S&P 500 ve Nasdaq, Ortadoğu Risklerine Rağmen Nisan’da Yükseliyor

S&P 500 ve Nasdaq, Ortadoğu’daki risklere rağmen Nisan ayını güçlü kazançlarla kapatmaya hazırlanıyor.

ABD borsaları, İran ile yaşanan gerilim ve petrol piyasasındaki arz sıkıntısına rağmen Nisan ayını güçlü bir şekilde kapatmaya hazırlanıyor. S&P 500 ve Nasdaq, güçlü şirket bilançoları ve yapay zeka alanındaki gelişmelerle desteklenen bir yükseliş trendi izliyor. Ancak, petrol fiyatlarındaki artış ve Federal Rezerv’in temkinli duruşu, piyasalarda bir kırılganlık yaratıyor.

S&P 500 ve Nasdaq, 2020 yılından bu yana en güçlü aylık performansını sergilemeye doğru ilerliyor. Şirketlerin kârları, jeopolitik risklere rağmen yatırımcılar için ana destek kaynağı olmaya devam ediyor. Yatırımcılar, İran savaşı ve petrol arzındaki kesintilere rağmen büyük şirketlerin finansal sonuçlarına odaklanmış durumda. Ancak uzmanlar, bu iyimserliğin kırılgan olduğuna dikkat çekiyor; zira şirketlerin maliyet artışlarının büyümeyi olumsuz etkilemeye başladığına dair sinyaller vermesi durumunda piyasalarda ani bir düzeltme yaşanabilir.

Edward Jones’tan Angelo Kourkafas, piyasalarda bir çekişme olduğunu ancak bilanço verilerinin şu an için daha ağır bastığını belirtiyor.

Perşembe günü işlem gören Dow Jones Sanayi Endeksi yükselirken, S&P 500 yatay bir seyir izledi, Nasdaq ise hafif geriledi. Ancak genel tablo, aylık bazda oldukça güçlü bir görünüm sergiliyor. S&P 500, Kasım 2020’den bu yana en güçlü aylık kazancını elde etmeye hazırlanırken, Nasdaq da Nisan 2020’den beri en iyi performansını göstermeye doğru ilerliyor. Dow Jones ise Kasım 2024’ten bu yana en güçlü ayını geçirmeye yakın bir konumda bulunuyor. Bu durum, risklerin artmasına rağmen yatırımcıların ABD şirket kârlarına olan güveninin devam ettiğini gösteriyor.

Perşembe günü açıklanan veriler, ABD ekonomisinin ilk çeyrekte toparlandığını ortaya koydu. Bu toparlanmada kamu harcamalarındaki artış ve yapay zeka ile ilgili yatırımlar etkili oldu. Ancak ekonomistler, bu iyileşmenin geçici olabileceği uyarısında bulunuyor. İran savaşı nedeniyle artan benzin fiyatları, hanehalkı bütçelerini zorlayabilir ve bu durum ilerleyen aylarda tüketici harcamalarını olumsuz etkileyebilir.

Teknoloji hisseleri, güçlü bilançolar sayesinde piyasaları desteklemeye devam ediyor. Google’ın ana şirketi Alphabet, bulut biriminde rekor bir çeyrek açıklaması yaptıktan sonra yükselerek tarihi zirveye ulaştı. Ancak diğer teknoloji devlerinde durum daha karmaşık. Meta Platforms, sermaye harcamaları planları sonrasında sert bir düşüş yaşarken, Microsoft yatırım harcamaları nedeniyle baskı altında kalıyor. Amazon ise bulut gelirlerinin beklentileri aşmasına rağmen düşüş gösterdi. Bu tablo, yapay zeka yatırımlarının hem büyüme fırsatları sunduğunu hem de maliyet baskıları yarattığını ortaya koyuyor.

Yatırımcılar, Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell’ın son açıklamalarını da dikkate alıyor. Fed, faiz oranlarını sabit tutarken, bazı üyeler enflasyonun hala yüksek olduğunu ve faiz indirimine gitmenin erken olacağını savunuyor. Bu durum, piyasalardaki faiz indirim beklentilerini zayıflatıyor. Yüksek enerji fiyatları ve savaş kaynaklı maliyet artışları, Fed’in sıkı duruşunu daha uzun süre korumasına neden olabilir.

Brent petrol, ABD’nin İran’a yönelik olası yeni askeri seçenekleri değerlendireceğine dair haberlerin ardından kısa süreliğine 126 doların üzerine çıkarak son dört yılın zirvesini gördü. Daha sonra petrol fiyatları bir miktar gerilese de yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Brent petrol, 110 doların üzerinde işlem görürken, enerji piyasalarında arz endişeleri sürüyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve İran limanlarına yönelik abluka, küresel petrol arzında ciddi daralmalar yaratıyor.

Goldman Sachs tahminlerine göre, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ihracat, normal seviyelerin yalnızca %4’üne kadar geriledi. Bu durum, küresel petrol arzını daraltmakta, enerji fiyatlarını yukarı çekmekte ve enflasyon risklerini artırmaktadır. ING analistleri, arz kesintisi uzadıkça piyasaların stoklara daha az güvenebileceğini ve talebin baskılanması için daha yüksek petrol fiyatlarına ihtiyaç duyulabileceğini belirtiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik açıklamalarında tansiyonu artırdı. Trump, İran’ın nükleer anlaşma konusunda adım atması gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken, piyasaların jeopolitik risk algısını artırdı. ABD-İran müzakerelerinde ilerleme sağlanamaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, petrol piyasaları için önemli bir risk olmaya devam ediyor.

Avrupa piyasaları da gün içinde kayıplarını telafi ederek yükselişe geçti. Stoxx Europe 600 endeksi artış gösterirken, başlıca Avrupa borsalarında pozitif bir görünüm ortaya çıktı. FTSE 100, güçlü bir yükseliş yaşarken, DAX ve CAC 40 da artıda seyretti. Medya hisseleri düşerken, madencilik hisseleri yükselişe öncülük etti.

Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası, faizleri sabit tutma kararı aldı. Her iki merkez bankası da enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkilerini yakından izliyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa ekonomisinde stagflasyon endişelerini artırıyor.

Küresel piyasalar, enerji şokuna ve savaş riskine rağmen şirket kârlarına ve teknoloji temasına odaklanmış durumda. Ancak bu denge oldukça hassas. Petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ederse, enflasyon baskısının artacağı ve merkez bankalarının daha şahin bir duruş sergileyebileceği öngörülüyor. Tüketici harcamalarının zayıflaması ve şirket kâr marjlarının baskı altında kalması da muhtemel riskler arasında. Mevcut ralli güçlü görünse de, arka planda kırılgan bir zemin olduğunu unutmamak gerekiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu