Türkiye Yatırımcıların İlgi Odağı: Güvenli Liman Vurgusu Artıyor

Türkiye, yatırımcıların radarında kalmaya devam ediyor. Ancak doğrudan yabancı yatırımlardaki düşüş dikkat çekiyor.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Birinci Başkan Yardımcısı Greg Guyett, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar için hala cazip bir ülke olduğunu belirtti. Ancak, uzmanlar doğrudan yabancı yatırımlarda gözlemlenen düşüşün ardında yatan yapısal sorunlara dikkat çekiyor ve bu durumu yakından izlemek gerektiğini vurguluyor.

IMF ve Dünya Bankası’nın Bahar Toplantıları’nda konuşan Guyett, küresel belirsizliklere rağmen yatırımcıların Türkiye’yi radarlarında tutmaya devam edeceğini ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadelesinde kaydedilen ilerlemeyi “oldukça etkileyici” olarak değerlendiren Guyett, buna rağmen küresel enflasyonist baskıların Türkiye üzerindeki etkisinin devam edebileceğine dikkat çekti.

Guyett, Türkiye’nin öne çıkan stratejik avantajlarını sıralarken, coğrafi konumunun, gelişmiş lojistik altyapısının ve güçlü turizm sektörünün önemine vurgu yaptı. Özellikle İstanbul Havalimanı’na yapılan yatırımlar ve Türkiye’nin küresel turizmdeki rolü, ekonomik dengeyi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

EBRD’nin Türkiye’deki yatırımlarının güçlü bir şekilde devam edebileceğini belirten Guyett, geçen yılki yatırım seviyesinin altına düşmenin hayal kırıklığı yaratacağını ifade etti. Türkiye, EBRD’nin en büyük faaliyet alanlarından biri olmaya devam ederken, banka özellikle yenilenebilir enerji, enerji depolama ve elektrik altyapısı gibi alanlara odaklanmayı sürdürüyor.

Guyett, Türkiye’nin yalnızca üretim değil, aynı zamanda inovasyon merkezi olarak da öne çıktığını belirtti. Çok uluslu şirketlerin Avrupa’ya yakın bir üretim üssü arayışında Türkiye’yi tercih ettiğini ifade eden Guyett, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye’nin “güvenli liman” olarak daha fazla öne çıkabileceğini dile getirdi.

Ancak, ekonomist Alaattin Aktaş, doğrudan yabancı yatırımlarda ciddi bir gerileme yaşandığını vurguladı. Aktaş, net doğrudan yatırım girişinin düşüş trendinde olduğunu ve 2026 Şubat itibarıyla yıllıklandırılmış net girişin 1,3 milyar dolara düştüğünü, bunun da son 20 yılın en düşük seviyesi olduğunu belirtti.

Veriler, yalnızca yabancı yatırımların azaldığını değil, aynı zamanda Türk yatırımcıların yurt dışına yöneldiğini de gösteriyor. Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımları yıllık yaklaşık 10 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu eğilim devam ederse, net doğrudan yatırımın negatife dönmesi olasılığı gündeme gelebilir.

Ayrıca, Aktaş, yabancı yatırımcıyı çekmek için yalnızca finansal teşviklerin yeterli olmadığını belirtti. Yatırımcıların hukuki öngörülebilirlik, kuralların istikrarı ve anlaşmazlıkların etkin çözümü gibi temel beklentileri bulunmaktadır. Bu alanlardaki belirsizlikler, yatırım kararlarını doğrudan etkileyebilir.

Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımların önemli bir kısmı mevcut şirketlerin satın alınması ve özelleştirme işlemleri şeklinde gerçekleşiyor. Ancak gerçek ekonomik katkı sağlayan yatırımlar, yeni üretim, yeni istihdam ve yeni kapasite yaratan “greenfield” yatırımlar olarak öne çıkıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu