Tahran’dan Sert Mesaj: Hürmüz Boğazı Trump’a Kapalı

İran, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını ve müzakere masası olmadığını duyurdu. Tahran yönetimi, ABD’ye meydan okudu.

Ortadoğu’da gerilim giderek artarken, İran yönetimi ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmalara dair sert açıklamalar yapmaya devam ediyor. Tahran, arabulucular aracılığıyla ilettiği mesajların yanı sıra, doğrudan müzakere seçeneklerini tamamen kapattığını ve Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukanın süreceğini bildirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baqaei, Güney Koreli haber ajansı Yonhap’a yaptığı açıklamada, Washington’dan gelen “yakın bir İran tehdidi” iddialarını kesin bir dille reddetti. Baqaei, İran’ın nükleer silahlara sahip olmadığını ve bu tür iddiaların askeri operasyonları meşrulaştırmak amacıyla ortaya atıldığını belirtti. Ancak, diplomatik açıklamaların aksine, sahadaki askeri hareketlilik ve meclisteki beyanatlar, savaşın daha da derinleşeceğine dair endişeleri artırıyor.

İran Meclis Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı Ebrahim Azizi, 1 Nisan’da yaptığı açıklamada, stratejik Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak ABD Başkanı Donald Trump’a meydan okudu. Azizi, “Hürmüz Boğazı kesinlikle yeniden açılacak; ancak Trump için değil! Boğaz, yalnızca İran İslam Cumhuriyeti’nin yeni kurallarına uyanlara açık olacak,” ifadelerini kullandı.

Azizi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Trump ile alay ederek, “Trump sonunda bölgede ‘rejim değişikliği’ hayaline ulaştı; ama hedeflediği siyasi rejim değil, denizlerin rejimi değişti!” dedi. İranlı yetkili, 47 yıllık “misafirperverlik” döneminin sona erdiğini vurgulayarak, bölgedeki deniz trafiğinin artık tamamen Tahran’ın kontrolünde olacağını ve yeni kurallara tabi olacağını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Salı günü yaptığı açıklamada, askeri operasyonun “iki ila üç hafta içinde” sona erebileceğini öne sürdü. Önceki sert açıklamalarının aksine, savaşın sona ermesi için Tahran’ın bir anlaşma imzalamak zorunda olmadığını belirten Trump, diplomasinin “daha makul” bir rejimle ilerlediğini savundu. Ancak Washington Post’ta yer alan raporlar, Trump’ın bu iyimser tablosuyla çelişiyor. Beyaz Saray danışmanları, Hürmüz Boğazı’nı askeri güçle açmanın çatışmayı öngörülen 4-6 haftalık sürenin çok üzerine çıkaracağı sonucuna vardı. Bu nedenle Trump’ın, boğaz kapalı kalsa dahi İran’ın deniz yeteneklerini ve füze rezervlerini zayıflatmaya odaklanan daha dar kapsamlı bir stratejiye yöneldiği iddia ediliyor.

İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, iç kamuoyuna seslenerek müzakere iddialarını “hain bir komplo” olarak nitelendirdi. Nikzad, suikast sonucu hayatını kaybeden Ayetullah Ali Hamaney’in intikamını alana kadar Trump’ın peşini bırakmayacaklarını söyledi. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ABD ile gizli görüşmeler yürüttüğü yönündeki haberleri yalanlayan Nikzad, anayasanın 5. ve 110. maddelerine göre; savaş, barış veya müzakere kararının tamamen Veli-yi Fakih’in (Ayetullah Mücteba Hamaney) yetkisinde olduğunu vurguladı ve “Hürmüz Boğazı asla açılmayacak, hiçbir müzakere olmadı ve olmayacak,” dedi.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı bir koz olarak kullanması ve “yeni kurallar” dayatması, küresel enerji piyasalarında büyük bir belirsizlik yaratıyor. Trump’ın ilerleyen saatlerde ulusa sesleniş konuşması yapması beklenirken, Tahran’ın “misafirperverlik bitti” mesajı, bölgedeki askeri gerilimin uzun vadeli bir yıpratma savaşına dönüşebileceği sinyalini veriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu