Merkez Bankaları Altın Alımında 20 Bin Tonluk Potansiyel
Merkez bankaları altın alımı eğilimi sürerken, BofA hedef rezerv dağılımı için 20 bin tonun üzerinde ek talep oluşabileceğini ve fiyatların desteklenebileceğini belirtti.
Merkez bankaları altın alımı son yıllarda hız kazanırken, bu eğilimin önümüzdeki dönemde de devam edebileceği değerlendiriliyor. Bank of America’nın (BofA) analizine göre, rezervlerinde yeterli miktarda altın bulundurmayan bazı ülkelerin hedeflenen seviyeye ulaşabilmek için toplamda 20 bin tondan fazla ek alım yapması gerekebilir.
Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından merkez bankalarının alımları, altın piyasasının başlıca destek unsurlarından biri haline geldi. Yıllık resmi sektör talebinin son dönemde 1.000 tonun üzerine çıkması, altın fiyatlarında son üç yılda görülen yükselişte önemli rol oynadı.
BofA, merkez bankası rezervlerinin yaklaşık yüzde 30’unun altından oluşmasını ideal dağılım olarak kabul ediyor. Tüm ülkelerin bu orana ulaşması için yaklaşık 2.300 tonluk ilave alım yeterli olurken, hâlihazırda yüzde 30 eşiğini aşan ülkeler değerlendirme dışında bırakıldığında potansiyel talep 20.333 tona yükseliyor.
Bu potansiyel içinde en büyük pay Çin’e ait. BofA hesaplamalarına göre Çin, hedeflenen rezerv dağılımına ulaşmak için yaklaşık 5.628 ton daha altın alabilir. Japonya için öngörülen miktar 1.866 ton, İsviçre için ise 1.192 ton olarak hesaplanıyor. Tayvan, Güney Kore, Suudi Arabistan ve Singapur’un da 700 tonun üzerinde ek alım potansiyeli bulunuyor.
Dünya Altın Konseyi verileri, merkez bankalarının toplam altın rezervlerinin yaklaşık 36.705 tona ulaştığını gösteriyor. Resmi sektör 2024 yılında 1.092 tonluk net alımla rekor kırarken, Mart 2022’den bu yana Türkiye 815 ton, Polonya ise 808 tonluk alımla öne çıktı.
BofA, ülkelerin rezervlerini çeşitlendirme politikalarının sürmesi durumunda merkez bankaları altın alımı eğiliminin uzun vadede devam edeceğini öngörüyor. Bankaya göre, altının toplam rezervler içindeki payının artması, fiyatlar açısından da uzun vadeli destekleyici bir unsur olmayı sürdürebilir.
Kaynak:




