Piyasalarda Çeyrek Öncesi Tansiyon: Enerji ve Altın Fiyatları Değişiyor

Küresel piyasalar, Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji arzı endişeleriyle yeni çeyreğe giriyor. Petrol ve altın fiyatları dalgalanıyor.

Küresel piyasalarda, yılın ikinci çeyreğine girerken Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji arzı ile ilgili endişeler belirgin bir şekilde etkili olmaya başladı. Mart ayının son işlem gününde gelen barış sinyalleri, petrol fiyatlarında önemli bir düşüşe neden olurken, doların uluslararası düzeydeki yükselişi altın fiyatlarını son 40 yılın en büyük haftalık düşüşlerinden birine sürükledi.

Mart ayı boyunca Hürmüz Boğazı ve çevresindeki riskler nedeniyle artış gösteren petrol fiyatları, 31 Mart itibarıyla yön değiştirdi. ABD yönetiminden gelen diplomatik çözüm mesajları ve arz güvenliği ile ilgili olumlu raporlar, Brent petrolün varil fiyatını 106,76 dolara kadar çekti. Batı Teksas tipi ham petrol ise günlük bazda yaklaşık yüzde 1’lik bir kayıpla 101,85 dolara geriledi. Enerji piyasalarındaki bu geri çekilme, küresel enflasyon beklentilerini bir nebze olsun yatıştırsa da lojistik hatlardaki gerginlik devam ediyor.

Altın, savaş dönemlerinde geleneksel olarak güvenli bir liman olarak görülse de, mart ayının son gününde beklenmedik bir satış baskısıyla karşılaştı. ABD tahvil faizlerindeki artış ve dolar endeksinin güçlenmesi, altın fiyatlarını rekor seviyelerden 4.200 doların altına düşürdü. Değerli metallerdeki bu sert düşüş, yatırımcıların ikinci çeyrek öncesinde nakit varlıklara ve sabit getirili enstrümanlara yöneldiğini gösteriyor. Gümüş ve platin gibi diğer emtialarda da benzer bir daralma gözlemlenirken, piyasa oyuncuları nisan ayındaki faiz kararları için merkez bankalarının alacağı kararları dikkatle izliyor.

Enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar, özellikle Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Önde gelen ekonomik araştırma enstitüleri, Orta Doğu merkezli krizin yarattığı maliyet artışları nedeniyle 2026 yılı büyüme tahminlerini yüzde 1,3’ten yüzde 0,6’ya revize etti. Euro Bölgesi genelinde imalat sektöründeki daralma ve yüksek enerji faturaları, nisan itibarıyla stagflasyon riskinin daha fazla gündeme gelmesine neden oluyor.

Çatışmaların beklenmedik bir etkisi de teknoloji sektöründe kendini gösteriyor. Bölgesel lojistik hatlardaki aksaklıklar, çip üretiminde kritik bir rol oynayan helyum gazı tedarikinde sorunlar yaratmaya başladı. Küresel helyum fiyatlarındaki yüzde 50’ye varan artış, yarı iletken devlerinin mart ayını kayıpla kapatmasına yol açtı. Teknoloji hisselerindeki bu gerileme, nisan ayında teknolojik ürün fiyatlarında yeni bir maliyet artış dalgasının habercisi olarak değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu