Kral Selman’dan Mekke Anlaşması’na Destek ve Övgü

Kral Selman, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bölgesel güvenliğe katkısını vurguladı ve üç ülke arasındaki işbirliğini destekledi.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bölgesel güvenlik üzerindeki olumlu etkilerini dile getirdi. Kral, Cidde’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederek, bu anlaşmanın önemini vurguladı.

Toplantıda, hem bölgesel hem de uluslararası gelişmeler masaya yatırıldı. Kral Selman, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’e Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndaki katkıları için teşekkür etti.

Kral Selman, üçlü zirvede elde edilen sonuçların, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında uzun vadeli bir savunma ortaklığının temellerini güçlendirdiğini belirtti. Bu ortaklığın, ülkeler arasındaki işbirliği, koordinasyon ve entegrasyonun artırılmasına, bölgesel tehditlerle mücadeleye ve uluslararası güvenlik ile istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacağını ifade etti.

Toplantının ardından Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, yayımladığı sonuç bildirisinde, “Mekke Zirvesi”nin üç ülke arasındaki köklü tarihi ilişkilerin derinliğini ortaya koyduğunu vurguladı. Bildiride, zirvenin kardeşlik ve İslami dayanışma bağlarını güçlendirme iradesini pekiştirdiği kaydedildi.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos tarihinde Mekke’de “Ortak Savunma Anlaşması”na imza atmıştı. Bu anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, yük paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan bir işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı artırmayı hedefleyen anlaşma, üç ülkeden birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor. Ayrıca, anlaşma, ülkelerin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliği ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan bir düzenleme olarak öne çıkıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu