IEA: Yenilenebilir Enerji Artışı Emisyonları 2025’te Yavaşlattı

IEA’nın raporuna göre, yenilenebilir enerji artışı 2025’te emisyonları yavaşlattı ve elektrik talebi önemli ölçüde yükseldi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan son analiz, karmaşık ekonomik ve jeopolitik koşullar altında küresel enerji talebinin 2022’de daha yavaş bir artış gösterdiğini, ancak elektrik tüketiminin güçlü bir şekilde yükselmeye devam ettiğini vurguluyor.

IEA’nın yayımladığı rapora göre, güneş enerjisindeki hızlı büyüme sayesinde, küresel emisyonların 2025 yılında daha yavaş bir artış kaydetmesi bekleniyor.

Güneş enerjisi arzındaki artış, enerji karışımındaki değişiklikleri belirleyici hale getirirken, enerji kaynaklı karbon emisyonlarının 2025 yılında %0,4 oranında artması öngörülüyor. Bu durum, son yıllara kıyasla belirgin bir yavaşlama anlamına geliyor.

“Küresel Enerji Görünümü 2026” adlı rapor, 2025 yılında küresel enerji talebinin toplam büyümesinin %1,3 seviyesine gerileyerek, son on yılın ortalaması olan %1,4’ün biraz altında kaldığını ve 2024 yılına göre önemli bir düşüş yaşandığını gösteriyor.

Bu yavaşlamanın sebepleri arasında, küresel ekonomik büyümedeki azalma, bazı bölgelerdeki aşırı sıcaklıkların düşmesi ve daha verimli teknolojilerin hızla benimsenmesi yer alıyor.

Buna karşın, küresel elektrik talebi yaklaşık %3 oranında artarak, toplam enerji talebindeki büyüme hızının iki katından fazla bir artış sergiledi.

Elektrik talebindeki bu artış, binalar ve sanayi gibi birçok sektörden kaynaklanırken, elektrikli araçlar ve veri merkezlerinden gelen talep de önemli bir katkı sağladı.

Artan talebi karşılamak için tüm ana yakıtlar ve teknolojiler genişleme kaydetti; ancak bu artışlar farklı oranlarda gerçekleşti.

2025 yılında güneş enerjisi, küresel enerji arzındaki büyümenin %25’inden fazlasını karşılayarak bu alandaki en büyük tekil katkıyı sağladı. Bu durum, modern bir yenilenebilir enerji kaynağının küresel birincil enerji arzındaki büyümeye liderlik ettiği ilk örnek olarak kayıtlara geçti.

Doğal gaz, birçok ülkede elektrik üretimindeki rolü nedeniyle %17 ile ikinci en büyük payı alarak güneş enerjisinin ardından geldi. Genel olarak, yenilenebilir kaynaklar ve nükleer enerji, enerji talebindeki toplam büyümenin neredeyse %60’ını karşıladı; ayrıca bu kaynaklardan elde edilen elektrik üretimi, elektrik talebindeki toplam artışı geride bıraktı.

Çin’deki yenilenebilir enerji büyümesi, elektrik üretiminde kömür kullanımını azaltırken, ABD’de yüksek doğal gaz fiyatları, elektrik üretiminde gazdan kömüre geçişi tetikleyerek kömür talebinin artmasına yol açtı. Genel olarak, kömür talebindeki büyüme hızı 2025 yılında yavaşladı.

Aynı zamanda, küresel enerji kaynaklı karbondioksit emisyonlarındaki artış 2025 yılında %0,4 seviyesinde kalırken, yenilenebilir enerji ve diğer düşük emisyonlu teknolojilerin etkisiyle, Çin’in emisyonları 2025 yılında düşüş gösterdi. Hindistan’ın enerji kaynaklı karbondioksit emisyonları, Covid-19 pandemisi hariç tutulduğunda 1970’lerden bu yana ilk kez sabit kaldı. Emisyon artışının yavaşlamasında, olağanüstü güçlü geçen muson sezonunun etkileri belirleyici oldu. Ancak, gelişmiş ekonomilerde soğuk geçen kış mevsimi, fosil yakıt kullanımını ve emisyonları artırdı. Tüm bu gelişmeler, gelişmiş ekonomilerin emisyonlarının, 1990’lardan bu yana ilk kez gelişmekte olan ekonomilere göre daha hızlı bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu