyapıya sahip olmadığını da vurguladı.
Korucuoğlu, şirketlere “Karbon emisyonunun hangi üretim hattında, hangi zaman diliminde oluştuğunu biliyor musunuz?” sorusunu yönelttiğini ve çoğu zaman yanıtın “hayır” olduğunu belirtti. Bu durum, dijital dönüşümün henüz başlamadığını gösteriyor.
Korucuoğlu, şirketlerde sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve strateji ekiplerinin ayrı çalışmasının dönüşümün en büyük engellerinden biri olduğunu ifade etti. “Balanced Scorecard ile strateji haritası oluşturuyorsunuz ancak karbon hedefleriniz bu haritada yer almıyorsa stratejiniz eksiktir. Risk yönetimi sisteminizde iklim riskleri tanımlı değilse, en büyük riski gözden kaçırıyorsunuz. Özellikle aile şirketleri için sürdürülebilirlik kriterlerine uyum, kurumsal devamlılığın temel koşullarından biridir,” diyen Korucuoğlu, bu alanların entegre yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm projelerinin başarısız olmasının en önemli nedenlerinden birinin kurumsal kapasite eksikliği olduğunu belirten Korucuoğlu, yeni bir yazılım yatırımının tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Çalışanların bu sistemleri kullanabilecek yetkinlikte olması gerektiğini söyleyen Korucuoğlu, “Veriyi girecek, analiz edecek ve karar süreçlerine entegre edecek insan kaynağı yoksa yatırımın geri dönüşü olmaz. Bu nedenle teknik çözümler kadar kurumsal kapasite gelişimi ve çalışan eğitimleri de kritik öneme sahiptir,” dedi.
Korucuoğlu, birçok şirketin sürdürülebilirlik raporu hazırladığını ancak bu verileri karar süreçlerinde kullanmadığını belirtti. “Oysa doğru kullanılan verilerle enerji maliyetleri düşürülebilir, operasyonel verimlilik artırılabilir ve yeni pazarlara erişim sağlanabilir. Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümü birbirine bağlayan temel unsur, verinin karar süreçlerine entegre edilmesidir,” diyen Korucuoğlu, bu entegrasyonun rekabet avantajı yarattığını ifade etti.
Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümün artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirten Korucuoğlu, bu iki alanı birlikte yöneten şirketlerin rekabette öne geçtiğini vurguladı. FZK Danışmanlık olarak sürdürülebilirlik danışmanlığı, dijital dönüşüm, stratejik yönetim ve operasyonel gelişim alanlarında hizmet verdiklerini belirten Korucuoğlu, şirketlerin ölçülebilir sonuçlar elde etmesine ve sürdürülebilir büyüme sağlamasına destek olduklarını ifade etti.




