Trump, Kurban Bayramı’nda İran’a Saldırı Planlıyor mu?

Trump’ın oğlu için düğün planını iptal etmesi, yeni bir İran saldırısı hazırlığına işaret ediyor.

Ahmet Demiröz – Borsaningundemi.com
ABD’de İran ile ilgili gelişmeler yeniden gündeme geldi. Başkan Donald Trump, oğlu Donald Trump Jr.’ın Bahamalar’da yapılacak düğününe katılmayacağını açıklayarak, bu durumu yalnızca ailevi bir tercih olarak değil, aynı zamanda Washington’daki kritik İran meseleleriyle ilgili bir işaret olarak değerlendirilmesine yol açtı. Trump, düğüne katılmama nedenini “hükümetle ilgili koşullar” ve “ABD’ye olan sevgisi” olarak ifade etti. Daha önce yaptığı açıklamalarda ise “İran ve diğer meseleler” nedeniyle bu zamanlamanın uygun olmadığını belirtmişti. Reuters, Trump’ın programının değiştiğini ve hafta sonunu Washington’da geçirmeyi tercih ettiğini bildirdi.

ABD basınında bu karar, İran’a yönelik yeni bir askeri hazırlığın parçası olarak yorumlanıyor. CBS News, Trump yönetiminin İran’a karşı yeni bir askeri saldırı dalgasına hazırlandığını, ancak nihai kararın henüz verilmediğini aktardı. Habere göre, Tahran’a son Amerikan teklifinin iletildiği ve bu teklifin reddedilmesi durumunda askeri saldırıların yeniden başlayacağı uyarısının da mesajda yer aldığı ifade edildi. Axios, Trump’ın cuma sabahı üst düzey ulusal güvenlik ekibiyle İran konulu bir toplantı yaptığını duyurdu. Toplantıya Başkan Yardımcısı JD Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Beyaz Saray Özel Kalemi Susie Wiles’ın katıldığı belirtildi. Trump’ın müzakerelerde son dakika ilerleme sağlanmaması halinde İran’a yönelik yeni saldırıları ciddi şekilde değerlendirdiği aktarıldı.

Diplomasi kanalları tamamen kapanmış değil. Pakistan Genelkurmay Başkanı Field Marshal Asim Munir’in Tahran’a giderek ABD ile İran arasında bir anlaşma zemini aradığı, görüşmelerde ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve nükleer program dahil 30 günlük yeni bir müzakere sürecinin başlatılmasının ele alındığı bildirildi. Axios ve AP, Washington’un “sınırlı ilerleme” gördüğünü ancak taraflar arasında hâlâ ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu yazdı.

Reuters’a konuşan kaynaklar, Katar’dan bir müzakere heyetinin Tahran’a gittiğini ve Doha’nın ABD ile koordineli olarak savaşın sona erdirilmesine yönelik girişimlere dahil olduğunu bildirdi. Bu diplomatik trafik, Pakistan’ın ana arabulucu rolünü koruduğu ancak Körfez ülkelerinin de sürece daha görünür bir şekilde katıldığı yeni bir aşamaya işaret ediyor. Anadolu Ajansı’nın İran medyasına dayandırdığı haberlerde, Pakistan arabuluculuğundaki mesaj trafiğinin sürdüğü, Pakistan İçişleri Bakanı’nın Tahran’da kalmaya devam ettiği belirtildi. Türkiye merkezli Turkey Today ise ABD basınındaki haberleri “Trump hafta sonu planlarını iptal ederken Washington yeni İran saldırılarına hazırlanıyor” başlığıyla duyurdu.

Krizin düğümlendiği ana başlıklardan biri Hürmüz Boğazı. The Guardian, Katar’ın Tahran’a arabulucu heyet göndermesini Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerin kritik bir aşamaya geldiği şeklinde yorumladı. Habere göre, ABD, İran’ın boğaz üzerinde ücret ve yönlendirme yetkisi içeren önerisine karşı çıkarken, Körfez ülkeleri de bu planın tehlikeli bir emsal oluşturabileceği görüşünde.

Bu nedenle Washington’daki son hazırlıklar iki farklı ihtimali aynı anda masada tutuyor: Bir yanda Pakistan ve Katar üzerinden anlaşma arayışı, diğer yanda İran’ın Amerikan teklifini reddetmesi durumunda yeni saldırı seçeneği. Trump’ın “İran anlaşma yapmak için can atıyor” sözleri, Beyaz Saray’ın hâlâ diplomatik baskı dilini koruduğunu gösterse de ABD medyasına yansıyan askeri hazırlıklar dünya kamuoyunda “yeni saldırı kapıda mı?” sorusunu büyütüyor.

Şu an için kesinleşmiş bir saldırı kararı açıklanmamış durumda. Ancak Trump’ın aile programını iptal edip Washington’da kalması, üst düzey güvenlik toplantısı, askeri seçeneklerin hazırlanması ve Tahran’a iletilen “son teklif” mesajı birlikte değerlendirildiğinde, İran krizinin hafta sonunun diplomasi ile askeri baskı arasında son derece kritik geçeceği anlaşılıyor.

Kutsal günler endişesi: Ramazan’da başlayan savaş, Kurban Bayramı’na mı taşınıyor?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’taki ilk saldırısı, Müslüman dünyasında Ramazan ayına denk gelmişti. Saldırıların başladığı günlerde Türkiye’den Körfez ülkelerine kadar geniş bir coğrafyada milyonlarca Müslüman oruç tutuyor, bölge kamuoyu savaşı yalnızca askeri değil, dini ve sembolik boyutuyla da takip ediyordu.

Şimdi aynı endişe, bu kez Kurban Bayramı öncesinde gündeme geldi. Diyanet takvimine göre Türkiye’de Kurban Bayramı 27 Mayıs Çarşamba günü başlayacak ve 30 Mayıs Cumartesi gününe kadar sürecek. Arefe günü ise 26 Mayıs Salı. Bu nedenle Washington’da konuşulan yeni saldırı ihtimali, yalnızca askeri sonuçlarıyla değil, zamanlamasıyla da tartışılıyor.

Bölge basınına yansıyan bilgilere göre Suudi Arabistan’ın da temel kaygılarından biri bu takvim. Riyad yönetiminin, ABD’den İran’a yönelik yeni ve büyük çaplı bir saldırının hac dönemi ve Kurban Bayramı atmosferinde yapılmamasını istediği belirtiliyor. The Independent, Suudi tarafının Trump yönetimine, kutsal hac döneminde İran’a saldırının ciddi “itibar zararı” doğurabileceği uyarısında bulunduğunu yazdı. The New Arab da Riyad’ın Washington’dan İran’a karşı büyük bir tırmanmayı hac dönemi sonrasına bırakmasını istediğini aktardı.

Bu uyarının yalnızca dini hassasiyetle sınırlı olmadığı anlaşılıyor. Körfez ülkeleri, İran’a yönelik yeni bir Amerikan saldırısının bölgedeki enerji altyapısını, deniz ticaretini, elektrik ve su tesislerini hedef haline getirebileceğinden endişe ediyor. Jerusalem Post’a konuşan bölgesel analistler de Suudi Arabistan, Katar ve BAE’nin Trump’tan saldırıyı ertelemesini istemesinde Körfez altyapısına yönelik İran misillemesi ihtimalinin belirleyici olduğunu vurguladı.

Trump’ın daha önce İran’a saldırının başlamasına “bir saat kala” operasyonu durdurduğunu açıklaması ve bunu Suudi Arabistan, Katar ve BAE liderlerinin talebiyle ilişkilendirmesi de bu tabloyu güçlendiriyor. Al Arabiya, Trump’ın söz konusu saldırıyı Körfez liderlerinin “müzakerelere zaman tanınması” talebi üzerine ertelediğini duyurdu.

Bu nedenle Washington’daki yeni hazırlıklar, Müslüman dünyasında “saldırı bayrama mı denk getirilecek?” sorusunu büyütüyor. 28 Şubat’ta Ramazan ayında başlayan savaşın, bu kez Kurban Bayramı eşiğinde yeniden alevlenmesi, ABD ve İsrail açısından askeri bir kararın ötesinde büyük bir siyasi ve sembolik maliyet yaratabilir. Riyad’ın Washington’a ilettiği mesaj da tam olarak bu hassas noktaya işaret ediyor: İran’a saldırı yalnızca Tahran’ı değil, bütün İslam dünyasının bayram gündemini hedef alan bir hamle olarak algılanabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu