Erdoğan, Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı’nda konuştu

Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, ekonomi programındaki ilerlemeyi, enerji işbirliğini ve bölgesel yatırım fırsatlarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkevi’nde düzenlenen Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik işbirliğinin her alanda ilerlediğini belirtti. Erdoğan, siyasi ilişkilerde yakalanan uyumun ekonomik ve ticari bağlara da yansıtılmasını istediklerini söyledi.

Toplantının düzenlenmesine katkı sunan Amerikan Ticaret Odası, iş konseyleri ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’na teşekkür eden Erdoğan, iş dünyasının ekonomi programının hangi aşamada olduğuna ilişkin sorularını yanıtladı. Programın fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm olmak üzere dört temel unsura dayandığını ifade etti.

Bölgede son bir yılda yaşanan savaşlara rağmen bu başlıkların tamamında ilerleme kaydedildiğini dile getiren Erdoğan, temel mal enflasyonunun 2020’den, kira enflasyonunun ise son dört yılın en düşük seviyesine gerilediğini söyledi. Savaşların doğrudan ve dolaylı etkileri bulunmasaydı 2026’nın yüzde 20’lerin başında bir enflasyonla tamamlanabileceğini belirten Erdoğan, mevcut şartlarda bu oranın yıl sonunda yaklaşık yüzde 28 olmasının öngörüldüğünü, 2027’nin ise dezenflasyon bakımından daha güçlü geçeceğine inandığını kaydetti.

Mali disiplin alanında da olumlu bir tablo bulunduğunu belirten Erdoğan, yükselen akaryakıt fiyatlarının vatandaşlar ve reel sektör üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla vergi indirimleri yapıldığını aktardı. Buna bağlı vergi kaybına rağmen bütçe performansının hedeflerin üzerine çıktığını ifade eden Erdoğan, yılın milli gelire oranla yüzde 3,1 bütçe açığıyla tamamlanacağını bildirdi. Benzer ülkelerde bu oranın ortalama yüzde 6’ya yaklaştığını söyleyen Erdoğan, Türkiye’de kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 22’nin altında kaldığını, gelişmekte olan ülkelerde ise ortalamanın yüzde 78 seviyesinde bulunduğunu belirtti.

Enerji fiyatlarındaki artışa karşın cari açık ve dış borç göstergelerinin son 20 yıllık ortalamaların altında tutulduğunu söyleyen Erdoğan, bu verilerin ekonomi programında alınan mesafeyi ortaya koyduğunu ifade etti.

Erdoğan, programın merkezine yapısal dönüşümün yerleştirildiğini ve temel önceliğin verimlilik olduğunu vurguladı. Yeşil dönüşümde iddialı olduklarını belirten Erdoğan, Antalya’nın kasım ayında COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlattı. Sanayide katma değeri artırmak için hedefli ve seçici politikalar uygulandığını söyleyen Erdoğan, yapay zeka ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarının hızlandırıldığını aktardı.

Ankara’da kurulmakta olan sağlık endüstri bölgesinin yatırımcılara güçlü teşvikler sunacağını belirten Erdoğan, bölgesel potansiyelin harekete geçirilmesi için Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini söyledi. Türkiye’nin yalnızca krizlere tepki veren değil, şoklara karşı dayanıklılığını artıran ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomi olduğunu ifade etti.

Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı’nda iki ülke arasındaki enerji ilişkilerine de değinen Erdoğan, stratejik işbirliğinin diplomatik ilişkilerin 100. yılına yaklaşılırken her alanda geliştirildiğini kaydetti. Enerji, havacılık ve diğer kritik sektörlerde yakın dönemde önemli anlaşmaların sonuçlandırıldığını belirten Erdoğan, ABD’nin Türkiye’nin sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikçileri arasında ilk sırada yer aldığını söyledi.

İşbirliğini nükleer enerji dahil olmak üzere enerji sektörünün tamamına yaymayı hedeflediklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret rakamlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Küresel ekonomik düzenin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye ile ABD arasında stratejik bir ekonomik işbirliği modeline ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.

Çatışmaların sona ermesinin ardından bölgede beş önemli dönüşümün hız kazanacağını belirten Erdoğan, ilk olarak tedarik zincirlerinin yeniden konumlanacağına işaret etti. Şirketlerin artık sadece en düşük maliyeti değil, güvenilir üretim ve tedarik merkezlerini de aradığını söyleyen Erdoğan, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’ne ve geniş bir serbest ticaret ağına sahip Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısıyla bu arayışın doğal adreslerinden biri olduğunu kaydetti.

Enerji güzergahlarının yeniden şekillendiğini belirten Erdoğan, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi projelerle Türkiye’nin kesintisiz enerji akışı açısından güvenilir bir koridor niteliği taşıdığını söyledi. Asya’yı Avrupa’ya bağlayan Orta Koridor ile Körfez’i Avrupa’ya ulaştıracak Kalkınma Yolu’nun Türkiye’de kesiştiğini ifade eden Erdoğan, ticaret koridorlarındaki değişimin ülkeye yeni fırsatlar sunacağını belirtti.

Bölgede yeniden imar sürecinin başlayacağını dile getiren Erdoğan, yolların, limanların, enerji santrallerinin, konutların ve fabrikaların yeniden inşa edileceğini söyledi. Türk müteahhitlik sektörünün zorlu coğrafyalardaki deneyimiyle bu sürecin hazırlıklı aktörlerinden biri olduğunu belirten Erdoğan, NATO standartlarında üretim yapan Türk savunma sanayisinin de müttefiklerin tedarik güvenliğine katkı sunacak kapasiteye ulaştığını ifade etti.

Türkiye’nin dönüşüm fırsatlarından yararlanabilmesi amacıyla nisan ayında rekabetçi yatırım paketlerinden birinin uygulamaya konulduğunu belirten Erdoğan, Washington ve New York’taki yatırım ve finans ofisleri başta olmak üzere dış temsilciliklerin iş dünyasına destek vermeye hazır olduğunu söyledi. Erdoğan, Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlendirilmesine katkı sağlayan iş insanlarına teşekkür etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu