Tıbbi Cihaz İthalatında Pozitif Ayrımcılık Zorunluluğu
Tıbbi cihaz ve stratejik sağlık ürünlerinin ithalatında pozitif ayrımcılık uygulaması zorunlu hale geldi.
İstanbul Ticaret Odası’nın düzenlediği 21. Dönem Meslek Komiteleri 7. Müşterek Toplantısı, Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç’in başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, İTO 8. İlaç ve Medikal Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Sarpkaya, tıbbi cihazlar ve stratejik sağlık ürünlerinin ithalat süreçlerinde yaşanan zorluklara dikkat çekti.
Sarpkaya, petro kimya fiyatlarındaki dalgalanmaların tıbbi cihaz tedarik zincirini olumsuz etkilediğini belirterek, Çin’den Avrupa’ya uzanan lojistik hatlardaki navlun maliyetlerinin tahmin edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Sarpkaya, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin, milli güvenliğin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde, enerji ve lojistik hatlarındaki sarsıntıların hastanelerdeki cihazların işleyişini ve ameliyatların yapılabilmesini etkilediğini söyledi.
Sektörün, tıbbi cihaz ve sağlık ürünlerinin ithalatında ‘Pozitif Ayrımcılık’ uygulanmasını beklediğini dile getiren Sarpkaya, İstanbul Ticaret Odası Dış Ticaret İhtisas Komisyonu’nda bu konunun detaylı bir şekilde ele alındığını belirtti. Lojistikteki daralmanın yalnızca maliyet meselesi değil, aynı zamanda bir erişim sorunu olduğunu ifade eden Sarpkaya, Ticaret Bakanlığı ve Gümrük Dış Ticaret birimlerinin bu süreçlerde pozitif ayrımcılık uygulamasının şart olduğunu vurguladı.
Bu bağlamda, tıbbi cihaz ve sarf malzemelerinin gümrükleme süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini söyleyen Sarpkaya, bu ürünlere ‘stratejik öncelikli ürün’ statüsü verilerek bürokratik engellerin azaltılması gerektiğini belirtti. İTO Yönetimi’nden bu konunun en üst düzeyde Bakanlık nezdinde gündeme getirilmesini ve sektörün önündeki tıkanıklığın giderilmesi için gerekli adımların atılmasını talep etti.
Kamu tarafında da proaktif adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Sarpkaya, kamu stok miktarının 60 günle sınırlı kalmasının büyük bir kırılganlık yarattığını ifade etti. Kritik ürünlerde bu sürenin geçici olarak 180 güne çıkarılması gerektiğini belirten Sarpkaya, sabit fiyatlı sözleşmelere ‘Değişken Navlun Endeksi’ eklenmesi ve lojistik artışların mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, tıbbi plastik enjeksiyon ve 3D üretim altyapısının kriz dönemlerinde devreye girecek acil durum üretim üsleri olarak planlanması gerektiğini ifade etti. Sarpkaya, tıbbi cihaz sektörünün yalnızca ticari bir alan olmadığını, milli güvenliğin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayarak, hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğini belirtti.




