Greenpeace Türkiye: COP31, Temiz Gelecek İçin Bir Dönüm Noktası Olmalı
Greenpeace Türkiye, COP31’in gerçek bir uygulama için itici güç olması gerektiğini vurguladı.
Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda konuşan Greenpeace Türkiye direktörü Berkan Özyer, COP31’in yalnızca uzak hedeflerin sergilendiği bir platform olmaktan çıkıp, gerçek uygulamalar için bir itici güç haline gelmesi gerektiğini ifade etti. Özyer, “Dünya genelinde, küresel toplum adına fosilsiz, dirençli ve adil bir geleceğe söz verilmesi gerekiyor. Bu nedenle COP31’i bir dönüm noktası haline getirmek istiyoruz,” dedi.
Birleşmiş Milletler’in teknik müzakere süreci olan Bonn İklim Değişikliği Konferansı (SB64), 8 Haziran’da Almanya’nın Bonn kentinde başladı. Kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek COP31’de alınacak kararların ilk adımı olan bu konferansı Greenpeace Türkiye ekibi dikkatle izliyor.
Konferansın üçüncü gününde düzenlenen basın toplantısında, Özyer’in yanı sıra Greenpeace Avustralya Pasifik COP31 Lideri Dr. Simon Bradshaw, Greenpeace Brezilya Uluslararası Politikalar Uzmanı Camila Jardim ve Greenpeace İklim ve Vergi Adaleti Kampanya Sorumlusu Clara Thompson da söz aldı.
Özyer, basın toplantısında Afşin-Elbistan A Termik Santralı’na yapılması planlanan ek ünitelerin ÇED raporunun iptali için açılan davaların 11 Haziran’da görüşüleceğini hatırlatarak, “Bu durum sadece yerel bir çevre sorunu değil. Yükselen popülizm, ekonomik zorluklar ve siyasi krizlerin küresel iklim eylemini tehdit ettiği bir dönemde, bu dava yerel direnişin ve güçlü sivil toplum hareketlerinin fosil yakıt devlerine karşı koyabileceğini gösteriyor. Türkiye’deki bu deneyim, dünya genelindeki benzer mücadeleler veren taban hareketleri için güçlü bir model ve ilham kaynağıdır,” dedi.
Türkiye’nin 37 kömür santralıyla Avrupa’nın en büyük kömürle elektrik üreticisi konumunda olduğunu belirten Özyer, kömürün bedelinin halk tarafından ödendiğini ve bunun sadece Türkiye’ye özgü bir durum olmadığını, fosil yakıt bağımlılığının küresel bir sorun olduğunu vurguladı.
Özyer, “Daha iyi bir gelecek mümkün. Güneş enerjisi artık Türkiye’nin en ucuz elektrik kaynağı” diyerek, Bonn’da açıklanan Türkiye’nin COP31 Eylem Gündemi hakkında, “2035 yılına kadar nihai enerji talebinin %35’ini elektrikten karşılamayı hedefleyen yeni küresel hedefi memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak elektrifikasyon çözümün yalnızca yarısıdır. Elektrifikasyon sonrasında günlük yaşamlarımızı, endüstrilerimizi ve ulaşım sistemlerimizi eski kömür, petrol ve gazla beslersek, krizi çözmek yerine kirliliği başka bir yere kaydırmış oluruz. Gerçek iklim liderliği, yalnızca temiz enerjiden bahsetmekle olmaz. Bunun için kömür başta olmak üzere tüm fosil yakıtlardan cesur ve adil bir çıkış tarihi belirlenmeli, sistemli ve planlı bir uzaklaşma planı oluşturulmalıdır,” dedi.
Özyer, Türkiye hükümetine yönelik taleplerini sıralayarak, “Yeni kömürlü elektrik santralı yapmama taahhüdü verin; fosil yakıtlardan çıkış için kapsamlı ve adil bir geçiş stratejisi geliştirin ve uygulayın; tüm fosil yakıt sübvansiyonlarını aşamalı olarak kaldırın; 1,5°C yol haritasıyla uyumlu mutlak emisyon azaltım taahhüdünde bulunun; iklim mevzuatının kapalı kapılar ardında hazırlanmasını önleyin, şeffaflık, hesap verebilirlik ve kapsayıcı diyalog ile demokratik ve katılımcı bir yönetişim süreci oluşturulmasını sağlayın,” şeklinde konuştu.
Son olarak, COP31’in uzak hedeflerin sergilendiği bir vitrin olmaktan öteye geçip gerçek bir uygulama için itici güç olması gerektiğini yineleyen Özyer, “Tüm dünyanın, küresel toplum adına fosilsiz, dirençli ve adil bir geleceğe nihayet söz vermesi gerekiyor. COP31’i tam da bu yüzden bir dönüm noktası yapmak istiyoruz,” dedi.




