Yatırım Fonları 2,5 Trilyon TL’lik Yeni Yön Arayışında

Yatırım fonları, yeni düzenlemelerle 2,5 trilyon TL’lik varlıklarını yönlendirmek için alternatif arayışlarına girebilir.

ŞEBNEM TURHAN

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yatırım fonlarının yapısı ve bildirim süreçlerine dair önemli değişiklikler içeren bir taslağı sektörün görüşüne sundu. Fon yöneticileri, tahvil alım zorunluluğunun kaldırılması gerektiğini savunarak, para piyasası ve kısa vadeli serbest fonlarda bulunan 2.5 trilyon TL’lik varlığın bu zorunlulukla birlikte yeni yön arayışına gireceğini belirtti.

Taslağın, şeffaflık sağlayacağı ve tek hisseye yatırım yapılmasını engelleyeceği için olumlu karşılandığı ifade edilirken, serbest fonlara getirilecek devlet iç borçlanma senedi alım zorunluluğu eleştirildi. Sektör temsilcileri, 26 Şubat’a kadar SPK’ya görüşlerini ileteceklerini ve bu görüşlerin ardından taslakta değişiklik yapılacağını öngördüklerini ifade etti.

FonTurkey Kurucusu ve EKONOMİ yazarı Onur Duygu, taslağın amacının tek veya iki hisseli serbest fonların oluşturduğu riski ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Duygu, “Tek hisse fona alındığı zaman işlem ponzi gibi gidiyordu. Bundan sonra serbest fonların içeriği hisse anlamında zenginleştirilecek. Ayrıca bununla birlikte serbest fonların içeriği de hisse anlamında çeşitlendirilecek. Kendi hissesine yatırım yapması sınırlanacak. Burada asıl amaç fon vasıtasıyla para toplayıp, yani başkasının taşıyla kendi kuşunu vurma hikayesini ortadan kaldıracak.” şeklinde konuştu.

Duygu, mevcut durumda para piyasası fonları ile para toplanarak kendi hisselerine yatırım yapıldığını ve bu durumun PPF’lerin getirilerini artırdığını belirtti. Ancak, yeni düzenlemelerle birlikte PPF’lerin getirilerinin düşeceğini öngördü. Duygu, “PPF ile yüksek getiri vermeleri engellenecek. PPF ile takas dışı olarak kendi serbest fonlarına aracı kurumlar yüzde 60-70 faizle para satıyorlardı. Bu durumda PPF’nin getirisi yüzde 48-50’ye çıkıyordu. Normalde PPF getirileri yüzde 37 civarındayken, tahvil zorunluluğu geldiğinde bu faizle para satışı olmayacak.” dedi.

Duygu, 2024 Kasım’da PPF’lere getirilecek yüzde 10 tahvil alma zorunluluğunun ardından fon yönetim şirketlerinin bu durumdan kaçınmak için kısa vadeli ve serbest PPF fonları kurduğunu hatırlattı. Ancak, bu fonlara da tahvil yükümlülüğü geleceğini vurguladı. Duygu, “PPF normalde volatilite istemeyen yatırımcılar içindi. Şirketler bu tür fonları tercih ediyordu. Bu yükümlülük gelince şirketler olası volatiliteyi tercih etmeyecek ve çıkacaktır. Önemli olan buradan çıkan paranın nereye gideceği.” şeklinde değerlendirdi.

Duygu, alternatif olarak PPF katılım fonlarının kalabileceğini, ancak bunların getirilerinin düşük olduğunu belirtti. 2.5 trilyon TL’lik bir varlığın yeni bir yön arayacağını ifade eden Duygu, “Tahviller için ilk etapta olumlu ancak olası bir siyasi jeopolitik tansiyonda sıkıntı yaratır. Bu para dövize veya mevduata gidebilir.” dedi. Ayrıca, değişikliklerin devreye girmeden önce sektöre hazırlık için belli bir süre verilmesi gerektiğini vurguladı.

Bir başka fon yöneticisi ise para piyasası ve ters repo uygulamalarının fon türlerine göre belirlenmesi gerektiğini ifade ederek, “Örneğin arbitraj fonları, gerçekten arbitraj yapıp yapmadıkları denetlenerek, hisse fonlarıyla aynı kefeye konmamaları gerekir.” dedi. Fon yöneticisi, serbest fonların TEFAS’a açık ve kapalı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Duygu, taslakta dikkat çeken diğer düzenlemeleri de şu şekilde sıraladı: Serbest fonların sayısının artmasıyla portföy yöneticisi sayısının da artması gerekecek. Ayrıca, serbest fonlara ağırlıklı olarak yatırım yapan portföy yönetim şirketlerinde 3 ay içinde sermayenin nakit olarak artırılması sağlanacak. Bu, serbest fonlarda oluşabilecek risklere karşı bir tampon oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca, serbest fonların yatırım yapacağı araçlara da sınır getirilecek ve belirli bir yatırımcı sayısı altındaki fonlar özel fona dönüştürülecek.

Son olarak, fonların portföy yöneticileri KAP’ta genel müdür dahil tüm portföy yöneticileri olarak gösterilecekken, yeni taslakla “Sorumlu Portföy Yöneticisi” tanımı oluşturulacak. Bu yeni tanım, fon bilgilendirme dokümanları ve mevzuat hükümleri çerçevesinde yatırım kararlarının belirlenmesinden sorumlu olacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu