Yargı Paketinde Faiz Oranı Düzenlemesi: Reeskontun Yüzde 80’i Geçerli Olacak
Yeni yargı paketi ile yasal faiz oranları yerine reeskont oranının yüzde 80’i uygulanacak. Detaylar haberimizde.
Meclis Başkanlığına sunulan ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifi, Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi amacıyla bazı düzenlemeleri içeriyor. Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iptal edilen yasal faiz oranları ile ilgili düzenleme, bu teklif ile yeniden ele alındı. Yeni sistemde, paranın enflasyon karşısında değer kaybını önlemek ve alacaklı-borçlu dengesini sağlamak adına sabit yasal faiz oranı uygulamasından vazgeçildi. Artık, yasal faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanacak. Eğer 30 Haziran’da belirlenen reeskont oranı, bir önceki yıl sonundaki oranla 5 puan veya daha fazla farklılık gösterirse, yılın ikinci yarısında bu yeni oran geçerli olacak.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, düzenlediği basın toplantısında teklifin detaylarını aktardı. İcra ve İflas Kanunu’na eklenen yeni madde ile, idare aleyhine verilen para alacakları, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar için icra takibi başlatma prosedürü değiştiriliyor. Yeni düzenlemeye göre, alacaklı veya vekili, icra takibine geçmeden önce idareye yazılı başvuruda bulunmak ve ödeme için banka hesap numarası bildirmek zorunda olacak.
Yasa teklifi ile yapılan bir diğer değişiklik, miras yoluyla intikal eden taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilmesine yönelik düzenlemeleri kapsıyor. Bu düzenleme, mirasçıların mülkiyet haklarını korumak ve ihalelerdeki suistimalleri önlemek amacıyla hayata geçirildi. Mirasçıların ortak olduğu taşınmazların satışında, birinci açık artırma yalnızca mirasçı olan maliklerin katılımıyla ve bir kez yapılacak. Bu özel artırmada, teklif verme bedeli, taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde yüzü ve satış masrafları üzerinden başlayacak. Eğer mirasçılar arasında alıcı çıkmazsa, ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık bir şekilde gerçekleştirilecek.
Yasa teklifi, idare mahkemelerinde tek hâkim tarafından çözümlenecek dava türlerinin kapsamını da genişletiyor. 2026 yılı için 486 bin TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları, öğrencilerin disiplin, sınıf geçme ve burs işlemleri gibi konular, kamu görevlilerinin geçici görevlendirme ve izin işlemleri gibi davalar tek hâkim tarafından karara bağlanacak. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak uyuşmazlığın esası hakkında yeniden verdiği kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açılacak.
Konusu 270 bin TL’yi aşan vergi davaları ve idari işlemler hakkında açılan davaların temyiz edilmesine ilişkin mevcut hüküm ise yürürlükten kaldırılacak. Ayrıca, hukuk mahkemelerinde yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda, iki duruşma arasındaki sürenin genelde 3 aydan fazla olmaması gerekecek. Ancak bilirkişi incelemesi gibi zorunlu hallerde hâkim, somut gerekçelerini duruşma tutanağına yazarak bu süreyi uzatabilecek.




