Otomotivde Rekabetin Temel Unsurları: Teknoloji ve Tedarik Zinciri

Otomotiv sektöründe teknoloji, çeviklik ve güçlü tedarik zinciri rekabetin anahtarı olarak öne çıkıyor.

Otomotiv sektörünün önemli isimleri, Stratejik Satınalma Derneği’nin Bursa’da düzenlediği Yaza Merhaba Etkinliği çerçevesinde bir araya geldi. Panelde, ORAU Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Orhan, TOFAŞ Satınalma Direktörü Ferruh Arar ve ZF Sachs Genel Müdürü ile TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Tülay Hacıoğlu Şengül konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü ise Stratejik Satınalma Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Demir üstlendi. Yapılan değerlendirmelerde, otomotiv sektörünün son yıllarda elektrifikasyon, tedarik zinciri krizleri, jeopolitik gelişmeler ve Çin merkezli rekabet nedeniyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiği belirtildi.

ORAU Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Orhan, pandemi sonrası hızlanan elektrifikasyon süreci, çip krizi ve küresel tedarik zinciri sorunlarının sektördeki iş yapış biçimlerini değiştirdiğini ifade etti. Türkiye’nin bu alandaki en büyük avantajının, yarım asrı aşkın sürede oluşan güçlü otomotiv ekosistemi ve nitelikli insan kaynağı olduğunu vurguladı. Ancak Türkiye’nin düşük maliyet avantajını büyük ölçüde kaybettiğini belirten Orhan, rekabet gücünün korunması için teknoloji geliştirme kapasitesinin artırılması gerektiğinin altını çizdi. TOFAŞ Satınalma Direktörü Ferruh Arar, satın alma fonksiyonunun artık yalnızca maliyet odaklı değil, aynı zamanda stratejik bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Son yıllarda sektörün karşılaştığı pandemi, çip krizi, lojistik sorunlar, savaşlar ve siber güvenlik tehditleri nedeniyle risk yönetiminin öneminin arttığını kaydeden Arar, güçlü bir tedarik sanayisinin korunmasının Türkiye otomotivinin geleceği için hayati olduğunu belirtti. Ayrıca, yapay zekanın satın alma süreçlerinden üretime kadar birçok alanda verimlilik sağladığını da sözlerine ekledi.

Tedarik Zincirinin Önemi

ZF Sachs Genel Müdürü ve TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Tülay Hacıoğlu Şengül, otomotivin artık sadece bir üretim sektörü değil, aynı zamanda bir teknoloji endüstrisi haline geldiğini vurguladı. Elektrikli araçlar, bağlantılı sistemler, otonom sürüş teknolojileri ve yapay zekanın sektörü yeniden şekillendirdiğini belirten Şengül, Çin’in yalnızca maliyet avantajıyla değil, aynı zamanda teknoloji ve ölçek gücüyle de küresel rekabetin merkezine yerleştiğini ifade etti. Konuşmacılar, Türkiye’nin güçlü tedarik zinciri yapısı, sanayi kültürü, çevikliği ve krizlere uyum sağlama yeteneği ile önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek, gelecekte değişime en hızlı uyum sağlayan, teknolojiye yatırım yapan ve nitelikli insan kaynağını koruyan şirketlerin öne çıkacağına dair görüş birliğine vardı. Panelde ayrıca, küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri, ekonomik savaşlar, yerelleşme politikaları ve Çin ile geliştirilebilecek iş birliklerinin sektörün geleceğinde belirleyici bir rol oynayacağı vurgulandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu