Şeker Sektöründe Arz Fazlası Fiyatları Düşürüyor
Şeker sektöründe arz fazlası fiyatları düşürürken, fabrikalar ve pancar üreticileri zor durumda kalıyor.
Son iki yılda şeker sektöründe kârlılık önemli ölçüde azalmışken, bu durumun temel sebebi olarak piyasada oluşan yüksek arz fazlası dikkat çekiyor. Resmi olmayan verilere göre, artan stoklar fiyatları aşağı çekerek hem fabrikaların hem de yüz binlerce pancar üreticisinin sıkıntı yaşamasına neden oluyor.
Sektör kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, 2025-2026 kampanya dönemi için yaklaşık 500 bin ton, 2026-2027 kampanya dönemi için ise yaklaşık 900 bin ton şeker stoku devredildi. Bu rakamlar, şeker piyasasında ciddi bir arz fazlası yaşandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Stoklardaki hızlı artış, fiyatların daha da düşmesine yol açarken sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.
Türkşeker tarafından belirlenen ortalama şeker fiyatı 40,00 TL/kg seviyesinde iken, piyasa koşulları bu fiyatın çok altında, 32,00 TL/kg seviyelerine gerilemiş durumda. Uzmanlar, fiyatların resmi ortalamanın altında kalmasının başlıca sebebinin arz fazlasının talebi aşması olduğunu belirtiyor. Bu durum, hem kamu hem de özel sektör şeker fabrikalarının maliyetlerini karşılayamaz hale gelmesine yol açıyor.
2023-2024 ve 2024-2025 kampanya dönemlerinde maliyetlerini başa baş götüren fabrikalar, 2025-2026 kampanya dönemine zararla girmekte. Sektör temsilcileri, mevcut fiyat seviyelerinin birim maliyetlerin bile altında olduğunu vurguluyor. Bu şartlar altında fabrikaların, üretimden kâr elde etmesi bir yana, nakit akışını sürdürmekte zorlandığı ve yeni kampanya dönemine hazırlık yapmak için gerekli finansmanı bulmakta sıkıntı yaşadığı ifade ediliyor.
Özellikle yaklaşık 900 bin pancar üreticisine, sözleşmeli tarım kapsamında ayni ve nakdi avans sağlanmasının da mevcut fiyat yapısıyla mümkün olmayacağı belirtiliyor. Fabrikaların, çiftçilere gübre, mazot ve nakit avans verecek finansal kaynağı oluşturmakta zorlanacağı ifade ediliyor.
Sektör paydaşları, bu tür dönemlerde devletin daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Türkiye’de en başarılı sözleşmeli tarım modellerinden birinin şeker sektöründe uygulandığına dikkat çekilirken, çözüm önerisi olarak Mayıs-Eylül ayları arasında pancar üretimi yapan çiftçilere, vade farkı olmaksızın gübre, mazot ve nakdi avansların sürdürülebilmesi için şeker fabrikalarına faizsiz veya çok düşük faizli “sözleşmeli tarım teşvik kredisi” sağlanması öneriliyor. Bu krediler karşılığında devlet, üretilen şekeri temlik alarak kredi geri dönüşünü garanti altına alabilir. Böylece hem çiftçi korunur hem de sektörün finansal yapısı ayakta tutulabilir.
Uzmanlar, gerekli adımlar atılmazsa şeker sektöründe hem üretim planlamasının hem de sözleşmeli tarım yapısının ciddi zarar görebileceği uyarısında bulunuyor. Arz fazlasına yönelik yapısal önlemler alınmadığı takdirde, önümüzdeki kampanya dönemlerinin sektör açısından çok daha zorlu geçmesi kaçınılmaz görünüyor.




