Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması İçin Yıllık 1-2 Milyar Dolar Gerekiyor

Türkiye çelik sektörünün karbonsuzlaşması için yıllık 1-2 milyar dolarlık yatırım gerektiği belirtildi. Uzmanlar, acil politikalar öneriyor.

Türkiye çelik sektörü, yıllık 40 milyon ton sera gazı emisyonu ile önemli bir çevresel sorunla karşı karşıya. Uzmanlar, bu sektördeki karbonsuzlaşma sürecinin hızlanması için yıllık 1 ila 2 milyar dolar arasında bir yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, sanayi karbonsuzlaşma politikalarının ve yol haritasının oluşturulması, karbon bütçesinin tanımlanması gerektiği ifade ediliyor.

Ülkemiz, 40’tan fazla tesiste gerçekleştirdiği 40 milyon tonluk ham çelik üretimi ile dünya çelik üretiminde önemli bir yere sahip. Bu üretimin yaklaşık 10-12 milyon tonu, kok kömürü kullanarak demir cevherinden elde edilen entegre tesislerde, 25-30 milyon tonu ise hurdadan üretilen elektrik ark ocaklı tesislerde gerçekleştiriliyor. Ancak bu üretim süreci, fosil yakıtların yoğun kullanımı nedeniyle büyük miktarda sera gazı emisyonuna yol açıyor. Türkiye çelik sektörünün yıllık sera gazı emisyonunun yaklaşık %60-65’i entegre tesislerden kaynaklanıyor.

İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından yürütülen “Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması” projesi, son üç yıl içinde üretici girişimleri ve destekleyici kamu politikaları sayesinde önemli bir ilerleme kaydedildiğini ortaya koyuyor. Proje bulguları, mevcut teknolojilerle emisyonların önemli ölçüde azaltılmasının mümkün olduğunu gösteriyor.

İPM Araştırmacısı Dursun Baş, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin önde gelen 10 çelik üreticisinin 2030 ve 2053 yıllarına yönelik sera gazı emisyonu azaltım hedeflerini belirlediğini ve bu hedeflerin kamu politikalarıyla desteklendiğini aktardı. Ancak, çelik tedarik zincirinin tamamını kapsayan bir dönüşümün henüz istenen düzeye ulaşmadığını belirten Baş, kamu alımları, yeşil ürün standartları ve gömülü karbon emisyon içeriği gibi talep yönlü politika araçlarının sektörde yeterince gündeme gelmediğini ifade etti.

Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2023 yılında yayınlanan “Türkiye Çelik Sektörü için Düşük Karbonlu Yol Haritası” raporu ile sektörün karbonsuzlaşma maliyetinin belirlenmeye çalışıldığını, ancak bu çalışmanın güncellenmesi gerektiğini dile getirdi.

Baş, Türkiye’nin 50 milyon ton ham çelik üretim kapasitesine sahip olduğunu belirterek, 2030 yılına kadar enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının, sonrasında ise yeşil hidrojen teknolojilerinin sektördeki dönüşümün temelini oluşturacağını söyledi. Mevcut teknolojilerle %30’a kadar emisyon azaltımının mümkün olduğunu vurgulayan Baş, 2053 net sıfır hedefi için yıllık yatırım maliyetinin 1 ila 2 milyar dolar arasında olacağını ifade etti. Ayrıca, 2040 sonrasında karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin de kullanılacağı öngörülüyor.

Çelik sektörünün karbonsuzlaşma süreci, yalnızca ham çelik üreticileri ile sınırlı kalmamalı. Hammadde tedarikçileri, enerji üreticileri, kamu kurumları ve çeliği kullanan otomotiv, beyaz eşya ve inşaat gibi sektörlerin de bu dönüşümde aktif rol alması gerektiği belirtiliyor. Baş, elektrik üretimindeki dolaylı emisyonların, kömür ve doğal gaz santrallerinin payıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak, elektrik şebekesinin karbon yoğunluğunun yüksek kalmasının, ihraç edilen çeliğin gömülü emisyonunu artırdığını ifade etti.

İPM’nin “Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması Politika ve Aktör Analizi” raporunda, çelik sektörünün uzun yıllardır ‘kirli’ sanayi algısıyla özdeşleştiği ve bu durumun kamuoyundaki algıyı olumsuz etkilediği belirtiliyor. Düşük karbonlu üretim uygulamalarının bu algının değişmesine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor. Baş, çalışanların dönüşüm sürecinin merkezinde yer alması gerektiğini belirterek, yetkinlikleri geliştirecek ve çalışma koşullarını iyileştirecek destek programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu