Karadeniz Tarımında İşçilik Sorunu ve Çözüm Önerileri
Süleyman Bilgin, Karadeniz tarımındaki işçilik sorununu ve çözüm önerilerini ele aldı.
Doğu Karadeniz’in tarım alanındaki sorunları ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulunan Araştırmacı-Yazar Süleyman Bilgin, bölgenin en büyük sıkıntısının işçilik olduğunu vurguladı. Bilgin, verimliliğin artırılabilmesi için planlı üretim ve kurumsal iş birliğinin şart olduğunu belirtti.
Karadeniz bölgesi, coğrafi yapısı nedeniyle tarım faaliyetlerinin en zor gerçekleştirildiği yerlerden biri olarak öne çıkıyor. Dağlık ve engebeli araziler, özellikle fındık ve çay üretiminde insan gücüne dayalı bir sistemin gerekliliğini doğuruyor. Ancak, bu eğimli arazilerde gerçekleştirilen üretim çoğu zaman istenen verimlilik ve kaliteyi sunamıyor. Üretim süreci, birçok riske açık ve genellikle plansız bir şekilde ilerliyor.
Bilgin, bölgedeki en temel sorunun işçilik olduğunu ifade ederek, yıllardır farklı ülkelerden ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden mevsimlik işçilerin geldiğini ancak verimlilik esasına dayalı bir çalışma sisteminin oluşturulamadığını söyledi. Bu durumun, hem işçilerin hem de üreticilerin memnuniyetsizliğine yol açtığını ve maliyetleri artırarak kaliteyi olumsuz etkilediğini belirtti.
Karadeniz’in tarımsal avantajlarına da değinen Bilgin, iklim, toprak yapısı ve zengin flora sayesinde birçok ürün için doğal bir üretim alanı sunduğunu kaydetti. Yüksek nem, bol yağış ve ılıman sıcaklık gibi faktörlerin tarım ürünleri için avantaj sağladığını ancak bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini vurguladı.
Fındık ve çay dışında alternatif ürünlerin geliştirilmesi gerektiğini belirten Bilgin, tütün ve kenevir yetiştiriciliğinin yeniden gündeme alınması gerektiğini ifade etti. Trabzon’un geçmişte tütün üretimi ve ticaretinde önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Bilgin, kenevirin Osmanlı döneminde stratejik bir ürün olarak yetiştirildiğini belirtti. Bu ürünlerin, Ar-Ge çalışmaları ile ekonomik değer kazanabileceğini söyledi.
Bölgesel kalkınma için yapılması gerekenleri de sıralayan Bilgin, üretimin toplumların kalkınmasındaki temel unsur olduğunu, ancak bunun için iyi bir planlama ve güçlü bir altyapının şart olduğunu belirtti. Devlet kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir yapı oluşturması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bölgenin toprak analizlerinin yapılması ve hangi ürünün hangi alanda ekonomik olarak üretileceğinin net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Kentleşmenin tarımı nasıl etkilediğine de değinen Bilgin, köy kültürünün büyükşehirlerde kaybolduğunu ve insanların artık kendi ihtiyaçlarını karşılamak için bahçe üretimi yapmadığını söyledi. Bu durumun dengeli bir ekonomi sağlamakta zorluk yarattığını belirten Bilgin, üretim kültürünün yeniden canlandırılması gerektiğini ifade etti.
Son olarak, Karadeniz’in büyük bir potansiyele sahip olduğunu ancak bunun için planlı bir üretim sürecinin şart olduğunu belirten Bilgin, raylı sistemler ve lojistik yatırımlarının bölgeye yeni fırsatlar sunacağını ifade etti. Bu gelişmelere hazırlıklı olunması gerektiğini ve üretimin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde mevcut sorunların büyüyerek devam edeceği uyarısında bulundu.




