Onur Çelik: Faaliyet Döngüsü ve Nakit Yönetimi Üzerine Değerlendirme
Faaliyet döngüsü ve nakit yönetimi, işletmelerin finansal sağlığı için kritik öneme sahiptir.
İşletmelerin sahip olduğu nakit, hammadde, yarı mamul, mamul ve alacaklar gibi varlıklar aracılığıyla tekrar tahsil edilebilir hale gelme sürecine faaliyet döngüsü denir. Nakit dönüşüm süresi ise, bu döngünün tamamlanarak nakde dönüşmesi için geçen süreyi ifade eder. Bu süreyi hesaplarken, faaliyet döngüsünün süresinden işletme borçlarının ödenmesi için geçen süreyi çıkarmak gerekmektedir.
Bu bağlamda, şirketlerin yalnızca yüksek satış hacmine sahip olmalarının sağlıklı bir finansal yönetim için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Yüksek cirolar elde edilse ve karlılık da iyi olsa bile, gelirlerin elde edileceği vadeler ile yükümlülüklerin vadeleri arasında bir uyumsuzluk varsa, bu durum likidite riskini beraberinde getirir.
Örneğin, Demirbank 2000-2001 yılları arasında faiz oranlarındaki düşüşleri fırsat bilerek önemli miktarda devlet iç borçlanma senedi (DİBS) satın almıştır. Bu senetlerin finansmanının bir kısmını gecelik borçlanma ile sağlamış ve faizlerin düşmesiyle birlikte yüksek faizli senetlerden büyük kazançlar elde etmiştir.
Ancak, 2001 yılında yaşanan ekonomik krizle birlikte gecelik borçlanma maliyetlerinin artması ve likidite sıkıntısı, mevcut düşük faizli bonolar için gerekli finansmanın maliyetini yükseltmiştir. Yüksek kaldıraç oranları ve kısa vadeli finansman kaynakları ile elde edilen yüksek karlılık, piyasalardaki likidite darlığında Demirbank’ı kurtaramamış ve bankanın vadesinde yerine getiremediği yükümlülükler öz sermayesini aşarak iflas noktasına gelmesine neden olmuştur.
Bu durum, karlılık rasyoları kadar likidite ve borçluluk rasyolarına (özellikle kısa vadeli borçlar) odaklanmayan işletmelerin kriz anlarında zor durumda kalabileceğini göstermektedir. Özetle, mevcut ekonomik koşullarda nakit, altın değerindeyken, karlılık gümüş değerindedir.




