Virginia iklim yasası korundu, Dominion’dan gaz hamlesi

Virginia iklim yasası güçlendirilirken Dominion Energy, Cumberland County’de ülkenin en büyük doğal gaz santrallerinden birini kurmak için ilerliyor.

Veri merkezlerinin enerji talebini artırdığı ve elektrik tarifelerinin yükseldiği bir dönemde Virginia, iklim hedeflerinden geri adım atmayan eyaletler arasında yer alıyor. New York ve Hawaii gibi bazı eyaletlerde hedefler tartışılırken, Virginia’daki milletvekilleri 2020 tarihli Virginia iklim yasasını korumakla kalmadı, yılın başlarında düzenlemeyi daha da güçlendirdi. Yeni adımlar, enerji şirketlerinin batarya depolama, topluluk güneş enerjisi ve enerji verimliliğine yatırım yapmasını öngörüyor.

Ancak eyaletin en büyük elektrik şirketi Dominion Energy, yasanın şimdiye kadarki en ciddi sınavını gündeme taşıdı. Şirket, kırsal Cumberland County’de ülkenin en büyük doğal gaz tesislerinden birini kurmayı planlıyor. Virginia iklim yasası yeni fosil yakıt santrallerinin kurulmasını engellerken, mevcut tesislerin de 20 yıl içinde kapatılmasını öngörüyor.

Eyalet enerji düzenleyicileri, şebeke güvenliğinin tehlikeye gireceğine karar vermeleri halinde fosil yakıtlı üretimle ilgili kurallara istisna tanıyabiliyor. Dominion, geçen yıl Richmond yakınlarındaki Chesterfield County’de daha küçük bir doğal gaz tesisi için onay alırken bu istisnadan yararlandı. Şirketin aynı yolu kullanarak daha büyük Cumberland santralini inşa etmesi ve tesisi yüzyılın ortalarına kadar işletmesi, yasanın fosil yakıtlardan çıkış hedeflerinin yalnızca kâğıt üzerinde kaldığı yönündeki endişeleri artırabilir.

Dominion, Cumberland projesini ilk kez mayıs ayında duyurdu. James Nehri kıyısındaki yaklaşık 10 bin nüfuslu ilçede kurulması planlanan birleşik çevrimli santral, günün her saati elektrik üretmek ve atık ısısını yeniden kullanarak verimliliği artırmak üzere tasarlanıyor. Tesisin kapasitesi 3 gigavat olacak. Bu büyüklük, Florida’daki 4,3 gigavatlık kompleks dışında ABD’de işletimde bulunan doğal gaz santrallerinin tamamından daha yüksek.

Proje henüz ilk aşamada bulunuyor. Dominion, geçen hafta Cumberland Planlama Komisyonu’ndan ilk onayı aldı; ancak ilçe Denetim Kurulu’nun da izin vermesi gerekiyor. Şirket ayrıca iki eyalet iznine başvuracak. Çevre yetkililerinden alınacak izin hava kirliliği sınırlarını belirleyecek, Eyalet Şirketler Komisyonu’nun vereceği karar ise santrale ihtiyaç olup olmadığını değerlendirecek. Dominion, her iki sürecin 2028’e kadar sürebileceğini belirtiyor. Tüm onaylar planlandığı gibi alınsa bile tesisin en erken 2033’te faaliyete geçmesi bekleniyor.

Projeye karşı çıkanlar, santralin bölgenin kırsal niteliğine zarar vereceğini ve yerel hava kirliliğini artıracağını savunuyor. Protect Cumberland adlı topluluk grubundan Katie Hoffman, insanların yanı sıra toprak ve su kaynakları konusunda da ciddi kaygı taşıdıklarını, çevre ilçelerde yaşayanların sağlığının da etkilenebileceğini söyledi. Santral aynı zamanda iklim değişikliğini hızlandıran yüksek miktarda emisyona yol açacak.

Dominion ise santralin Virginia’da kesintisiz elektrik arzını sürdürebilmek için gerekli olduğunu ve şebeke güvenilirliğini sağlayacak daha düşük maliyetli, sıfır karbonlu seçenek bulunmadığını ileri sürüyor. Şirketin eyalet iznini alabilmesi için bu görüşünü enerji düzenleyicilerine kanıtlaması gerekiyor. Virginia iklim yasası, Dominion’ın 2045’e kadar yüzde 100 temiz enerjiye geçmesini öngörse de şebeke güvenliği gerekçesiyle doğal gaz santrallerinin bu tarihten sonra da özel değerlendirmeyle işletilmesine izin verebiliyor.

Temiz enerji savunucuları, Dominion’ın sıfır karbonlu enerji planının 2045’teki fosil yakıt aşamalı çıkışını yeterince hesaba katmadığını belirtiyor. Appalachian Voices ve Southern Environmental Law Center, bu nedenle bağımsız bir danışmana alternatif bir analiz hazırlattı. Şirketin yüksek talep tahminleri esas alınsa dahi, araştırmaya göre geleceğin en ekonomik üretim karması daha fazla nükleer enerji, güneş ve rüzgâr kapasitesi ile çok daha geniş batarya depolama yatırımı gerektiriyor; yeni doğal gaz santrallerine ise ihtiyaç duyulmuyor.

Danışmanlık raporunda, depolamanın sıfır karbon hedeflerine ulaşırken maliyetleri düşük tutmak açısından özellikle önemli olduğu vurgulandı. Rapora göre depolama kapasitesinin artırılması, en verimsiz doğal gaz kaynaklarının devre dışı bırakılmasıyla karbondioksit emisyonlarının daha erken azaltılmasını da sağlayabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu